T.D. Azıcık Aşım Tasasız Başım Teorisi

Sayın meslektaşlarımız Kadir Muhtar Bey, Selçuk Bey, Onur Bey, Senem Hanım, Ceyda Hanım…’ın aşağıda değinmiş oldukları “tablo-rakam, 1000 karakter,180 kelime, 200 kelime, beyaz renkli noktalar, hedef kaynak metin,…” şeklindeki genel geçer sorunlara, naçizane kişisel deneyimlerime dayalı “Azıcık Aşım Tasasız Başım” kıvamında bir “Tolga Demirciefe Çözüm Önerisi Denemesini” aşağıda takdirlerinize sunuyorum :

Biz çevirmenlerin yazgısı olsa gerek, bürolarla sık sık bir fiyatlandırma, hedef-kaynak metin, 1000 karakter, 180 kelime, 200 kelime vs. vs. kısır döngülerine girer dururuz :) . Oysa söz konusu tüm kriterlerin tabulaştırılmamaları gereken göreli karakteristikler olduklarını; “kelime-karakter, benzerlik, tablo, rakam, içindekiler, kes-yapıştır…” çelişkisinden önceki dönemlerde de “mekanik veya elektronik daktilolar için satır aralığı, marjin ve satır sayısı…” tartışmalarının mevcut bulunduğunu gözden kaçırmamız gerekiyor.

Bu bağlamda, şahsen uyguladığım bir yöntemden yararlanmak suretiyle bu sorunu kısmen de olsa aşabileceğimiz kanısındayım. Örneğin bir büro bana çeviri metnini gönderdiğinde; söz konusu çeviriyi kendilerine teslim ettikten sonra karşılaşabileceğim “hedef-kaynak metin, tablo-rakam, kes-yapıştır, içindekiler, benzerlikler…”e yönelik sayısız kasıtlı veya kasıtsız eleştirilerle emeğimi riske atmamak için ilgili büroya; “bu metnin çeviri bedeli için verebileceğim en uygun fiyat Net X TL’dir”, derim. Anılan büro, müşterisiyle Y fiyatı üzerinden anlaşmış olduğundan, Y – X = Z denklemine dayalı Z sonucuyla bağıntılı kar marjını düşünmek suretiyle kendisine verilen X teklifini değerlendirir. İlgili büro, önerilen çeviri bedelini uygun bulması halinde ödemenin tamamını peşin yatırıp işini de tam günü ve saatinde teslim alır. Böylelikle hem çeviri bürosu hem de çevirmen, ortaya çıkan hedef metnin X (çeviri) bedeli hususunda herhangi bir sürprizle karşılaşmamış olur…

Siz saygıdeğer çevirmen arkadaşlarımın içinizden, “ama bazı bürolar bunu kabul etmez ki!” dediklerini duyar gibi oluyorum. İşte o yüzden bu yönteme kısaca “T.D. Azıcık Aşım Tasasız Başım Teorisi” diyorum ya :) .
Tolga Demirciefe

There are 1 comments for this article
  1. Kremis at 19:46

    Ben o kahırları hiç çekemem! Kusura bakılmasın!
    Aslına bakarım…
    Derim ki, aslı şu ama % 15 ila 25 artar!
    – Niyeeeeeeeeeee!?
    – Tarzanca olmasın diyeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeee! İçine edeyim Türkçe ‘nin, ister misin kısalsın!?
    – Hayıııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııırrrrrrrrr!…
    Olay biter!
    Kulağı tersten göstermeye gerek yok!
    En iyi yöntem;
    – Süngü tak… Maaarşşş- Kadir Muhtar’ın değerli yorumudur.

Bir Cevap Yazın