Çevirinin Dünü ve Bugünü- 2

Çevirinin Dünü ve Bugünü- 2

“Çevirinin Dünü ve Bugünü” adlı ilk yazımızdan sonra Şehnaz Tahir Gürçağlar’ın Çevirinin ABC’si adlı kitabından bu kez de yakın tarihimizde çeviriyi inceleyerek devam ediyoruz.

“(…) Türkiye’de klasik çevirilerin yanı sıra, belki onlardan daha çok popüler edebiyat çevirileri yapılmış ve okunmuştur. 19. yüzyıldan başlayarak önce Fransız, daha sonra İngiliz ve Amerikan edebiyatından polisiye, macera, aşk, bilim kurgu gibi türlerde yapılan çeviriler önemli bir piyasa oluşturmuş ve hatırı sayılır okur kitleleri yaratmıştır. Popüler edebiyat açısından özellikle 19. yüzyılın sonu, 20. yüzyılın ilk yılları, 1950’ler ve 1970’ler, belki de siyasi açıdan baskıcı dönemler oldukları için, popüler edebiyat çevirilerinin en fazla yapıldığı ve yaygınlaştığı dönemler olmuştur.

1960‘lar edebiyat çevirisi açısından fazla verimli olmamıştır. Bu yıllarda özellikle sol siyasi düşünceye yönelik kitaplar çevrilmiş, ayrıca Batı’dan eleştirel düşünce akımları güncel bir biçimde Yeni Dergi, Varlık Cep Dergisi gibi dergiler aracılığıyla aktarılmıştır. 1970‘lerin zorlu ve şiddet dolu siyaset ortamı içinde popüler edebiyat ağırlıkta olsa da edebiyat çevirisi artmaya devam etmiştir. Ne var ki kitap çevirilerinde asıl patlama 1980 sonrasında görülmüştür. Bu dönemde edebiyatın yanı sıra sosyal bilimler, felsefe, çocuk edebiyatı, feminist çalışmalar gibi alanlarda yapılan çeviriler artmıştır. Hem edebiyat, hem de edebiyat dışı alanlarda kaynak dil ve kaynak kültürlerde de ciddi bir çeşitlenme göze çarpmaktadır. Bugün ise Türkiye yayın piyasasının dünya ile bütünleşmiş olduğunu, daha önce de sözü edilen yüksek çeviri oranlarıyla küresel yayıncılık piyasalarını yakından izlediğini söyleyebiliriz.

Tercüme Bürosu örneğinde de görüldüğü gibi geçmişte çeviri yayınlar alanında faaliyet gösteren devlet, son dönemde yayıncılık etkinliğini bırakmış ve genel yaklaşımını değiştirmiştir. Bugün devletin çeviri alanında verdiği en önemli destek, Türk edebiyatının dünya dillerine çevirisini teşvik etmek amacıyla başlattığı TEDA Projesidir (Türk Kültür, Sanat ve Edebiyatı ile ilgili eserlerin Türkçe Dışındaki Dillerde Yayımlanmasına Destek Projesi). 2005 yılında başlatılan proje kapsamında yurtdışında Türkçe yapıtları çevirerek yayımlayacak yayıncılara ve çevirmenlere maddi destek sağlanmaktadır. 2005-2010 arasında Türk edebiyatından yapılan toplam 711 çeviriye destek verilmiştir.

Çeviri alanında yayımlanan kitaplar 1990‘lı yıllarda artış göstermeye başlamıştır. 1990 öncesinde Türkiye’de çeviri konulu üç kitap yayımlanmıştı. Bunlardan ilki 1933 yılında yayımlanan Ali Kemali‘nin Tercüme Hakkındaki Düşünceler başlıklı, uygulamaya yönelik önerilerde bulunan yapıtı, ikincisi ise 1935 yılında yayımlanan ve ülkemizde ilk kez çeviriyi kültürel bir bağlam içinde ele alan Hilmi Ziya Ülken‘in Uyanış Devirlerinde Tercümenin Rolü başlıklı önemli çalışmasıdır. Bunları izleyen üçüncü çalışma 1986 yılında yayımlanan ve alanın en önemli kitaplarından biri kabul edilen Akşit Göktürk‘ün Çeviri: Dillerin Dili‘dir. 1980‘li yıllarda mütercim-tercümanlık bölümlerinin kurulmaya başlamasının ve çeviribilim disiplininin ortaya çıkışının bir etkisi olarak 1990‘lı ve 2000‘li yıllarda yayımlanan çeviri ve çeviribilim konulu kitapların sayısında büyük bir artış olmuştur.

Osmanlı İmparatorluğu’nda çeviri tarihinin çok önemli bir ayağını oluşturan sözlü çeviri etkinliği Cumhuriyet döneminde de devam etmiş, ancak çağın gerekleri ve teknik koşullar nedeniyle mesleğin profilinde değişiklikler olmuştur. Osmanlı İmparatorluğu’ndaki tercümanların devamlı sayılabilecek mahkeme, tıp, kamu daireleri, diplomasi v.b. alanlardaki çevirmenlik etkinlikleri hala kurumsallaşmış değildir. Bu konuda gerçekleştirilmiş herhangi bir tarihsel çalışma yoktur. 20. yüzyılın ikinci yarısında dünyada konferans çevirmenliği mesleğinin ortaya çıkışıyla Türkiye’de bu konudaki ilk uygulamalar 1950‘li yıllarda görülmüş, ilk eğitim faaliyeti ise bir dizi özel kuruluşça desteklenen Ekonomik ve Sosyal Etüdler Konferans Heyeti tarafından 1961 yılında başlatılmıştır. Burada eğitim alan çevirmenler daha sonra dernekleşmiş ve konferans çevirmenliğini sözlü çevirinin diğer dallarına göre çok daha görünür bir hale getirmişlerdir. 1980‘li yıllarla birlikte konferans çevirmenliği eğitimi üniversitelerde Mütercim-Tercümanlık ya da Çeviribilim bölümlerinde verilmeye başlanmıştır. Bugün Türkiye’de 150 kadar eş zamanlı konferans çevirmeni olduğu tahmin edilmektedir. Bu çevirmenlerin büyük bölümü Türkiye Konferans Tercümanları Derneği çatısı altında örgütlenmiştir.”

Kaynakça: 

Çevirinin ABC’si, Şehnaz Tahir Gürçağlar (Giriş Bölümü)

Bir Cevap Yazın