Ece Özkul ile “çeviri sektörü” üzerine yaptığımız röportajın yayınıdır.

Soru 1- Çeviri sektöründe ulusal meslek standardının yayınlanmasının sektöre katkısının olacağını düşünüyor musunuz? Özellikle hangi alanlarda bir etkisi olabilir sizce ( fiyat iyileştirmesi, kalitenin artması, çeviri çalışma saatlerinin düzenlenmesi vs)?

Cevabınız:

Kesinlikle katkısının olacağını düşünüyorum. Düzenin her zaman kaliteyi arttıracağını düşündüğüm için çalışma saatlerinin düzenlenmesiyle de çeviri kalitesi artacaktır. Çevirmen arkadaşlarımın bir işi yetiştirebilmek için gece gündüz demeden çeviri yapmaları ve firmaların sayfalarca olan işleri çok kısa sürede istemeleri böylece çevirmene yüklenmeleri sonucunda kalitenin düştüğünü düşünüyorum. Bu yüzden çalışma saatleri düzenlenirse çevirmenin kapasitesini aşması beklenmez. Aynı oranda, meslek standardının yayınlanmasının fiyatları iyileştireceğini ya da standart bir fiyat olacağını düşünüyorum. Böylece çeviri bürolarının çevirmenden fiyat düşmeleri konusundaki ısrarların son bulmuş olur.

Soru 2-Çeviri sektöründe ülkemizde 450’den fazla çeviri işletmesi, 10’dan fazla faal dernek ve 100’den fazla dilde 15.000’den fazla çevirmen ve her yıl mezun olan 500 genç çevirmen adayı mevcut. Sizce çevirmenlere gerekli değer verilmekte mi?

Cevabınız:

Çevirmenlere gerekli değerin verilmediği aşikârdır. Bunu iş ilanlarında da görebiliyoruz. ‘Lise mezunu 4 yıl deneyimli TERCÜMAN’ kalıbı iş ilanı sitelerinde her gün. Bu ya yanlış kullanım ya da içler acısı bir durum. Bunun yanı sıra çoğu çeviri bürosu da çalıştığı çevirmenin kıymetini bilmemektedir ve emeğine saygı göstermemektedir. İşleri halledilsin yeter. Çevirmenin ruh haliymiş, sağlığıymış ya da emeği karşılığında ücretiymiş bunların hiçbir önemi yok. İnsan olarak değil ‘makine’ olarak görülüyoruz bazılarının gözünde. Aslında bu soruya çok kapsamlı cevap verilebilir. Kitap bile yazılır J

Soru 3- MYK’nın standardında 2.5 maddesinde

“Yazılı çeviride çalışma ortamının, havalandırma-ısıtma-soğutma sistemlerini içeren, yeterli aydınlatma sistemine sahip, ergonomik ofis araç ve gereçleri ile donatılmış, gerekli iletişim imkânlarını sunan alt yapıya sahip (internet bağlantısı, telefon, faks vb.) özellikte olması gerekir. Ardıl çeviri yapan çevirmen, çalışma ortamında konuşmacıyı rahat duyabileceği bir konumda bulunmalı; simültane çeviride ise çalışma ortamı, ilgili TSE standartlarına uygun olmalıdır.

yazmaktadır. Sizce 450 çeviri işletmesinin ne kadarı bu maddeye uymaktadır. ( Senem Kobya’nın kişisel notu: Bildiğiniz var ise isim verebilirsiniz, kaliteli firmalar rakibimiz değil, aynı amaçla yola çıktığımız arkadaşlarımızdır, isimlerini yayınlamaktan onur duyarım) Bunu denetleyen bir kurul veya otokontrol mekanizması mevcut mu?

Cevabınız:

Böyle bir firma olduğunu görmedim, bilmiyorum, duymadım. Ayrıca Türkiye’de neyin ne kadar denetlendiği konusuna gelirsek zaten sonucu görmüş oluruz. Denetleyen bir kurul olup olmadığını bilmiyorum ancak olduğunu da sanmıyorum önceki cümlemde söylediğim gibi.

