Avrupa Birliği Genç Çevirmenler Yarışması finalistlerinden Feyyaz Yel ile söyleştik.

Avrupa Birliği Genç Çevirmenler Yarışması finalistlerinden Feyyaz Yel ile söyleştik.

İyi çevirmen ile röportaj yapmanın keyfi başka. Tertemiz bir Türkçe ile kendini nasıl güzel ifade etmiş, lütfen bir okuyun. İlk gördüğümde de içindeki ışığı hissetmiştim, kendisi ile tanışmaktan gurur duyuyorum. Sözü ona bırakıyorum, çünkü çok önemli şeyler söylemiş.

1- Çeviri alanındaki akademik eğitimi yeterli buluyor musunuz? Ya da daha iyi olması için görüş ve önerileriniz nedir?
Çeviri alanındaki akademik eğitimin yeterliliği, Mütercim-Tercümanlık ve Çeviribilim bölümlerinde okuyan arkadaşlarımızın büyük bir kısmının yakındığı bir sorundur. Türkiye Çeviri Öğrencileri Birliği bünyesindeki çalışmalarım sayesinde Türkiye’nin pek çok üniversitesinden öğrenci arkadaşlarımla ve akademisyenlerle tanışma fırsatı buldum ve hemen hepsi eğitimin yetersizliğinden şikâyetçiydiler. Onlara katılmamak elde değil çünkü Türkiye’de çok sayıda Çeviribilim veya Mütercim-Tercümanlık bölümü açıldı ancak gerekli altyapı asla sağlanamadı. Bu bölümlerde eğitim verecek nitelikli akademisyenlerin bulunamamasının yanı sıra teknik altyapı açısından da pek çok üniversitemizde yetersizlikler bulunmaktadır. Örneğin, mesleğimizin ayrılmaz bir parçası olan Bilgi Teknolojileri eğitimini verecek akademisyenlerin bulunmasında sıkıntılar yaşandığı gibi bu eğitimi verebilecek akademisyenlerin bulunduğu bazı okullarda öğrencilerin uygulama yapabileceği bilgisayar sınıfları bulunmamaktadır.
Bu konuda ayrıca değinilmesi gereken bir sorun da uzmanlık alanında eğitim verecek nitelikli akademisyenlerin bulunamamasıdır. Bazı üniversitelerimizde çeviri eğitimi az sayıda akademisyenimiz ile sürdürülmektedir ve dolayısıyla bu hocalarımızın programlarda bulunan çok sayıdaki alanda uzmanlaşmaları mümkün değildir.
Bunların dışında üniversitelerde uygulanan ders programları, üniversiteye giriş sınavları aracılığıyla öğrenci seçimi, üniversitelerde verilen İngilizce Hazırlık Eğitimleri ve bu eğitim programlarının çeviri öğrencilerine katkısı gibi konularda pek çok sorun ve yetersizlik dile getirilebilir.
Çeviri alanındaki akademik eğitimin yeterliliğini arttırmak içinse yeni bölümlerin açılması yerine mevcut bölümler için daha fazla ve daha nitelikli akademisyenlerin yetiştirilmesi ve mevcut bölümlere teknik altyapı açısından daha iyi imkânların sunulması önerilebilir. Özellikle uzmanlık eğitimlerinde sektörle işbirliğine gidilebilir ama işbirliği yapılacak kişilerin çevirinin eğitimi mi olur diye düşünenler yerine çevirinin eğitimle daha iyi yapılabileceğine inananlardan seçilmesi önerilir. Hem akademisyenler hem de öğrenciler düzeyinde değişim programlarına katılım arttırılabilir.
2- Çeviride uzmanlık alanı önemli midir yoksa bir çevirmen her alanda mı uzman olmalıdır?
Çeviride uzmanlık alanı tabii ki de önemlidir ve bir çevirmenin her alanda uzman olması mümkün değildir. Bir çevirmenin her alanda uzman olması gerektiğini söylemek bir doktora farklı alanlarda uzmanlaşmasını söylemek gibidir; bir kalp cerrahından beyin ameliyatı yapmasını istemek gibidir bu. Bununla birlikte, mevcut piyasada bir çevirmenin tek bir alanda uzmanlaşması da çok zordur; çevirmenler çoğu zaman ben bu alanın uzmanıyım, başka alanda çeviri yapamam deme şansına sahip değildirler. Bu durumda, bana göre bir çevirmen birbirine yakın olan birkaç alanda uzmanlaşmayı tercih etmelidir; örneğin hukuk çevirisi yapan bir çevirmen Avrupa Birliği metinleri alanında uzmanlaşabilir, kaynak metinlerin diline göre teknik çeviri veya bazı akademik alanlarda çeviriler yapabilir.
3- Çeviride birebir çeviri mi yoksa yorumlu çeviriyi mi tercih edersiniz?
