Genç Çevirmenler için Yaz Tatili Rehberi

Genç Çevirmenler için Yaz Tatili Rehberi

  • 30 Haziran 2016 tarihinde, tarafından yazılmıştır.

Şu sıralar çevrenizde “tatil zamanı geldi, ne yapacaksın?” , “tatile çıkacak mısın?” , “tatilde ayaklarımı uzatıp dinleneceğim, sen ne yapacaksın?” tarzında cümleler duyar gibi olduğunuzu biliyorum. Onlara vereceğiniz çok basit ama sizin için yıkıcı bir cevap var “ben çevirmenim.” Yani şu ufacık cümle diyor ki: “Kardeşim, git nerede ne yapıyorsan yap. Ben çevirmenim, yılın 365 günü para almadan evlerimizde bizi rahat ettirmek ve bizi mutlu etmek için çalışan annelerimizden sonra en çok çalışan sektördeyim ben. Ne tatili? Ne ayak uzatması? Sen şu programa bir baksana, ne kadar bekleyen iş var. Sen git kumsallara, serin sulara yada uzat ayağını yat dinlen giderken bana bir kahve stoğu yapın yeter.” İşte o ufacık cümlenin içinde bu kocaman cümle gizli aslında.

Çevirmen adaylarımızın gözünü korkutmak istemeyiz ama korkun, sektör çok canlı fakat bir o kadar da heyecanlı ve eğlenceli. Unutmayın ki, sizler sayesinde dünya dönmeye ve anlaşmaya devam edebiliyor. Böyle kutsal, yorucu ama bir o kadar da eğlenceli mesleği kim istemez ki? Haydi kolları sıvayın.

Genç Tercümanlarımız için Bir Tutam Yaz Tatili Rehberiniz

Bir tutam yakıcı güneş, bir tutam sıcaktan boğulmuş bir çevirmen adayı ve üç aylık bir yaz tatili. Elimizdeki malzemenin temeli bu. Şimdi bu temelle neler yapılabilir onlara bakalım. Öncelikle, “aman be kardeşim benim daha yolum var, çıkarım tatilime bakarım keyfime” düşüncesinde iseniz işiniz zor, o tatil hiçbir yaz bitmez ve seneler akıp gider siz de mezun olursunuz sonra “ben şimdi ne yapacağım?” korkusu ile yanıp tutuşursunuz.

Tabii ki biz böyle bir şeyin olmasını istemiyoruz bu yüzden hemen yaz tatili rehberinizi oluşturuyoruz.

Eğer henüz yolun başında 1. Sınıftaysanız çok şanslısınız. Yapmanız gerekenler çok basit: Dizi/filmleri yavaş yavaş altyazısız izlemeye başlamanız sizin için büyük avantaj olacaktır. Bol bol Türkçe okuma yaparak önce anadilinizi sağlama alıp ardından okuduğunuz yabancı dil bölümüyle alakalı kısa kısa hikayeler bulup hiç çevirmeye kalkmadan anlamak için okumaya çalışın, takıldığınız yerlerin altını çizerek daha sonra kelimelerin anlamına bakabilirsiniz. Bu arada henüz sizin tatil hakkınız mevcut. Ve 1. Sınıfta olan genç arkadaşlarıma sesleniyorum hocalarınıza “biz ne zaman çeviri yapacağız yaaaa” diye çemkirmeyin, çünkü ilerleyen zamanlarda öyle bir çeviriye gömüleceksiniz ki “hoca bitir hoca, bak çocuk çevirmekten kör oldu, bitir hoca” diye kendinizi paralayabilirsiniz. Tabii bu işin birazcık mübalağa tarafı ama yine de siz çok ısrarcı olmamakla birlikte yaz tatilinizde yavaş yavaş çeviri yapmaya başlayın. Gönüllü yapılacak işler bu konuda çok önemli.

