Bir Çeviri İşletmesi’nin Gözünden sektörümüzdeki aksaklıklar

Süha Günay Hocamızdan çok değerli bir paylaşım. Bir de bu açıdan bakmalıyız bence. Çünkü o kadar doğru tespitler var ki içinde, alkışladım resmen. Sonuçta çeviri işletmeleri “kar”amacıyla kurulmuş şirketler. “Kar” etmek için çevirmene ödeme yapmayan büroları veya mütercimleri sömüren şirketleri geçiyorum, onları çeviri işletmesi saymıyorum ben. Kadir Bey’in çok sevdiğim deyişi ile “tercümeci”onlar. Ama bakın sektörümüz ne halde..

8 ay sonra meslekteki 30 yılım bitmiş olacak. tabi ki buna acemilik, yetişme dönemleri dahil.
Bu ve benzer gruplarda sıkça “falanca büro tercümanın ödemesini yapmıyor” tarzında sıkça haklı yorumlar okuyorum. piyasada mutlaka art niyetli operatörler (bakın tercümanlar ve hatta tercüme büroları bile demiyorum) vardır.
Biliyorsunuz evde oturup tercüme yapan arkadaşlarımızın neredeyse tamamı (hatta bana göre tamamı) kayıt dışı kazanç elde ediyor. sanırım buna itiraz olmayacaktır. varsa buyurun.
Buna mukabil tercüme bürosu az yada çok sigortalı eleman çalıştırıyor, kira, vergi, elektrik, muhasebeci, ticaret odası, maaş, tercüman hakedişleri, yemek, yol, kırtasiye, gaz, su, telefon, internet, tabela vergisi, banka giderleri vb. (say allah say bitmez) giderleri zorunlu olarak ödüyor.
Ayrıca tercüme bürosu piyasadaki şartlar gereği bulduğu müşteriyi ve gelen işi öpüp başına koyuyor.
Örneğin 12,50 TL’ye alınan İngilizce işin ortalama 6 lirası tercümana didiyor (belgesiz, kayıt dışı), kalan 6,50’nin 2,5’si vergiye gidiyor, kalan 4 lira artık kar mıdır büro masrafı mıdır biz de bilmiyoruz. Sene başı % 10 fiyat artışı yapalım dedik, kıyamet koptu, geri adım attık mecburen.
ha şimdi “ulan 12.50 tl’ye iş mi yapılır” diyecekler çıkacaktır. öyle bir yapılmak zorunda kalınıyor ki. anlatayım;
arapça tercüman ben 15ten aşağı çalışmam dediği yerde, biz müşteriye “efendim arapça tercümenin geçen sene fiyatı 20 liraydı, tercümanımız zam yaptı, aradaki 3 lira farkı yansıtsak dediğimizde o müşteri bizi bir daha aramıyor.
hadi diyelim “zam yapmazsanız çalışalım” dedi ve biz kabul ettik. hani iş olmayınca moralimiz daha çok bozuluyor ya.
cart tercüman kardeşimiz “geçen hafta yaptığımız işin parasını ödemezseniz, ben bu işi yapmam” diye dalıyor.
tamam kardeşim ödeyelim yeter ki sen yap, efendim havaleler, eftler çıkıyor paşa tercüme yapsın diye.
iş teslim, teşekkür ederiz, elinize sağlık. iş müşteriye gönderiliyor; müşterinin avukatı arıyor: “sıçmışsınız”. tercüman aranıyor: “baba, sıçmışsın, biz anlamadığımız için arapça, bir şey diyemiyoruz müşteriye, yardım eder misin?”
cevap: “cumaya kadar paramı ödeyin, ödemezseniz sizi internette afişe ederim”
baba ok parayı göndereceğiz, cumayı da beklemeyeceğiz, yeter ki yaptığın işin arkasında dur, varsa bir sorun, müşterimizle görüş, alttan al (20 liraya iş yapıyoruz, 15 sana veriyoruz, 4 vergi, 1 lira da kırışıyoruz aramızda), idare et bizi.
“yok, ben görüşemem, ben ne yazdıysam o”.
Bakın bu, işin arapça versiyonu. bugün başıma geldiği için bunu örnekledim. aynısı 12.50 tl’ye müşteriden alıp tercüman arkadaşlara yaptırdığımız İngilizce işler için de geçerli (burasını lütfen gerekli arkadaşlar üstüne alsın, bizden olumsuz dönüş yoksa sorun yok).
Ha işin maliyetini, tercüman kaprisi sorununu bir tarafa bırak; ben tercüman ve tercüme bürosuyum; 9ncu ay faturalarım (yani dört ay önde kestiğim faturalar) ödenmemiş; gak diyemiyorum. Eyvallah.
Ama 5 kuruş vergi vermeyen, sabırsız”, cart “emeğimiz”, curt “dimağımız” diye yaygara yapan tercümanlar”a da açıkça buradan tepki koyuyorum.
buyrun yorumlarınızı bekliyorum.

Bir Cevap Yazın