Soru 4- Çevirmenlerin kazançları konusunda ne düşünüyorsunuz? “Sayfası 5 TL’den günde 100 sayfa çevirsen ( !) ayda 15.000 TL kazanırsın hem de oturduğun yerden” mantığı ile yaklaşılan çevirmenler sizce bu kadar kazanıyorlar mı?

Cevabınız:

Kazananların olduğunu biliyorum. Onlar da kendilerine belirli ve düzenli müşteri çevresi edinmiş çevirmenler. Çevren olursa işin yürür mantığı J Ancak onun dışında neredeyse imkânsız.

Soru 4: Çeviri sektöründeki fatura konusunda ne düşünüyorsunuz? Çevirmenlerin kazançları emek sayılacağı için vergiden muaf tutulmalı mı? Yoksa belli bir limitin üstüne çıktıklarında mı vergilendirilmeli?

Cevabınız:

Her işte emek var. Belki daha fazla emek bizim mesleğimizde ama yinede belli bir limiti olmalı kesinlikle.

Soru 5: Çeviri sektöründe ücretler düşük olduğu için faturasız çalışmayı tercih eden serbest çevirmenlerin bu durumlarından faydalanıp ücretlerini ödemeyen çeviri işletmelerine ne gibi bir yaptırım uygulanmalı?

Cevabınız:

Bence bu firmaların belirtildiği bir platform oluşturulmalı. Herkes çalıştığı firmayla ilgili görüş ve yorumlarını belirtmeli. Bunun sonucunda yine de bazı meslektaşlarımız mağdur olsa da diğer çevirmenler bilinçlenmiş olur ve bu şekilde çevirmen bulmakta zorlanacakları için kendilerini düzeltme çabasına girerler en azından. Diğer yandan ücret ödemeyen firmayı bu şekilde çevirmen arkadaşlarımız da uyarabilirler. Kendi isimlerinin karalanmasını veya herhangi bir derneğe bu durumun bildirilmesini istemezler sanırım.

Soru 6: Standartta yer alan çalışma süreleri hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce bir çevirmen kaliteyi en yüksek düzeyde tutarak günde kaç saat çeviri yapabilir? Bu çeviri saatleri süresince kaç sayfa çeviri meydana çıkar?

Çevirmen (Seviye 6), sahada yapılan sözlü çeviri faaliyetlerinde, iş sağlığı ve güvenliğini tehlikeye atacak eylem ve ortamlardan uzak durur ve yetkililerden gerekli koruyucu önlemleri almasını talep eder.

Çeviri çalışmalarında, genel olarak analitik inceleme, konsantrasyon, araştırma ve bilgi edinme ve iletişim yoğunluklu faaliyetler söz konusudur. Bu tarz çalışmaya bağlı olarak yoğun bilgi iletişim teknolojisi araçları kullanılmaktadır. Çeviri süreçlerinin yönetimi iş yoğunluğuna ve süreçte ortaya çıkan güçlüklerin çözümlerine göre esnek çalışma saatlerini gerekli kılar. Sözlü çeviride, ISO/TSE standartları ve Avrupa Birliği normlarında belirtilen azami çalışma süreleri ve koşullarına riayet edilmelidir.

Cevabınız:

Kaliteyi en yüksek düzeyde tutarak günde ortalama 6- 7 saat çeviri yapabilir bence. Bu sürede 6- 7 sayfa çeviri ortaya çıkabilir (Bunlar tahminidir. Bu soruyu aslında sevmeyen bir insanım, çünkü o ana bağlı bir şey bence bunu belirlemek. Evet her çevirmenin belirli kapasitesi vardır ancak içerik ve şartlara bağlı olarak bu değişiklik göstereceğinden net bilemeyiz.)

Soru 7: Mesleki standartta yer alan aşağıdaki madde zorunlu hale getirilmeli midir?

