Bilip de Bilmeden Konuştuğumuz Ana Dilimiz

Bilip de Bilmeden Konuştuğumuz Ana Dilimiz

İngilizce grameri, işini titiz yapan insanlar tarafından sevilirken ana dili İngilizce olmayanların ise korkulu rüyası olabiliyor. Öyle ki bu konuda aşırı hassasiyeti olanlar bile bazen bazı kuralları hatırlamakta zorluk çekiyor.

İngilizcenin en kritik kuralları da, İngilizceyi ana dili olarak konuşanların bildiklerinden haberi olmadan kullandıkları kurallar oluyor. Birisi buna dikkat çektiği zamansa bu kişiler küçük bir şok yaşıyor. Aslında bu durum, hemen hemen herkesin kendi ana dili için geçerli.

Örneğin bu hafta BBC’den Matthew Anderson isimden önce gelen sıfatların sırasıyla ilgili kurala dikkat çekti. 47.000’in üzerinde retweete göre bu kural, İngilizceyi bildiğini düşünen insanlara tamamen bir sürpriz oldu.

cra0akxweaa1iag

Söz konusu tweetteki alıntı, The Elements of Eloquence: How to Turn the Perfect English Phrase (Güzel Konuşmanın Unsurları: İngilizce Mükemmel Üslupla Nasıl Konuşulur) adlı kitaptan. Kitabın yazarı, işi dil bilgisi konusunda kılı kırk yarmak olan Mark Forsyth, İngilizcede sıfatların kesinlikle bu sırada yazılması gerektiğini belirtiyor: Görüş-boyut-yaş-şekil-renk-köken-materyal-amaç ve ardından nitelenen isim. Yani sevimli, küçük, eski, dikdörtgen, yeşil, Fransa yapımı, gümüş bir yontma bıçağınız (a lovely little old rectangular green French silver whittling knife) olabilir. Ancak sıfatların sıralanışında en ufak bir değişiklik yaptığınızda, sizi dinleyen biri kafayı sıyırdığınızı düşünecektir.

692_orderofadjectives

Forsyth’in de kitabında belirttiği üzere, yukarıda geçen İngilizce sözcük grubunun sıralanışını değiştirmek kulağa eğreti geliyor; bu durumun mantıklı bir açıklaması yok, kimse tam olarak nedenini söyleyemiyor. Sanki bu durum, hepimizin bildiği, sır niteliğinde bir bilgi.

Ama ana dil olarak İngilizcenin konuşulmadığı bir ülkede İngilizce öğrenirseniz, bu gibi “sırlar” tüm detayları ve incelikleriyle öğretiliyor. Macaristan’da yaşayan bir İngilizce öğretmeni bu durumu bizimle paylaştı:

Kullandığımız kitap, sıfatların sıralamasını da Forsyth’in şaşırtıcı açıklama biçimiyle anlatıyor. Macar öğrenciler, ki şüphesiz diğer birçok ülkedeki öğrenciler, kuralı ezberlemekle uğraşıyor ve bir şeyi birden fazla sıfat ile ifade etmeleri gerektiğinde sıralamayı hatırlamaya çabalıyorlar.

Gerçek şu ki, İngilizcenin birçok kuralı sadece bu kurallara en yakın olanları şaşırtıyor.

Fakat kuralları öğrenmek her zaman kesin çözüm değil. Forsyth bildiğimizi sandığımız ancak aslında var olmayan kurallara da değiniyor. Örneğin dil bilgisi üzerine verdiği bir derste, İngilizcedeki “C yoksa I’den sonra E okunur” kuralının yanlış olduğunu ortaya koyan Forsyth, “piece” gibi kelimelerin nasıl okunduğunu hatırlatırken, kurala uyan 44 kelimeye karşı kurala uymayan 923 adet kelimenin bulunduğunu açıklıyor. “Their”, “being” ve “eight” istisnaların başlıca örneklerinden.


Çevirmenler:
Mirza Yeşiltaş
Barış Sadıç
Ekrem Emir

Editör:
Çağdaş Varol


Kaynakça
http://qz.com/773738/how-non-english-speakers-are-taught-this-crazy-english-grammar-rule-you-know-but-youve-never-heard-of/

Pin It on Pinterest

Share This