Çevirmen her çeviriyi yapabilir mi?

Çeviride bir çok özel alan bulunuyor. Hukuk çevirisi, medikal çeviri, teknik çeviri, edebi çeviri, patent çevirisi, senaryo çevirisi, reklam çevirisi, web sitesi çevirisi bunlardan ilk aklıma gelen bir kaç tanesi. Çeviri işine ilk giren bir çevirmen bence yabancı dili ne kadar iyi olursa olsun her alanı aynı şekilde başarı ile yapamaz. Bu bence biraz insanın ilgi alanına ve daha önce yaptığı tercüme tecrübelerine dayanan bir durum. Öğrenim hayatında sosyal bilgiler alanında eğitim görmüş, üniversitede atıyorum felsefe okumuş ve eline hiç tornavida almamış birinin çok iyi bir teknik kullanım kılavuzu çevirisi yapmasını beklemek haksızlık olur. Çünkü bir insan kendi ana dilindeki kelimelerde bile yüzdeye vurursak yüz taneden taş çatlasa 60-70 tanesinin kesin anlamını biliyor. Veya örneğin daha önce hiç patent çevirisi yapmamış birisi tüm kelimelerin anlamını bilse de istem yerine claim kullanılmasının şart olduğunu ve numaralandırmaya çok dikkat edilmesinin gerektiğini ancak tecrübe ve araştırma ile öğrenebilir. Hukuk çevirilerini ise daha önceki kaliteli çeviri örneklerini okuyup tecrübe edebilir. Edebi çevirilerin tamamen yetenek ile bağlantılı olduklarını düşünüyorum. Ama yine de tecrübe ile gelişeceğine inanıyorum.Medikal çevirilerin ise özel sözlük veya medikal geçmiş olmadan sadece yabancı dil bilgisi ile asla girişilmemesi gereken bir sektör olduğu kanaatindeyim çünkü işin içine sağlık girdiği zaman çevirmenin üstlendiği sorumluluğu taşımak çok zor.

There are 2 comments for this article
  1. Emel at 15:29

    Madem çeviri alanlarına girdik hemen bir yorum yazayım dedim. Öncelikle belirtmek isterim ki kesinlikle katılıyorum; herkesin her alanı çok iyi yapması biraz zor. Mümkün olmasının tek yolu ise çok uzunb yıklar boyunca her alanda çeviri yapmış olmak. Zaten çeviri işinin tüm temeli tecrübeye ve kendini geliştirmeye dayanmıyor mu?
    Şahsım adına konuşmak gerekirse her alanda tercüme yapabilen biriyim. Ama bu demek değil ki tüm alanlarda süperim, muhteşemim (aslında öyleyimdir). Bu, neredeyse her alanda tercüme yapmanın getirdiği bir artı sadece. Fakat her alanda yapabilsem de daha ilgi içekici, daha keyifli veya daha hızlı olduğum belli olanlar elbette var. Mesela medikal gibi, teknik gibi, edebiyat gibi. Şimdi farkettim de hep zorlara denk gelmişim :) Mesela medikal için almış olduğum üniversite eğitiminin inanılmaz yardımı oldu. Hem severek yapmama hem yeni şeyler öğrenmeme neden oluyor. İnsan eğlenerek ya da keyif alarak yaptığı her şeyde daha başarılı olmaz m ı zaten!

    • Kremis at 17:02

      Bu konuda çok haklısın, insan sevdiği işi yaparken hem kendi mutlu oluyor hem de bu yaptığı işe de yansıyor. Mesela ne kadar çeviri yapmış olursam olayım bir kullanım kılavuzu bana hiç cazip gelmezken zevkli kitap çevirisi cennetten düşen bir armağan gibi geliyor. Herkese göre değişen bir durum bu. Teknik çeviride kendimi geliştirmek için sözlükler de okudum, mekanik parçaların işlevini anlatan makaleler de okudum, kullanım kılavuzu çevirmeden önce mutlaka işleyişini öğrenmek için bütünü de gözden geçirdim, evet çeviriler yine hatasız oldular ama sanki bir şeyler eksik gibi geliyor. Ruhu yok galiba :)

Bir Cevap Yazın