Çevirmenler İçin Türkçe: Sözcüğün Yapısı

Çevirmenler İçin Türkçe: Sözcüğün Yapısı

“Çevirmenler İçin Türkçe” yazımın ilkinde belirttiğim gibi, erek dilin Türkçe olduğu çevirilerde doğru ve temiz bir Türkçe kullanmak için öncelikle Türkçe dil bilgisini bilmek gerekmektedir. Bu yazımda Türkçe dil bilgisi konularından “Sözcükte Yapı” konusuna değineceğim.

Türkçemiz bilindiği gibi sondan eklemeli bir dildir ve dolayısıyla Türkçe sözcükler, kök ve o köke eklemlenen eklerden oluşmaktadır. Köklerin parçalanması olası değildir, zira parçalandığı takdirde sözcük anlamını ve yapısını kaybeder. Oysa bilindiği üzere ekler öyle değildir. Kökler, isim, sıfat, zarf, zamir veya yansıma kökenli sözcüklerden oluşuyorsa “isim kökleri“; , oluş, hareket bildiren sözcüklerden oluşuyorsa “fiil kökleri” olarak adlandırılır. İsim köküne “gür-” ve fiil köküne “kok-” örnek olarak verilebilir. Burada “gür-” yansıma ifadesi taşımaktadır. (gürültü, koku)

Bir de hem isim, hem de fiil kök sayılabilecek “kökteş sözcükler” vardır. Örneğin “boya-” hem isim kökü, hem de fiil kökü olabilir. Çünkü hem isim olarak “boya”, hem de “boyamak” şeklinde ifade edebileceğimiz fiil kökü olarak “boya” vardır. Kökteş sözcüklerin bir diğer özelliği, hem isim kök, hem fiil kök halinin aynı anlamı ifade etmesidir:

Sözlü çevirmenlerin tuzu kurudur. :) (İsim kökü)
Çeviri yaparken kahvem döküldü ama neyse ki hemen kurudu. (Fiil kökü)

İki “kurumak” da aynı anlamı içermektedir.

Oysa örneğin, cinsiyet ifade eden “kız” ile öfkelenmeyi ifade eden “kız” sözcükleri “kökteş” değil, anlam bağı olmadığı için “sesteş” sözcüklerdir. Okullardan hatırladığımız deyişle, yazılışları aynı ama anlamları farklı olan sözcükler sesteştir.

Eklerde ise yeni bir şey yapan ekler, “yapım eki“; yeni bir şey yapmadan sözcüğün anlamını tamamlayan ekler ise “çekim eki” olarak isimlendirilir. “Çocuk+lu” sözcüğündeki “-lu” bir yapım ekidir, çünkü “çocuk” ve “çocuklu” sözcükleri farklı şeyleri ifade etmektedir. “Çevirmen+ler” sözcüğündeki “-ler” ise çekim ekidir, çünkü “çevirmen” ve “çevirmenleraynı şeyi ifade etmektedir.

Yapım ekinin geldiği sözcükler “gövde” durumundadır ve Türkçede yapım ekleri hemen hemen her zaman çekim eklerinden önce gelir. (Hemen hemen her zaman. Yani, istisnalar var.) Yapım ekleri, ya isimden isim ya da eylem ya da eylemden isim ya da eylem türetir.

Sözcüğün anlamını değiştirmeyen çekim ekleri ise kök veya gövdelere gelerek ( gövdenin yapım eki alan sözcük olduğunu hatırlayalım :) )  sözcüğün cümlede görev yapmasını sağlar ve bu nedenle bazı kaynaklarca “işletme ekleri” olarak da adlandırılır.

Durum ekleri (-i, -a, -e, -de, -da, -den, -dan), çokluk ekleri (-lar, -ler), iyelik ekleri (-ın, -in), aitlik eki (-ki), eşitlik ekleri (-ce, -ca) ve şu meşhur isimden yüklem yapan ek fiiller (-idi, -imiş, -sin, -dir, -im) isim çekim ekleri iken; zaman ekleri veya diğer bir deyişle haber/bildirme kipleri (-dı, -di, -miş, -mış, -yor, -acak, -ecek, -r, -ar, -er), tasarlama/dilek ekleri (-meli, -malı, -a, -e, -se, -sa) ve şahıs ekleri (-im, -sin, -iz, -siniz, -ler…), fiil çekim ekleridir.

