Tüm ödeme yapmayan tercüme büroları ” dolandırıcı” mı?

Kadir Muhtar’dan çok önemli bir paylaşım. Lütfen büro açmadan önce bir kez daha okuyun ve düşünün.

Bütün ödeme yapmayan/yapamayan tercüme bürolarını dolandırıcılıkla suçlamak yanlıştır!

Bir kısım tercüme büroları, iş bilmezliğin ve hayâl aleminde yaşamanın sonucunda çevrelerine rezil olurlar!

Ve bir kısım aklıevvel insanlar, dışarıdan baktıklarında “kolay, ne var canım bunda!” diye düşündükleri işin içine balıklama daldıklarında, o iş altından kalkılmaz kocaman, dağ kadar bir kartopuna dönüşür.

Kısa sürede o dağ kadar kartopu, yuvarlandıkça büyüyerek çığ olur, hayâlperest vatandaş da altında kalır. Değil ödeme yapmak, parmağını bile oynatamaz hale gelir!

Çünkü aslına bakarsak, bu dünyada dolandırıcılar hariç, hiç kimse karşısındakini para için konuşturmaz, “paran kadar konuş” der, parasını suratına çarpar adamın! Hatta hesap bile yapmadan, belki üç-beş kuruş da fazlasını verir susturur!

Ancak her meslekte, hiçbir sermayesi olmadan, ucu-ucuna denk getirip, borç-harç işe sıvanan esnaflar vardır. Biraz da terslik olur da, şansları yaver gitmezse -ki, bu ticari riskler için gereklidir zaten sermaye- ne kadar iyi niyetli olurlarsa olsunlar, dolandırıcı durumuna düşerler.

Bizim yaptığımız çeviri işindeki en berbat nokta, çevirmenlikten gelen ve çeviri bürosu açan vatandaşların, bir zamanlar emek simsarlarının kendisine yaptığı gibi, çevirmenin emeğini sermaye yerine kullanmaya kalkmasıdır!

Yıllarca gık demeden, şahsiyetsizce kendi emeklerinin sömürülmesine razı oldukları için, beş paralık bir patron sıfatı kazandıklarında, bütün çevirmenlerin de kendileri gibi şahsiyetsiz ve emek sömürüsüne he diyen köle ruhlu insanlar olmasını beklerler! Zaten en acısı, hiç utanmadan, o emeği sermaye olarak kullanacaklarına güvenerek, çevirmenin emeğini sermaye olarak kullanmak amacıyla bu işe girmiş olmalarıdır. Riske edilecek bir sermayeleri yoktur. İş ters giderse, batan sizin emeğiniz olur, kendi parası değil!

Bir de, çeviri paralarını, iş tesliminden itibaren 30, 45 gün sonra ödeyen firmalar vardır. Gecikme olduğunda da”daha alamadık o işin parasını” savıyla karşınıza çıkarlar. İşte bu tipler de, sermayesiz, çevirmenin emeğini cebinde para olarak gören hayâlperestlerin yüzsüz olanlarıdır.

Bunların arasında, çeviriyi veren kuruma vade yapan, bu vadeyi de çevirmenin sırtına yıkanlar dahi vardır! Peşinattan kendine ait olanı cebine atar, çevirmenin parasını da, örneğin aldığı çekin vadesi dolduğunda öder! Bu çarkı bir kere çevirmeye başladığında da, “Ali ‘nin külâhını Veli ‘ye, Veli ‘ninkini Ali ‘ye giydirerek” ve kendi kazancını daima ilk gelen ödemelerden cukkalayarak, yoluna devam eder!

Sonuçta,
*** Sermayesi olan tüccar kendi parasını, sermayesiz bezirgân elin (yabancının) parasını batırır!;
Ya da bizim işimizde olduğu gibi;
*** Sermayesi olan tüccar kendi parasını, sermayesiz bezirgân elin (yabancının) EMEĞİNİ kullanır!

Özetle, ödeme yapamayan firmalar bazen çok iyi niyetli olabilirler. Ama sermayesiz bezirgândırlar ve hem kendileri batar, hem de sizi batırırlar!

Bir Cevap Yazın