Bu kesinlikle kaynak metnin türüne, alanına, hedef metnin amacına, hedef kitleye vb. göre değişir; yani bu soru bizi Skopos Kuramı’na götürür. Kısaca kendi tercihimi belirtmem gerekirse ben kaynak metne bağlı kalmaya aynı zamanda hedef dilde akıcılığı ve anlaşılabilirliği sağlamaya özen gösteririm. Son zamanlarda üzerinde çalıştığım felsefe metinlerinde buna özellikle özen göstermişimdir çünkü çevirideki küçük bir yorum bile yanlış anlaşılmalara ve yazılan tezin kabul edilmemesine neden olabilirdi.
4- Bu başarınızın ne kadarı yetenek ne kadarı eğitim? Çevirmenin kendini geliştirmesi için neler yapması gerekir?
Sanırım bu sorunun cevabı akademik bir çalışmayı gerektirir ama çeviri konusunda yetenekten çok eğitimin ön plana çıktığını söyleyebilirim ve bu başarının arkasında nelerin olduğundan, bana göre çevirmenin başarısını nelerin etkilediğinden kısaca bahsedebilirim. Çevirinin ve çevirmenin başarısını etkileyen en önemli etkenlerden biri bana göre şüphedir, sorgulamaktır; öncelikle kendi bilgini sorgulamak ve daha iyi bir seçeneğin olabileceğini düşünmek, sonra da kaynak metindeki sözcük seçimlerini, cümle yapılarını, kullanımları sorgulamaktır. Gördüğüm en büyük eksikliklerden biri fazla özgüvendir, sorgulamamaktır, kendinden emin olmaktır; bu yaklaşım çevirilerde günlük dil kullanımlarını arttırmaktadır ve özellikle alan çevirilerinde kötü olarak nitelendirilebilecek çevirilerin ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Doğru olan bir metin verildiğinde bunu alıp hemen çevirmeye başlamak değil, araştırma yapmaktır; metinde kullanılan ifadeleri ben bunu zaten biliyorum diyerek günlük dille çevirmek değil daha iyi nasıl çevirebilirim diye düşünmektir. Çevirmenin başarısını etkileyen diğer bir etken okumaktır, hem kaynak dilde hem de hedef dilde farklı alanlardan farklı metinler okumaktır, farklı metinlere aşina olmaktır. Ayrıca, çeviri konusunda gelişimim açısından Felsefe metinleri çevirisinin benim için özel bir yeri vardır; hem dil yeterliliği açısından hem de hız açısından felsefe çevirileri benim için büyük bir adım olmuştur. Bu noktaya kadar bahsettiklerim genel olarak çeviriye yaklaşımımı ve tutumumu ifade etmektedir ama bana bu yaklaşımı, bakış açısını kazandıran büyük ölçüde eğitimimdir, Hacettepe Üniversitesi’nin saygıdeğer hocalarıdır.
5- Bu ödülün mesleğinize katkısının ne olacağını düşünüyorsunuz?
Bu ödülün mesleğime çok özel bir katkısı olacağını düşünmüyorum, en azından mezun olduğumda iş konusunda bana bir katkısının olacağını düşünmüyorum. Bu ödülün bana katkısı, çeviri konusunda doğru yolda olduğumu ve daha iyi olabileceğimi göstermiş olmasıdır.
6- Çeviri sektörü hakkında ne düşünüyorsunuz?
Bu soru bana sorulmamalıydı diye geçiriyorum içimden; sektörde az sayıda iyi örnek olmasına rağmen çok sayıda kötü örnek olduğunu düşünüyorum ve yakın vadede büyük bir iyileşme beklemiyorum çünkü sektördeki mevcut çevirmenlerin ve çeviri bürolarının ne bu mesleğin ne de çevirmenin değerini bildiğini düşünüyorum. Ayrıca, bunu üzülerek söylüyorum ama bu sektörde çevirmenliğin maddi ve manevi doyum sağlamaktan uzak olduğunu düşünüyorum. Bu duruma çok sayıda farklı örnekler sunabilirim aslında ama sizin grubunuzda ve diğer gruplarda o kadar çok örnekle karşılaşıyorum ki bunları dile getirmeme gerek yok diye düşünüyorum.
7- Çeviri yaparken nelere dikkat ediyorsunuz?
En çok araştırma yapmaya, benzer metinler bulmaya dikkat ederim. Alana uygun bir terminoloji kullanmaya ve terminolojide tutarlılığı sağlamaya özellikle özen gösteririm. Çevrim içi sözlüklerden yararlanırım ama basılı sözlüklerim vazgeçilmezimdir ve Türk Dil Kurumu’nun sitesinden erişebildiğimiz Güncel Türkçe Sözlük’ten sık sık yararlanırım. Ayrıca, daha verimli bir çeviri yapabilmek için kaynak metnin uygun olduğu durumlarda sahip olduğum bilgisayar destekli çeviri aracını kullanırım.
8- Yorumlarınız:

Bir Cevap Yazın