80’lerin Vazgeçilmezi “Susam Sokağı” nın Eğitim Psikolojisi Bakımından Önemi

Aramızda epey 80’li ve 90’lı çevirmen vardır. Bu kuşak elbette ki -en kötü- bir kez bile olsa Susam Sokağı’nı izlemiştir. Peki, bir zamanlar saate bakarak başlasın diye dakikaları saydığımız bu Susam Sokağı’nın aslında bir sosyal deney projesi olduğunu biliyor muydunuz? Aslında o zamanlar eğlenmek için izlediğimiz minik bir programın gelecekte bizim için ne anlama gelebileceğini ve bizi nerelere getirebileceğini hiç düşünmemişizdir. Ama bilinçaltımızı iyi yönlendirdiğine bahse girerim.

Susam Sokağı, 1955 yılından 1961 yılına kadar aktif olarak NBC kanalında yayınlanan The Muppet Show adlı programın yapımcısı Jim Henson tarafından kurgulanmıştır. Yapımcılığını Joan Ganz Cooney ve Lloyd Morrisett’in üstlendiği Show’un kurgulayıcısı Henson, lise yıllarından itibaren kuklacılıkla alakalı performanslar ortaya koyan ve zaman içinde bu alanda kendini ispatlayan bir sanatçıydı.

Çocukların Televizyonu isimli kar amacı olmayan bir proje, Jim Henson ile görüşüp kuklalarını okul öncesi çocuklar için yapılan eğitim amaçlı bir programda kullanmak istediklerini belirtirler. Jim Henson, 1969 yılında ilk bölümü yayınlanan bu projenin üzerinde çalışırken Kurabiye Canavarı (Cookie Monster), Kirpik (Oscar the Grouch) Edi ile Büdü (Ernie and Bert), Elmo ve Minik Kuş (Big Bird) gibi Susam Sokağı’nın bilinen karakterlerine hayat vermiştir.

Susam Sokağı programı 1960’lı yıllarda henüz dizayn aşamasındayken bu programı şekillendirmek için bir komite kurulmuştu ve komitenin başına Harvard’ın dünyaca ünlü profesörlerinden Gerald Lesser getirilmişti. Susam Sokağı programını oluşturmak için o zamanın parasıyla 8 milyon dolarlık dev bir burs alınmıştı ve programın amaçları arasında 3-5 yaş arası çocukların öğrenme yeteneği hakkında bilgi sahibi olmak ve özellikle o yaşlarda okula gidemeyecek kadar fakir çocukların temel bilgileri öğrenebilmesini sağlamaktı. Yani Susam Sokağı aynı zamanda hem bir sosyal/psikolojik deney hem de sosyal projeydi.

Türkiye`de 1989 yılında TRT’de yayınlanmaya başlayan Susam Sokağı programı Nihat Amca, Tahsin Usta, Hakan Abi, Kurbağa Kermit, Sevimli Drakula, Minik Kuş, Edi ve Büdü ve Kurabiye Canavarı gibi karakterleri ile ön plana çıkmıştır.

1964 yılında Chicago Üniversitesi’nde yapılan bir araştırmaya göre bir insanın ömrü boyunca sahip olduğu öğrenme kapasitesinin yarısı ilk 5 yılda kullanılıyor, gerisi diğer yıllarda kullanılıyordu. Yani ortalama 70 yıl ömrü olan bir insan, ömrünün ilk 5 yılında ne kadar şey öğreniyorsa sonraki 65 yılında da toplamda bir o kadar çok şey öğreniyordu. Bu da insan ömrünün ilk 5 yılının eğitim ve öğretimde ne kadar önemli olduğunu, maddi gücü olmayan ailelerin çocuklarının bu dönemde ekstra eğitime tabi tutularak zengin ailelerin çocuklarıyla aralarındaki eğitim farkını kapatabilecekleri ortaya çıkartacaktı.

