Çevirmen Nasıl Çalışır/Çeviri Nasıl Yapılır?

Çevirmen Nasıl Çalışır/Çeviri Nasıl Yapılır?

Çevirmenin işi, çeviri yapmanın ötesinde bir şeydir. Nasıl ki aşçı yemek yapar, çevirmen de çeviri üretir ve aslında çok daha fazlasını… Çevirmenin malzemeleri kelimelerdir, bilgi deposu ve masası, gözlükleri yardımcı aksesuarı. Çeviri yapmak çok ince iştir, iğne oyasına benzer. Hem özen, emek ister hem de zaman. İğneyle kuyu kazmak gibidir bazen. Zaman geçer ama çeviri bitmez. Bazen nakış nakış işlenir kelimeler büyük bir özenle.

Çevirmen sayısız mesleğe sahiptir ve çeşit çeşit çeviri üretir, hepsi kişiye özel butik tasarım. Alt meslekleri sınırsızdır. Çevirdiği metne göre bazen bir avukat olur, bazen bir bilim insanı, bazen bir yazar, doktor ya da mühendis… Her çeviriyle başka bir kimliğe bürünür ve başka bir hikâye yazar. Orijinal eserin sahibiyle bütünleşir, uyum içine girer ve eserden eser yaratır. Her birinin dili birbirinden çok farklıdır: Uzun, kısa; kolay, zor…. Kılıktan kılığa girer, konudan konuya koşar, daldan dala atlar. Çeviri tamamlanınca zafer de kazanılır. Mutlu Son!

Bazen uzun, bazen de kısa metrajlı film çekmek gibidir çeviri yapmak ve bazen çoktur zaman bazen de hiç yoktur, çevirmen saliselerle yarışır, bu arada kelimeleri de birbirleriyle yarıştırır, onlarla oynar, kelimelerin dünyasında kaybolur gider. Onları kendince süsler, çeviriye kendi rengini ve doğasını verir, ruhu ve tadını katar. Her yiğidin yoğurt yiyişinin farklı olması gibi her çevirmenin çevirisi ve çeviri şekli de kendine hastır. Çevirmen çevirisine el yazısı gibi imzasını atar ve resim yapar gibi kendinden izler katar. Bu yüzden her çeviri parmak izi gibi farklı bir çevirmene aittir, hemen izini ve rengini belli eder.

Kimi çevirmen gece kuşudur, kimiyse sabah kargalarla kalkar. Kimi gündüzcüdür, kimi gececi.. Çoğu zaman da mesaiye kalınır, çeviri molalarında uyunur, yenir, içilir, keyif yapılır ama çevirinin kendisi zor olmakla birlikte, çevirmen için çok keyifli bir iştir. Adı üstünde bu iş onun için biçilmiş kaftandır. Hiç kimse bir çeviriyi çevirmen kadar iyi yapamaz, sıkılır, bunalır, daralır ve ona paslar. Çeviriler sadece çevirmene aittir, başkasına asla!
Çevirmen sadece çeviri yapmak için yaratılmıştır, ruhu çeviriyle bütünleşir ve hayatı çeviriyle anlam kazanır, çevirmene de para kazandırır. Bir çevirmenin dünyası çok renklidir, ruhu çok zengin bir kütüphaneye benzer, nereye baksanız kelimeler dökülür her yerden.

Çeviri yapmak asla monoton değildir, çevirmen sürekli kendini günceller. Çok heyecanlıdır, sürekli merak eder, araştırır, okur, sorar ve fikir alır. Evirir, çevirir, çeviriye rötuş yapar ve sunar. Bir kompozisyon yazmak gibidir çeviri yapmak, yazarken heyecanla ilerlersiniz.

Herkesin yolu bir gün mutlaka bir çevirmenle kesişebilir ya da ona çevirisi düşebilir. Hayatınızda çevirmensiz ve çevirisiz kalmayın! Çevirmene ve onun çevirilerine mutlaka yer açın. Herkesin doktoru, avukatı, eczacısı vb. gibi bir de çevirmeni olsun. Çevirmen faydalıdır, ayaklı sözlük ya da kütüphane gibidir, size çok iyi gelir. Her an elinizin altında olması hoş olur.

Çevirmen anlatılmakla bitmez, tüm çevirmenlere keyifli çeviriler!
Bu arada çevirmenler olarak biz susalım, çeviriler konuşsun… 

Bir Cevap Yazın