Makine Çevirisi Bizi İşimizden Edecek Mi? – Ümit Özaydın

Makine Çevirisi Bizi İşimizden Edecek Mi? – Ümit Özaydın

Muhtemelen benzer bir soruyu matbaa icat olduğunda işsiz kalacaklarından endişe eden kâtipler soruyordu. Daktilo çıktığında hattatların ruh hali, bilgisayar çıktığında arzuhalcilerin tepkisi benzerdi. İcatlar yayıncılık sektörünün sonunu getirmedi; dönüştürdü. Eskinin kâtiplerinin yerini dizgi – grafik operatörleri, arzuhalcilerinin yerini sekreterler, memurlar ve noterler aldı.

Makine çevirisi çevirmenleri işlerinden edecek mi? Kesinlikle hayır. Peki, çevirmenin rolü ve yaptıkları değişecek mi? Kesinlikle evet. Yeni iş alanları açılacak mı? Tabii ki.

Makine çevirisinin çeviri mesleğine etkilerini ve olası gelecek senaryolarını gelin birlikte irdeleyelim:

Her şeyi çeviren makine: Google’ın ve Microsoft’un denediği bu hayal, bence insan çevirisinin ve deneyimli çevirmenin kıymetini artırdı. Tüm dünya anladı ki gerçekten özel bir metin varsa bunu ancak bir insan çevirebilir. İnsan eli değmeyen çeviriden hayır gelmez. Her şeyi çeviren makine hâlâ hayalleri süslese de pratik açıdan mümkün görünmüyor. İleriki yıllarda Google Translate gibi çeviri motorlarını kullanma sertifikası çıkacak. Google’ın verdiği ham çeviriyi düzelten, hatta daha iyi çevirmesi için eğiten şirketler ve bireyler Google ile ortak çalışacaklar. Amerika’da örnekleri görülmeye başlandı.

Teknik metinlere turbo: Teknik metinlerde ve tekrarlı her içerikte bugüne kadar BDÇ (CAT) araçlarını kullanıyorduk. Bu araçlara aradan geçen 30 yıla rağmen bugün bile soğuk duran meslektaşlarımızın olması, değişime direncin kuvvetini gösteriyor. Yeni nesil BDÇ araçları bir seviye daha atlamayı amaçlıyorlar; makine çevirisiyle entegre çalışmanın yollarını arıyorlar. Makine çevirisinin boşluk doldurma ve ilişkilendirme özellikleri, eskiden BDÇ araçlarının göremediği benzerlikleri ve çapraz ilişkileri görmeyi ve çevirmene önermeyi sağlıyor. Yani, eğer çeviri belleğiniz güçlüyse, terim listeleriniz gelişmişse, BDÇ ile %20 hız kazandığınız bir projede, BDÇ + makine size %40 hız kazandırıyor. Bunu bir ‘turbo mod’ gibi düşünebilirsiniz. Turbo demek, daha çok ve daha hızlı çeviri; daha yüksek gelir demek.

Turistlere kolaylık: Menüleri, yoldaki tabelaları, işaretleri çeviren yazılımlar önceleri terim listelerini baz alıyorlardı. Şimdi makine çevirisini kullanıyorlar ve başarı düzeyleri gittikçe artıyor. Bu tür çözümlerin sayısının artması ve yaygınlaşması bekleniyor. Ses tanıma, sesi yazıya, yazıyı sese dönüştürme teknolojileriyle birlikte kullanılan mini uygulamaların sayısı ve kalitesi artıyor. Bu uygulamaları geliştiren ekiplerde dil uzmanları mutlaka yer alıyor. Bu uygulamaların yerel versiyonları, hatta bir otele veya kafeye özgü olanları çıkacak. Karşılama tabelaları, masalardaki menüler hatta sipariş noktaları için makine çevirisi destekli mini uygulamalar özelleştirilecek. Yeni çevirmenler, konaklama ve eğlence sektöründen, “menümüz yenilendi bizim makineyi ayarlayın” talepleri alacaklar.

Post editörlük: Önümüzdeki birkaç yılın yıldızı en çok parlayan işi. Zamanla tüm çeviri süreçlerimizin bir parçası olacağa benziyor. Makinenin yaptığı ham çeviriyi siz düzeltiyorsunuz. Düzeltirken, makine aynı hatayı tekrarlamasın diye bazı uyarılar ve notlar düşüyorsunuz. Kullanılan çeviri motoru işe özel ayarlanmışsa verimli oluyor. Ayarlanmamışsa, çevirmen yalan yanlış her cümleyi düzeltmek gibi bir dertle baş başa kalıyor. 10 yıl içerisinde günlük çevirilerin %80’e yakını bu yöntemle yapılacak. Çevirinin tanımı ve çevirmenin rolü değişecek. Bugün bildiğimiz anlamda çevirmen edebi ve kreatif metinlerin “terzisi” konumunda çalışacak ve bugünden daha kıymetli olacak.

Dil mühendisliği: Makine çevirisi ve BDÇ araçları bu kadar yaygınlaşınca, hem dil bilen hem de programcılıktan anlayan dil mühendisleri olacak. Dil mühendisleri bilgisayarlar için, çevirmene, konuya, müşteriye, sektöre özel çeviri üretmesi için özel ayarlar, kodlar yazacaklar. Çok sofistike görevler yapacaklar ve gelir düzeyleri iyi bir çevirmenin birkaç kat üstünde olacak.

Sürekli gelecek zaman kipinde yazdığıma bakmayın. Bahsettiklerimin büyük çoğunluğu bugünden yaşanıyor. Makine çevirmenin yerini almıyor; makineyle çevirmenin arasından ilişki yeniden tanımlanıyor ve tarih boyunca olduğu gibi, makineler insanların (çevirmenlerin) hayatını kolaylaştırıyor.

Asıl soru şu: Siz geleceği ne zaman yakalayacaksınız?

 

 

Yazar Hakkında:

Ümit Özaydın

Dragoman Grup’un CEO’sudur. Türkiye’nin en büyük halka arz ve şirket birleşmelerinde simultane çevirmen olarak görev yapmıştır. Dragosfer Çeviri Bülteni, Nubuto.tips Çeviri Kütüphanesi ve Temiz Türkçe Kılavuzu gibi çalışmalarda yer almakta ve Dragoman Akademi’de Roadshow hazırlık eğitimi, Challenge Me, Stres ve öfke Yönetimi, Zaman ve İşyükü Yönetimi gibi eğitimler vermektedir.

Çeviri Kitabı

Çevirmenler Ne İşler Çeviriyor?

Bölüm: Çeviri Teknolojileri

Bir Cevap Yazın