  • 1969 yılında Susam Sokağı 1 yıl boyunca yayınlandıktan sonra yapılan ilk araştırmalarda çarpıcı sonuçlar elde edildi. ilk olarak veri analiz edilirken çocuklar 5 gruba ayrıldı:
    1. Susam Sokağı’nı hiç izlemeyen çocuklar,
    2. Susam Sokağı’nı haftada 1 kere izleyen çocuklar,
    3. Susam Sokağı’nı haftada 2-3 kere izleyen çocuklar,
    4. Susam Sokağı’nı haftada 4 kere izleyen çocuklar,
    5. Susam Sokağı’nı haftada 5 kere izleyen çocuklar.

    Böylece sadece bir çocuğun programı izleyip izlemediğine değil, ne kadar sıklıkla izlediğine de bakılmıştı.

    Susam Sokağı’nın beklenenden daha büyük bir etkiye sahip olduğunu gören araştırmacılar programı çeşitli dillere tercüme edip bir çok ülkede yayınlanmasını sağlamak için de harekete geçtiler. Bu ayrıca deney ve araştırmaların da çeşitli ülkelerde yapılabileceği anlamına geliyordu.

  • 1976 yılında Washington State Üniversitesi’nde yapılan başka bir araştırmada, Susam Sokağı’nın çocukların sadece bilgi öğrenimine değil aynı zamanda sosyal yaşamına da katkıda bulunduğu ortaya çıktı. 3 yaşında kreşe başlayan çocukları izleyen araştırmacılar, çocukların diğer çocuklarla ve yetişkinlerle olan sosyal davranışlarını 2 yıl boyunca incelediler. İncelemenin sonunda Susam Sokağı izleyen çocuklarda diğerlerine göre büyük bir gelişme gözlemlendi. Özellikle sosyal konularda düşük olan çocuklarda çok büyük gelişme gözlemlenirken sosyal konuda zaten yetenekli olan çocuklarda fazla bir gelişme gözlemlenmedi.

  • 2003 yılında İsrail ve Filistin’deki çocuklar kullanılarak yapılan bir araştırmada Susam Sokağı izleyen çocukların karşı tarafa (İsrailli ise Filistinlilere, Filistinli ise İsraillilere) empati ve saygı duyma konusunda Susam Sokağı izlemeyenlere göre farklı olup olmadığı incelendi. 1998 yılında Susam Sokağı’nın Arapça ve İbranice versiyonları İsrail ve Filistin’de yayına başlamıştı ve her iki ülkedeki versiyonlarda da verilen en önemli derslerden biri; karşı tarafa saygı duymak, kendinden farklı olanlara empati göstermek gibi sosyal davranışlardı.
  • 1994 yılında yapılan bir başka araştırmada küçüklüğünde Susam Sokağı izlemiş olan çocuklar ergenlik zamanında testlere tabi tutuldu ve Susam Sokağı’nın etkisinin yıllar sonra devam edip etmediği araştırıldı. Ergenlere önce küçüklüklerinde Susam Sokağı izleyip izlemedikleri, izledilerse ne kadar izledikleri soruldu. Tabi ki yıllar önce çocuklukta izlenen bir programı herkesin çok iyi şekilde tahmin edilmesi beklenemez ama en azından bir tahmin yürütülebilir. Araştırmanın sonunda Susam Sokağı izleyerek büyüyen çocukların İngilizce, matematik ve fen derslerinde izlemeyenlere oranla daha yüksek puan aldığı ve okulda da daha iyi notlara sahip olduğu, daha çok kitap okuduğu, kendilerine güvenlerinin daha yüksek olduğu, insanlarla daha iyi geçindikleri görüldü. Bu da Susam Sokağı’nın etkisinin yıllarca devam ettiğini gösterdi.
  • Yapılan başka bir araştırmaya göre Susam Sokağı izleyerek büyüyen çocuklar izlemeyenlere göre liseyi %16 daha yüksek ortalamayla bitiriyorlar ve üniversiteye girme ihtimalleri de daha yüksek.

Birçok kişinin çocukluk kahramanları olan Minik Kuş, Kurabiye Canavarı, Kırpık, Edi ve Büdü’nün artık Susam Sokağı’nda yeni bir komşusu var.

Diziye turuncu saçlı küçük bir kız çocuğu olan Julia da katıldı.

Susam Sokağı’nın yapımcıları genç izleyicilere otizmi anlatmak için Julia karakterinin etkili olacağını düşünüyor.


Kaynakça:

Bir Cevap Yazın