“Genç Çevirmenler Yarışması” finalistleri ödüllerini alırken çekilmiş toplu fotoğraf

“Genç Çevirmenler Yarışması” finalistleri ödüllerini alırken çekilmiş toplu fotoğraf

“Genç Çevirmenler Yarışması” finalistleri ödüllerini alırken çekilmiş toplu fotoğraf

Üzerine Facebook’taki tartışmamız…

Kadir Muhtar Türkçe sınavından 100 mü almışlar!?
Kadir Muhtar Türkçe de biliyorlar değil mi?…
Senem Kobya Biliyorlar Kadir Bey, merak etmeyin Biri Feyyaz Yel, daha geçen ay röportaj yaptık, inci gibi döktürmüştü. Özge Hanım’ınki de haftaya sizinle olacak..
Kadir Muhtar Tebrik ederim onları gönülden…
Ama 2 kişi!
O ünlü sözü hatırlattı bana:
*** “Duran saat bile günde 2 kere doğru zamanı gösterir!”
– Pandül dolaşmış desem!
Sakine Eruz Hiç bir çevirmen dört yıllık eğitimle olgun hale gelmiyor, aynı bir hekim, ya da bir öğretmen gibi… Uzmanlaşması için kendisine emek vermesi ön koşul, ikinci bir ön koşul da, hazır çevirmen beklememek ve onları yetiştirmek için emek vermek. Ayrıca yine tıp fakültesinde olduğu gibi, arada bir de çevirmen olarak yaşamını sürdürmek isteyen, bu büyük özveri isteyen mesleği sevmeyi başaran mezunlar da çıkıyor…
Sakine Eruz Sadece derece alan değil, AB çeviri yarışmasına katılan tüm öğrencilerimizi kutluyorum, çünkü biliyorum ki, emek verdikten sonra o yarışmaya girmeyi kendilerinde hak gördüler.
Samyeli Tercüme Yabancı dilden bahsediyorsak eğer burada; tabii ki hiç bir çevirmen dört yıllık eğitimle olgun hale gelmiyor, hattâ eğitimden sonra bile olgun hale gelmeyenler var. Aralarından sıyırılan bir kaç adım öne geçen bu çevirmenleri kutluyorum ama ben de tıpkı Kadir Muhtar Bey gibi Türkçe düzeylerini merak ediyorum. Yabancı dilde uzmanlaşmak için emek ve zaman harcamanın gerekli olduğunun sanırım herkes bilincindedir. Ama aynı şey Türkçe için geçerli değil. Konuşmaya ve yazmaya başladığınız andan itibaren ana dilinizi öğrenmeye ilk adımlarını atarsınız ve eğitim hayatınız boyunca devam eder. Burada bahsedilen konu Türkçe. Maalesef yabancı dili sular seller gibi olup da, Türkçe kullanımı aynı düzeyde olmayan çok çevirmen mevcut. Sanırım sizler de takdir edersiniz ki; Türkçe’yi çok iyi bilmiyorsanız, kusursuz çeviri yapamazsınız.
Samyeli Tercüme Kadir Bey daha önce bir yerde bahsetmişti. Bu yazdıklarımı dört beş farklı şekilde ifade edebilirim diye. Hem eski hem de yeni cümlelerle aynı şekilde ben de dört beş farklı şekilde ifade edebilirim. Ve ben ilkokulu babamın görevi dolayısıyla Mardin’de bitirdim. Kelimeleri dans ettirerek, doğru kullanarak cümle kurabiliyorsanız o çeviri tadından yenmez:) Öyle çeviriler geliyor ki elimize “bu şimdi burada ne demek istemiş” diye oturup düşünüyoruz.
Feyyaz Yel Öncelikle belirtmem gerekiyor ki Türkçe’nin çeviri sürecindeki ve hayatımızdaki öneminin farkında olan bölümlerimiz lisans eğitim yönergelerinde bu yönde değişiklikler yapmıştır ve programlarına Türkçe dersleri eklemişlerdir. Çevirmenlerin dil yeterliliklerini hangi ölçütlere göre değerlendirdiğinizi bilmemekle birlikte bu yarışmadaki ölçütlerden biri de şüphesiz hedef dil yeterliliğidir ve kaynak dildeki ifadelerin hedef dilde en iyi şekilde ifade edilmesidir, dolayısıyla dereceye giren arkadaşlarımızın bu konuda nispeten iyi oldukları iddia edilebilir. Eğitim sürecinde ve sonrasında dil yeterliliği konusunda elbette eksiklerimiz olacaktır ama bilinçli ve sorumlu çevirmenler bu eksikliklerini gidermek için gerekeni yapacaklardır; hala eksiklikleri olsa bile bunları telafi etmek için gereken araştırmaları yapacaklardır. Tebrikleriniz ve görüşlerinizi bizimle paylaştığınız için teşekkür ederim, herkese iyi akşamlar.
Samyeli Tercüme Feyyaz Bey, biz resimdeki arkadaşların bildiği yabancı dili sorgulamıyoruz yanlış anlaşılmasın. Yukarıdaki resimin nezdinde genel bir sorundan bahsediyoruz yıllardır sektörün tam göbeğinde olmamız hasebiyle Tamam, yabancı dil önemli ama Türkçe çok daha önemli. Derece alanların içinde siz de varsınız sanırım. Tebrik ederim, eminim daha büyük başarılara imza atacaksınız ileride. Zaten yorumunuzda o kadar düzgün ifade etmişsiniz ki kendinizi, başarılı olmamanız mümkün değil.
Kadir Muhtar Türkçe bilmeyen çevirmen…
a) Filmsiz fotoğraf makinası gibidir… Objektif görür, ama gövde işleme koyamaz!
b) Sensörsüz fotoğraf makinası gibidir, geçici olarak üzerine alıp PC ‘ye aktaramaz!
c) Motorsuz otobüs gibidir. Yolcular biner ama hiçbir yer…Daha Fazlasını Gör
Feyyaz Yel Bu durumu bütün Mütercim-Tercümanlık öğrencilerine genellemek doğru olmaz ve bireysel farklılıklar vardır elbette ama çeviri sektöründeki sorunların farkındayız ve bu sorunların üstesinden gelmek için öz-düzenlemeler yapıyoruz, daha da önemlisi öz-yeterliliklerimizin de farkındayız ancak bu sektör Türkçe bilmeyen çevirmenlere daha çok şans tanıdığı için, bu sektörde çoğu zaman kaynak dili ya da hedef dili iyi bilmek değil verdiğiniz fiyat önemli olduğu için bu alanda eğitim almış bireyler, Türkçe bilen çevirmenler başka alanlara yöneliyor ve bu meslek bu şekilde hak ettiği değeri yakın vadede göremeyecek. Bu mesleğin hak ettiği değeri göremeyecek olmasının bir başka nedeni de mevcut paydaşların sadece sorunlardan bahsetmesi, çözüm önerileri sunmaması, çözüm önerileri sunulduğunda bu önerilerin desteklememesi ve iş birliğine gitmemesidir. Bu noktada çeviri öğrencileri ne yapıyor peki diye soranlar olabilir, biz Türkiye Çeviri Öğrencileri Birliği’ni kurduk. Ulusal düzeyde etkinlikler düzenledik, akademisyenlerin, öğrencilerin, sektör temsilcilerinin bir araya gelmesini, sorunların tartışılmasını, çözümler sunulmasını sağladık; bunları öğrenciyken yaptık, öğrenciyken sahip olduğumuz olanaklarla yaptık. Hocalarımızın da belirttiği gibi sosyal belleğin gelişmesine büyük katkılar sağladık ve bu süreçte kimseye olumsuz eleştirilerde bulunmadık, “Çevirinin eğitimi mi olur?” diyenler, hocalarımızı şovenizmle suçlayanlar da aramızdaydı ama kimseyi eleştirmedik çünkü amacımız birilerini eleştirmek değildi, birilerini dışlamak değildi, birilerini bu sektörün dışına itmek değildi, amacımız kendimizi tatmin etmek değildi; bu meslek için birleşmekti amacımız, çözümler sunmak, bu mesleğin hak ettiği değeri görmesini sağlamaktı.
Bugün bu dereceye giren öğrencilerimizi, çeviri eğitimi alan öğrencilerimizi, bu mesleğe gönül vermiş olanları desteklemezsek ve sadece sorunlardan bahsetmeye devam edersek de bu mesleği sektörün şu anki paydaşlarından olan (!) lise dil sınıfı öğrencileriyle birlikte yürütmek zorunda kalacağımız da başka bir acı gerçek. İyi geceler.

