Tavuk-yumurta çıkmazı ve “çok gezen mi bilir çok okuyan mı?” tartışmasından sonra üçüncülük tahtını kimseye bırakmayan “alaylı mı yoksa mektepli mi?” sorusu; bizim mesleğimizde de sıklıkla gündeme geliyor. Bu süreç de genelde hararetli tartışmalara sahne oluyor. Bu tartışmalar sonunda varılan nokta; diğer mesleklerde belki daha uzlaşmacı bir “yeteneği olan yapsın” kararında birleşebilir, fakat çevirmenlik mesleğinde en iyisi olabilmenin koşulu çok daha farklı: Hem alaylı hem mektepli olmak! Sadece biri yetmez.

Hepimiz biliyoruz ki çeviri sektörünün geleceği mütercim tercümanlık mezunları ise o geleceğin mimarı da bu mesleğe gönül vermiş, renk katmış, şekillendirmiş alaylılardır. Burada mektepli olmanın ve alaylı olmanın faydalarını tek tek sayabilirim ama sanırım bu yüksek eğitim düzeyindeki okuyucular için sıkıcı bir yazı olacaktır. Amacımız çözüm ise ben de ters köşeye yatırayım sizi: Her iki tarafın da eksiklikleri ve birbirlerinden öğrenmeleri gerekenler vardır mutlaka; ancak birbirlerini tamamladıklarında kusursuz bir bütün olmaktadır.

Sektör analizi yaptığımızda görüyoruz ki mütercim tercümanlık mezunu çevirmenler “piyasa işi” yapmaya uzak oluyorlar. Oysa çeviri müşterisi için en önemli kriter ücret ve hız. Mektepliler, verilen bunca emeğin karşılığı bu olmamalı diyerek fiyat kırmadıkları için; bir sayfa çeviriyi her kelimeyi titizlikle inceleyerek, kılı kırk yararak, geniş kapsamlı bir araştırma ile uzun sürede teslim ettikleri için ve uzmanlık alanları seçimleri zamanla oturacağından ilk işlerinde terminolojik hata yaptıkları için;

Alaylılar ise dili pratikte çok iyi konuşabilmelerine rağmen çeviri kuramları ve teorilerindeki  eksiklikleri, sadece belli uzmanlık alanlarında terim birikimlerinin olması, çeviri planlamaları zamanla oturduğu, mesleği ek iş olarak yapanların yüzdesinin fazlalığı ve bunun beraberinde getirdiği sonuçlar sebebiyle iş kaybına uğrayabilmekteler.

O halde bir çevirmenin;

  • Çeviri yapacağı konuya ve terminolojiye teorik ve pratik olarak hâkim olması,
  • Kelime dağarcığı açısından kendini yetiştirmesi,
  • Yabancı dili o kültürdeki tüm söyleyişleriyle hatmetmesi,
  • Dil bilgisi veya imlayı herhangi bir hataya yer bırakmayacak kadar iyi bilmesi,
  • Sadece yapay bir “birebir aktarımdan ziyade cümleleri akıcı, yalın ve basit bir biçimde, eğip bükerek ve yerine tam oturacak şekilde ifade edebilme becerisine sahip olması,
  • Alan çevirmenliği konusunda tecrübe sahibi olması,
  • Sorumluluk sahibi, disiplinli, analitik düşünebilen, araştırmaya yatkın biri olması,
  • Mecburen değil kalben bu işi yapması gerekmektedir.

Tek rakibi Süpermen olan bu emsalsiz yaratıkların ülkemizdeki karşılıkları: “Çevirmen!”dir.

Alaylıların mekteplilerin elinden tutarak onlara “işin nasıl yapılacağını”, mekteplilerin ise alaylılara işin “nasıl yapılması gerektiğini” öğretmesi gerekmektedir. Bunun için de her iki gruba mensup; ehil kişilerce ortak bir akreditasyon oluşturulmalıdır. Rahmetli Elif Ertan ile Trakya Üniversitesi’nde verdiğimiz söyleşide belirttiğimiz gibi:

“İki grup da birbirilerinde gördükleri pozitif olguları yakalamaya çalışır ve olumsuz yanlarını törpüler, eksikleri kapatırsa her iki taraf ve sonuçta tüm sektör için büyük bir artı değer oluşur.”

Yoksa Sabri Esat Siyavuşgil’in Cyrano De Bergerac çevirisinde “no merci” kalıbını “istemem, eksik olsun” şeklinde yazmasındaki basit şahaneliğine ne on senelik eğitimle ne de on senelik tecrübe ile ulaşabiliriz.*

Sektörümüzde birlik ve beraberliğin öne çıktığı, güzel günler görmek dileğiyle…

*ÇeviriBlog sosyal medya sayfasındaki alaylı-mektepli tartışmasından alıntıdır

Çeviri Kitabı

Bölüm: Çevirmen Olmak İsteyenlere Tavsiyeler

Kaynak: http://www.cevirikitabi.com/cevirmenler-ne-isler-ceviriyor/alayli-mi-mektepli-mi/

Yazar Hakkında:

Senem Kobya

Senem Kobya, Dijital Tercüme‘nin kurucusu ve CEO’sudur. Cağaloğlu Anadolu Lisesi‘nde 7 sene boyunca Almanca ve İngilizce eğitim almış; İstanbul Üniversitesi İngilizce İktisat Fakültesi’nde lisans eğitimini tamamlamıştır. 1999 yılında başladığı çevirmenlik mesleğinde yeminli çevirmen, çeviri editörü, yerelleştirme uzmanı veya proje sorumlusu olarak görev almıştır. Sprachdiplom, Dil Yeterlilik Ve Başarı Belgesi, Google Yetkili Çeviri ve Yerelleştirme Uzmanı ünvanlarına sahibidir. Çeviri sektöründen 12000+ üyesi bulunan ve sektörü şekillendiren ÇeviriBlog grubunun kurucusu ve yöneticisidir. Her yıl düzenlenen Çeviri Yarışması’nın kurucusu ve ana sponsoru, Çeviri Kitabı yazarlarından biridir. Üstün Zekalı Çocuklar için Akıl ve Zeka Oyunları eğitmeni; Tema, Greenpeace ve Koruncuk Vakfı gönüllüsüdür.