Kardeşim, ben çevirmenim, Türk dili öğretmeni değil. Bana ne bu kadar bilgiden? demek serbest elbette. :) Ancak, bu konudaki terimleri bilmezsek, örneğin yukarıdaki “iyelik eklerinin” tamlama sırasında unutulmaması gerektiğini es geçersek çevirdiğimiz metinde anlatım bozukluğuna sebep olabiliriz.

“Dilek hanım, kurumumuzun üye ve ikinci başkanıdır.” cümlesinde iyelik ekinin kullanılmaması anlatım bozukluğuna yol açmıştır. (Üyesi olmalıydı.)

Yine yukarıdaki çokluk ekinin çekim eki mi yapım eki mi olduğunu ayırt edemezsek bu kez de yazım hatasına neden olabiliriz:

Yarın Ahmetlere gideceğiz. (-gil anlamı katar ve yapım eki olduğu için kesme işareti ile ayrılmamıştır.)

Ahmet’lerin hepsi yanıma gelsin. (Aynı ismi taşıyanları belirttiğinden çokluk bildirmiş çekim ekidir. Kesme işareti ile ayrılmıştır.)

O yüzden Türkçe dil bilgisi, çevirmenleri de doğrudan ilgilendirmektedir ve küçümsenmemelidir. Çoğu kural, temelde dil bilgisi kurallarına dayanarak hazırlanır. 

Ek fiil

Ek fiilin üç görevi vardır:

1. İsim ve isim soylu sözcükleri ve sözcük gruplarını yüklem yapar.
2. Basit zamanlı fiillere gelerek onları birleşik zamanlı yapar.
3. Ek eylemin üçüncü tekil kişi eki olan “-dir”, geldiği eyleme kesinlik ve olasılık anlamı katar.

Ek eylem ekleri

-sin, -siniz / -dir, -dırlar / -im, -iz / -idi / -imiş / -ise 

Çevirmenler, kısa sürede çok şeyi düşünmek zorundadır. (İsim soylu sözcüğü yüklem yapmış.)

Bir yüklemin olumsuzu “değil” ile yapılıyorsa orada “ek fiil” vardır.

Çevirmen, bozuk bir dosyayı düzenlemekle yükümlü değildir.

Basit zamanlı fiillere gelerek onları birleşik zamanlı yapar. (i-di, i-miş, i-se)

Çeviriden arda kalan zamanda editörlük ve redaksiyon gibi işlerle de uğraşıyordu. (Şimdiki zamanın hikayesi)

Düşük çeviri ücretlerini protesto edecekmiş. (Gelecek zamanın rivayeti)

Son olarak yapılarına göre sözcükler de üçe ayrılır: Basit sözcükler, türemiş sözcükler ve birleşik sözcükler. Basit sözcükler, sadece kök halinde olan (kitap) ya da ek olarak yalnızca çekim eki almış sözcüklerdir. (kitaplar, kitaptan…) Türemiş sözcüklerse adı üstünde yeni bir sözcük haline gelmiş, yani yapım ekine sahip sözcüklerdir. (kitapçı, kitapla, kitaplık, kitapsız…) Birden fazla sözcüğün birleşmesiyle oluşan sözcükler de “birleşik sözcüklerdir.” (aslanağzı, sivrisinek, hanımeli, pazartesi, yurtsever…)

Birden fazla sözcüğün birleşmesinden “fiil” oluşuyorsa buna özel olarak “birleşik fiiller” denir.

Yeterlik ifade eden fiiller (çevir-e-bilmek, çevir-e-me-mek, gör-e-bilmek), tezlik ifade eden fiiller (çevir-i-vermek, ağla-y-ı-vermek), sürerlik ifade eden fiiller (bak-a-kalmak, uyu-y-a-kalmak) ve yaklaşma ifade eden fiiller (düş-e-yazmak) kurallı birleşik fiiller olarak adlandırılır. Bu fiiller, her zaman bitişik yazılır.

Etmek, eylemek, kılmak, olmak” yardımcı fiilleriyle oluşan fiiller de “yardımcı fiillerle kurulan birleşik fiiller” olarak adlandırılır. Eğer “ses düşmesi” ya da “ses türemesi” gibi olaylar varsa bitişik yazılırlar. (hissetmek, hallolmak, zannetmek, arz etmek, mutlu olmak, terk etmek…)

Deyim kabul edilen birleşik fiiller ise “anlamca kaynaşmış birleşik fiiller” olarak adlandırılır. (göze girmek, göz kulak olmak, elvermek, vazgeçmek, kafa patlatmak, buz kesilmek, alıkoymak, başvurmak…)

Yardım alınan kaynak:

Türkçe, Şifreli Yorum Kanat Yıldız

Bir Cevap Yazın