Samyeli Tercüme Feyyaz Bey; sizin öğrenciler olarak sektörün sorunlarına çözüm önerileri konusundaki işbirliğiniz, sermayedar olan çeviri işletmeleri arasında maalesef yok. Nedenini sadece rekabet olarak açıklayamayacağım. Zira müteşebbisler çözüm önerileri için biraraya gelmenin kârlarını etkileyeceği gibi yanlış ve boş düşünce içerisindeler. Ben bu kafalarla sektörün düzelebileceğini görür müyüm bilmem.

Rekabeti sadece fiyat düşürme olarak gören bir sektörde hangi sorunlar için bir araya geleceksiniz? Neredeyse hemen hemen hepsi fiyat düşürerek müşteri kapmaya çalışıyor. Benim tercümana ödediğim ücretin altında müşterisine fatura kesen çeviri işletmeleri var. Nasıl oluyor da oluyor derseniz; işte tam da yukarıda bahsettiğimiz nedenden dolayı. Türkçe’si beş para etmeyen, hattâ hattâ yetersiz yabancı dili olan çevirmenlerle çalışırsanız, verginizi ödemezseniz, bir de üstüne üstlük çevirmen ücretinin üstüne yatarsanız o fiyatlar verilir.

Ha; bir de buralarda “fiyat düşürmeyelim arkadaşlar” diyenlerin, nasıl da fiyat düşürdüklerini gerçek hayatta biliyoruz biz. Söylem ile eylem arasındaki korelasyondan bahsediyorum! Sektörde iki yüzlülük diz boyu!

Bir Cevap Yazın