Umberto Eco’yu Anlamak

Umberto Eco’yu Anlamak

İtalyan yazar, eleştirmen, düşünür ve göstergebilimci Umberto Eco 19 Şubat akşamı aramızdan ayrıldı. İtalya Başbakanı Matteo Renzi, 84 yaşında hayatını kaybeden yazar hakkında onun “geleceği görmek için geçmişin eşsiz bilgisini, engin bir kabiliyet ile birleştiren Avrupa aydınının olağanüstü bir örneği” olduğunu söyledi. İtalyan kültürünün ustası olarak kabul edilen Eco, Gülün Adı romanıyla tanınmıştı.

Umberto Eco çok yönlü kimliğiyle de dikkat çekmişti. Edebi eleştirmenlik yapan Eco’nun aynı zamanda çocuk kitapları da bulunmaktadır. Göstergebilimin en tanınmış temsilcilerinden kabul edilir, eserlerinde bu bilimden ustaca yararlanmıştır. Dahası, “Sadece haftasonları roman yazıyorum.” diyerek kendisini bir “düşünür” olarak da tanımlamıştı Umberto Eco.

Birçok alan için büyük katkılarda bulunmuş bu saygın yazarın düşünür kimliğini, dünyaya bakış açısını ve kitaplara olan aşkını biraz da olsa anlamak için kitaplarından, denemelerinden ve röportajlarından bazı alıntılar seçtik:

“Kitaplar için yaşıyoruz. Hastalığın ve çürümüşlüğün hakim olduğu bu dünyada güzel bir görev.”

“Sabahları kitap mürekkebi kokusuna bayılıyorum.”

“İnsanoğlu Tanrı’ya inanmayı bıraktığında, hiçbir şeye inanmadığını düşünmeyin: Aslında her şeye inanır.”

“Rüzgar ateş için neyse, yokluk da aşk için odur: Küçük kıvılcımı söndürür fakat daha büyüğünü alevlendirir.”

“Aşk akıldan daha bilgedir.”

“Gerçek kahraman her zaman yanlışlıkla olan kahramandır; herkes gibi onurlu bir korkak olmayı düşler.”

“Kitaplar inanmak için değil, sorgulamak için yazılır. Bir kitabı ele aldığımızda, ne dediğini değil ne anlatmak istediğini sormalıyız kendimize.”

“Tarihi sürekli yeniden yazıyoruz. Hafızamız her zaman geçmişin açıklayıcı bir yeniden inşasıdır, bakış açısı gibi.”

“Bir engelimiz var, oldukça heves kırıcı ve küçük düşürücü bir engel: ölüm.”

“Kitapların özelliği okunmasında gizlidir.”

“Anlamı olmayan hiçbir hikaye yoktur. Diğerleri bir anlam göremezken bile, o anlamı bulabilen biriyim ben. Sonrasında hikaye yaşamanın kitabına dönüşüyor, yüzyıllar boyunca toz içinde kalmış mezarından yükselen tiz sesli bir trompet gibi.”

“Ben her zaman iyi bir kitabın, yazarından daha zeki olduğunu kabul ederim. Kitap, yazarın farkında olmadığı şeyleri dile getirebilir.”

“Aşk beklenti ile güzelleşir. Beklenti, zamanın geniş sahalarında fırsata doğru yol alır.”

“Çeviri başarısızlığın sanatıdır.”

 

There are 1 comments for this article
  1. interaktiftercume at 16:25

    Umberto Eco’yu anlamak için ya İtalyancayı iyi bilmek gerek, yada iyi bilen birinin yaptığı çeviriyi okumak gerekir diye düşünüyorum. Yukarıdaki metnin tamamını okumadım, ancak tedadüfen rastladığım bir yanlış alıntıyıda düzeltmeden geçemeyeceğim. İngiliz bir çevirmen, Umbergo ECO’nun “La traduzione è lì’arte del compromesso” sözünü ““Translation is the art of failure.” olarak çevirmiş, haliyle, bunu okuyan bizim tercüman arkadaşlarda hiç düşünmeden “Çeviri başarısızlığın sanatıdır” diye nakletmişler. Oysaki olması gereken “Çeviri Uzlaşma Sanatıdır” şeklinde bir çeviridir.

Bir Cevap Yazın