Aradan bir yaz geçti ve üniversitedeki ilk yılınızı tamamladınız. Sıra geldi 2. Sınıfa: Artık bir şeylerin bir parça daha ciddiye bindiği dönemdesiniz. Bu yazı değerlendirmek için çok güzel fırsatlarınız var, öncelikle yaz ayında yıl içinde edindiğiniz çeşitli çeviri bilgilerini ve dil bilgilerini kullanma avantajınız var. Nasıl mı? Hemen açıklayayım şuan kafanızda “ya ben aslında anlıyorum ama konuşamıyorum, yok olmuyor” düşüncesi mevcut ise doğru yerdesiniz! Yapmanız gereken ilk şey hemen bilgisayarınızın başından kalkıp, bir turizm firması ile konuşarak turist rehberliği yapmak, sizi geleceğe çok hızlı bir şekilde hazırlayacaktır ve mezun olduğunuzda özgeçmişinizi doldururken size çok faydası olacaktır. Turist rehberliğinde ilk başınıza gelecek şeyi hemen söyleyeyim, kendinizi doğru ifade edemeyeceksiniz ilk başta çünkü acemisiniz, ilk kafileyi atlattıktan sonra gerisi çorap söküğü gibi gelecek olsa da bize özgü olan “yanlış yaparsam gülerler” korkusu yüzünden biraz temkinli olacaksınız ama hiç gerek yok. Hiç şüpheniz olmasın gelen insanlar “şu rehber bir yanlış yapsın biz de katıla katıla gülelim” düşüncesiyle gelmiyorlar, onların en fazla yapacağı “böyle telaffuz edilmez” deyip sizi düzeltmek olacaktır ki bu da sizin için büyük bir avantaj. Pekala, sözlü kısmını hallettiysek gelelim yazılı kısma. Bu arada hala Türkçe romanla, makaleler okumaya devam ediyoruz tabii. Bunu her yemekte kullanılan ana malzeme olan soğan ve salça gibi düşünün. Okumaktan asla vazgeçmiyoruz. Buna ek olarak artık yabancı dilde okuduğumuz metinleri çevirmeye ve bunu kendimize alışkanlık edinmeye başlıyoruz. Sektörde ne kadar hızlı ve kaliteli çeviri yaparsanız o kadar başarılı ve adınızdan söz ettirebilirsiniz. Ve son olarak ikinci sınıftayken eğer imkanınız varsa kesinlikle Erasmus’a gidin. Farklı kültürleri öğrenmek, farklı bir ülke gezmek ve dilinizi geliştirmek açısından oldukça faydalı olacaktır.

Bir yıl daha geçti ve üniversitenizde ikinci yılı da tamamladınız, hayırlı olsun artık 3. Sınıftasınız! 3. Sınıf için menüde şunlar var: Bu öyle bir dönem ki artık birçok şeyin ciddiye bindiği, okulda çeviriler yüzünden “hocam yavaş hocam yetişemiyoruz, ne bu şiddet bu ödev” yakarışlarınız başlayacak. Lakin şöyle bir avantajınız var; zaten ikinci yılınızın yaz ayında kendinizi geliştirmek ve hızlanmak için yaptığınız pratikler sayesinde diğer öğrencilere göre daha hızlı ve zamanında yetiştiriyor olacaksınız ödevleriniz. Yaz tatilinde “zaten stajım var” deyip, stajı yavana atmayın. Staj çok önemli, özellikle stajı nerede yaptığınız çok önemli. Eğer yapabiliyorsanız Erasmus sınavına girin ve yurt dışında stajını yapın, eğer yapamıyorsanız hangi alanda kendinizi geliştirmek istiyorsanız o alana yönelik çalışan firmalar bulup kendinizi orada geliştirmeye çalışın. Zaten kendinizi gösterdiğiniz taktirde okulunuzun bitmesine yakın firma sizi kabul edecektir. Bu arada hala Türkçe okuma yapmaya devam ediyoruz ve Türkçe bir şeyler karalamaya başlıyoruz aynı zamanda artık dizi/filmlerde altyazı yok, siz yanınızdakine  altyazı olun.