B.4 Çeviri sözleşmesi yapmak

Cevabınız:

Kesinlikle getirilmelidir. Mağduriyeti engellemiş oluruz.

Soru 8: Genç çevirmenlere çeviri işletmelerinin ya da sektörün yardımcı olduğunu düşünüyor musunuz? Bu konuda örnekler verebilir misiniz?

Cevabınız:

Hayır düşünmüyorum. İlk bu işe başladığımda deneyimsiz olduğumdan kimse iş vermiyordu, özgeçmişimin ve okuduğum okulun bile önemi yoktu. Zor aşamalardan geçmek gerek her iş için ancak çeviri işletmelerinin de bu zor aşamalardan geçmek için de ön ayak olmaları gerekmektedir.

Soru 9: Bir çevirmen sizce kendini nasıl geliştirebilir veya kişi kendini çevirmenliğe nasıl hazırlar? Nerelerde eğitim alabilir?

Cevabınız:

Bir çevirmen öncelikle kendi diline, onun yapısına ve kurallarına hâkim olmalıdır. Ondan sonra yabancı dile zaten daha kolay adapte olur. Çevirmenlerin sürekli bir şeyler okumaları gerektiğine inanıyorum. Her konuda araştırma yapmak da çok önemlidir. Örneğin; teknik bir çeviri yaparken o konuyla yakından ilgili olmak gerekir, bunun içinse birçok kaynağa başvurup konuyla ilgili derin bir şekilde bilgilenmek şarttır. Araştırma yapmanın yanı sıra hatta bir şeyler yazabilmek bile önemlidir. Yazabilmekten kastım tabii ki bir yazar olmak değil. Ancak bir konu hakkında yazı yazmayı denemek bile çevirmene katkı sağlayacağının kanısındayım. Kendini geliştirmek adına deneyimli çevirmenlerin yapmış olduğu çevirileri inceleyerek her an kendine yeni bir çeviri yönü katabilir. Bu noktada iş biraz da çeviri firmalarına düşmektedir. Özellikle genç çevirmenlerin gelişimine katkı sağlamak için bu şekilde destek sağlayabilirler. Ayrıca, her çevirmenin kendine ait bir veri tabanı olmalıdır. Bu da zamanla çoğalacak bir veri tabanıdır. Gün geçtikçe elinde birikmiş bir veri tabanına erişmek rahatlık sağlayacaktır ve aynı zamanda gelişim.

Soru 10: Çeviride kaliteyi arttırmak için çeviri işletmeleri neler yapabilir? ( Lütfen onayladığınız şıkları belirtiniz veya yeni şık ekleyiniz)

–          Fiyat indirmemek ve çevirmenlere de fiyat indirim talebinde bulunmamak X

–          Ortak fiyat belirlenmesi X

–          Çeviride sözleşme yapılması X

–          Çevirinin editör ve yazım denetmeni desteği ile kontrolü X

Cevabınız:

–          Aynı zamanda güvenilir çevirmenlerle çalışmak.

Soru 11- Çeviride uzmanlık alanı konusunda ne düşünüyorsunuz? Çevirmen belli bir alanda uzmanlaşmalı mı yoksa her çeviriyi yapabilmeli mi?

Cevabınız:

Çeviride tabii ki bir uzmanlık alanı olmalı. Örneğin; tıbbi çeviri yapan bir tercüman, hukuki bir metnin çevirisini yapamayabilir. Ancak her alanda da kendine yenilik katabilen bir çevirmen olmak imkânsız değildir. Hatta bu çevirmenin daha yetenekli olduğunu düşünüyorum.

Soru 12- Çeviride “alaylı” –“ mektepli” tartışması hakkında fikriniz nedir?

Cevabınız:

‘Alaylı’ niteliğinde bir çevirmen kabul etmiyorum. Çeviri alanının bu kadar basite alınmaması gerekir.

Soru 13: Önerileriniz/ ek görüşleriniz

 

 

 

 

 

Bir Cevap Yazın