Çevirmen Sağlığı ve Fibromiyalji

Çevirmen Sağlığı ve Fibromiyalji

Bilgisayar başında, yerimizden bile kıpırdamadan saatler geçirdiğiniz oluyor mu? Açık hava etkisi yaratsın diye internetten bulduğunuz çayır çimen sesleri eşliğinde çeviri yaptığınız? Gördüğünüz tek güneş ışığı ekran görüntünüzden mi geliyor? Çeviriniz bittiğinde büyük anne ve büyük babanıza hak vermeye başlıyor ve “her yerlerim ağrıyor” kalıbına artık gülmediğinizi mi fark ediyorsunuz? Doktora gittiğinizde hiçbir fiziksel rahatsızlık bulamıyor mu? Buna rağmen boynunuz, sırtınız, beliniz “kopmak üzere” mi? Doktor tavsiyelerinin hep psikolojik açıdan iyileştirici uygulamalar olduğunu mu fark ettiniz? Ya da kısa bir tatil bile ağrıularınızda hafiflemeye mi sebep oluyor. Bu durumda sorununuzun fibromijalyi olma ihtimali var.

Öncelikle fibromiyaljinin ne olduğunu inceleyelim. Fibromiyalji, sanılanın aksine “hayali” bir hastalık değildir. Gerçek ağrılar, gerçek sızlamalardır semptomları, dolayısı ile de gerçek bir hastalıktır! Ayrıca görülme sıklığına bakıldığında ise romatizmal hastalıklar içinde ikinci sırada yer alır ve tüm romotolojik tanıların 5’te 1’ini oluşturur. En sık görülme yaşı 40-50 yaş arasındadır.

Çoğunlukla kronik ve şiddetli ağrılarla beraber, hastalarda uyku bozukluğu, baş ağrısı, anksiyete ve depresyon gibi ruhsal bozukluklara da sebebiylet verdiği için yaşam kalitesini oldukça düşüren bir rahatsızlık. FMS’in görülme sıklığı ise kronik bel, baş ve boyun ağrısı yaşamanın sonucunda artıyor. Gelelim çevirmenlik ve fibromiyalji arasındaki ilişkiye. Öncelikle FMS sahibi insanların, çevirmenlerin tipik karakter yapısı olan D tipi kişilik yapısında olduğunu söyleyebiliriz. Yani aşırı mükemmelliyetçi ve çoğunlukla daha az aktif sosyal yaşam sahibi kişilerde görülme sıklığı %56.

Çeviri Blog’ta yaptığımız ankette aldığımız sonuçlar ise oldukça şaşırtıcı. Çevirmenlere sağlık durumlarını sorduğumuzda ankete katılanların çoğu boyun, sırt ve bel ağrısı çektiklerini belirttiler. Yoğun çalışma dönemlerinde artan rahatsızlıkları ise kuru göz sendromu, uykuları olmasına rağmen uyuyamama, baş ağrısı, anksiyete. Bu dönemleri atlatabilmek için ilaç kullananların sayısı ankete katılanların yüzde 5’ini oluştururken, düzenli spor, dengeli beslenme, uygun ilaç ve fizik tedavinin bir arada olduğu kombine bir tedavi uygulayanların sayısı de yüzde yirmi civarında. Yoga gibi sporlar da tercih edilen çözümler arasında. Açık havada bisiklet sürmek de tavsiye ediliyor. Yine yüzde yirmiye yakın bir kısım ise stres atıcı aktiviteler, sosyal hayatın aktifleştirilmesi, daha çok dışarıya çıkmak gibi etkinliklerle fibromiyalji sıkıntılarının üstesinden gelebiliyor. 5 sene ve üstünde çevirmenlik yapan hiç kimse “Henüz bu semptomlar gelişmedi” şıkkını işaretlemedi.

 

Bir Cevap Yazın