Eyvah son sınıf!

Tamam, sakin. Korkmayın, panik yapmaya gerek yok. Siz zaten bu aşamaya kadar yemeğinizi yaptınız şimdi arkanıza yaslanıp yemeğinizi yemek için son adımınız kaldı. 4. Sınıf yaz tatili rehberi: Artık her şeyin ciddi olduğu, iş bulma kaygısının üniversitenin son günleri gelmeye başladığında daha da arttığı o yıldayız. Ne yapabiliriz? Bugüne kadar okulunuzda çeviri ile alakalı birçok seminere katıldınız, turist rehberliği yaptınız (lütfen ama olmazsa olmazımız, canımız turist rehberliği), Erasmus’a gittiniz (varsayım), stajınızı başarılı bir şekilde gerçekleştirdiniz, Türkçe okumayı hiç bırakmadınız aynı zamanda yabancı dilinizi de geliştirdiniz. Şimdi önce güzel bir özgeçmiş oluşturup daha okul bitmeden sektördeki firmalara bunları yolluyoruz ardından, okulumuzdaki son çevirilerimizi yapmaya çalışırken “hocam bunu da mı çeviriyoruz Allah aşkına?!” diye isyanlardan kaçınıyoruz tabii ki, son sınıfta başınız yansın istemeyiz. Hemen peşine lisans bitirme tezi yazacaksınız ki bu çok önemlidir. Seçeceğiniz konu mutlaka ilerlemek istediğiniz alanla ilgili olursa, yapacağınız iş başvurularında bunu da özgeçmişinize ekleyebilirsiniz ve çokça faydasını göreceksiniz.

Veee artık mezunsunuz, tebrikler!

Şimdi yapmanız gereken şey, zaten hazırlamış olduğunuz yemeği yemek için arkanıza yaslanıp, yemeğinizi keyifle yemek. Okul bittiğinde kendinizi bir boşlukta hissedebilirsiniz bu “işsizlik” olarak adlandırılıyor. Sağlam durmanız şart. Bazı arkadaşlarınız şanslı olacak ve hemen iş bulabilecekken siz belki aylar sonra bulabilirsiniz ama eğer size verdiğimiz tarifi uygularsanız sizin de erkenden iş bulma şansınız o kadar yüksek olur. Kaldı ki çeviri sektöründe işsiz kalmak çok zor, ancak çevirileriniz çok kalitesiz olacak ki işsiz kalasınız. Sizin de böyle bir sorununuz yok.

Öncelikle başarılı bir eğitim hayatı geçirdiniz ve şimdi iş bulmadan önce birazcık tatil yapmaya hak kazandınız. Dilediğiniz gibi kullanın bu tatili, çünkü sektöre girdiğiniz andan sonra belki “uyumadın mı sen?” sorusuna “uyku neydi?” diye anlamsız bakışlarla bu soruya karşılık cevap verebilirsiniz…

Ama korkmayın, yılmayın, kelimelerle oynamak, insanlar arasında hatta ülkeler arasında köprü olduğunuzu hissetmek, siz çevirdikçe dünyanın döndüğünü bilmek size yeter de artar. Çünkü bu maneviyat her şeyden çok insana huzur veriyor.

Sizler geleceğin en güzel, en azimli, en harika çevirmen adaylarısınız. Siz var oldukça insanlar birbiriyle anlaşabilecek ve siz var oldukça insanlar için hayat daha çekilir bir hal alacak. Sizler harikasınız.

Dipnot1: Çevirmen olduktan sonra, spor yapmayı ve göz bakımınızı ihmal etmeyin. Sonra bilgisayar başında oturmaktan kilo alıp gözlüklü tonton bir genç olmak istemezsiniz.
Dipnot2: Neyi unutmuyoruz arkadaşlar? Duyamadım? Hah, evet! Türkçe romanlar okumayı hiçbir zaman unutmuyor ve ihmal etmiyoruz. Harikasınız siz!

Pin It on Pinterest

Share This