Nasıl Çeviririm / Çeviriyorum?

Nasıl Çeviririm / Çeviriyorum?

Bu meslekte ilerleyebilmek için uzun yıllardır çeviri yapmaktayım. Bazı tercüme bürolarında stajyer gibi çalıştım. Çeviri ortamını, çeviri müşterisini ve çeviri işini birebir yerinde canlı canlı yaşadım. Riskleri, sorunları, beklentileri gördüm. Çok düşük fiyatlara ya da bazen ücretsiz gönüllü çeviriler yaptım.

Belirli konularda uzmanlaşmak için o konularda bazı eğitimler ve sertifikalar aldım. Bunlar bazen okul, bazen kurs eğitimi, vb. şekillerde oldu. Konunun uzmanlarından sözlü ve yazılı olarak birebir fikir ve bilgi aldım ve alırım. İnternette bu konularda araştırmalar yaptım, örnek uygulamaları inceledim ve bunları yapmaya hâlen imkanlar elverdiği ölçüde devam ederim. Benzer ifadelerin nasıl kullanıldıkları önemli. Onları kendi ifadelerimle karşılaştırır ve özünü anlamaya çalışırım.

Her yiğidin yoğurt yiyişinin farklı olması gibi her tercümanın da çeviri tekniği farklıdır.

Bana sorarsanız ben işte böyle çeviriyorum:

Öncelikle uzmanlık alanım olmayan aşırı teknik ve riskli işleri kesinlikle almam ki kaş yapayım derken göz çıkarmayayım. Ukalalık yapmanın ve her işe atlamanın hiç lüzumu yok, ne kendime ne de işe ve müşteriye zarar vermek isterim. Mesleki etik değerlerim var ve bunları asla çiğnemem.

Çeviri asla monoton bir iş değil, eskiden yaptığınız bir çeviriyi bile yeniden farklı şekilde çevirerek güncelleme ihtiyacı hissedebilirsiniz. Her insan çeviriye sadece kelimeleri, cümleleri, ifadeleri değil, biraz da kendini katar ve yorumlarını. Çeviriye nasıl bakarsa öyle görür, kişiye özeldir, eşi benzeri olamaz.

Öncelikle müşteri ile yazılı ya da sözlü ön görüşme yaparım. Çeviri hakkında bilgiler alır, ücret ve süre konusunda anlaşırım. Her müşterinin süre ve ücret teklifi birbirinden çok farklı olabilir. Bazen çeviriler en başında iptal edilebilir. Herhangi bir sorun olunca bunu hemen bildiririm. İşin müşteri tarafından onaylanması üzerine çeviriye uygun zamanda başlarım.

Çeviri yaparken hangi konu olduğuna çok dikkat eder ve ifadeleri, cümleleri, kelimeleri o konu ile bağdaştırmaya ve bağlamaya çalışır, o şekilde düşünürüm. Müşteri terminoloji vermişse bu çok büyük kolaylık ve avantajdır. Zira hepimiz birçok kelimeyi farklı karşılıklarda kullanabilmekteyiz çünkü aynı anlama gelen birçok kelime karşılığı vardır. Kendime bir terminoloji oluştururum.

Uzun cümleleri mümkün olduğunca bölmeye çalışırım ki anlam dağılması olmasın ve gramer farklılığından dolayı oluşan devrik cümleleri düz cümleye çevirmeye çalışırım ve yazım hataların dikkat ederim. Bunun için yazım programındaki yazık denetimi özelliğinden faydalanırım. Hataları kontrol eder ve düzeltirim.

Çevirinin konusu ve içeriği genellikle ilk paragrafta ortaya çıkmaya başlar ve devamı çorap söküğü gibi gelir. Bazen çeviri ilerledikçe ya da tamamlandığında geriye dönüp bazı ifadeleri değiştirme ve düzeltme ihtiyacı duyabilirim çünkü çeviri tamamlandığında tıpkı bir filmin sonuna gelmiş gibi başa sarıp konuyu çok daha iyi anlayabilirsiniz.

Hiçbir kelimeyi ve cümleyi gözden kaçırmamaya maksimum özen gösteririm ve orijinal ifadelerden mümkün olduğunca ayrılmam ve birebir çeviririm fakat hedef dilde yavan ve yapay duruyorsa mümkün olduğunda yerelleştirmeye çalışırım ki bu çok hassas bir dengedir. Çevirinin çeviri kokmaması gerekir, bunun için elimden geleni yaparım, gerekirse anadili olan bir editör ve uzmandan destek alırım. Sonuçta amaç çevirinin en iyi şekilde yapılmasıdır.

Müşteriden olumlu olumsuz geri bildirim geldiğinde mutlaka dikkate alır ve değerlendiririm. Düzeltmem gereken kısımlar varsa nedeniyle birlikte öğrenmek isterim ve inceleyip değerlendirmemi ve gerekiyorsa düzeltmemi sunarım. Önemli olan sonucun tatmin edici olmasıdır. Uygun yöntemi seçerim, önerilerde ve açıklamalarda bulunurum.

Çeviri teslim süresine çok özen gösteririm ve riske atmamaya çalışırım zira zamanında teslim edilmeyen, çok geç teslim edilen bir çevirinin hiçbir değeri, önemi ve anlamı olmayabilir. Bu nedenle müşteriden çeviri ile ilgili mutlaka kesin bir teslim süresi bildirmesini isterim. Kontrolüm dışında gelişen herhangi bir olağanüstü durum oluşursa da bunu müşteriye mutlaka zamanında makul nedeni ile birlikte bildiririm ve çözüm sunarım. Müşterimi asla mağdur etmek istemem. Empati yapmak şarttır. Söz verince mutlaka tutulmalıdır. Çeviriler genellikle aracılar tarafından gönderildiği için asıl müşteriye ulaşmada sorun çıkmasını ve aracının mağdur olmasını asla istemem.

Eleştirilere her zaman açığım çünkü her müşterinin beklentisi farklı olabilir ve her bir çeviri projesi -bazen benzer olsa da- birbirinden tamamen farklı içeriğe, uzunluğa ve şartlara sahip olabilir. Kaynak dildeki orijinal metinde gramer ve kelime, ifade hataları, vb. olabilir Bunu da gönderen kişiye uygun şekilde bildiririm ve mümkün olduğunda düzeltmeye çalışırım. Özellikle başka bir dilden çevrilmiş bir çeviriyi bambaşka bir dile çevirmek başlı başına sorun olabilir çünkü çevirinin çevirisi tam anlamıyla yapay çeviri şeklinde bir izlenim verebilir ki ilk çevrilmiş metinde hatalar olabilir. Bu tıpkı kulaktan kulağa oyunu oynamaya benzer.

Her çeviri hem yepyeni bilgiler hem de yepyeni deneyimler sunuyor, kendimi sürekli güncellemiş oluyorum ve bir sonraki iş her zaman diğerinden bir adım daha iyi oluyor, geçmişten ders alıyorum.
Çeviri yaparken benim genel tarzım bu şekilde, elbette ki istisnalar kaideleri asla bozmaz.

Peki ya siz çok değerli sevgili meslektaşlarım, siz nasıl çeviriyorsunuz?

Bir Cevap Yazın