Dilsel Zeka

Dilsel Zeka

Yaradılış itibarıyla hepimiz bazı yetilerle dünyaya gelir ve bunlar doğrultusunda kendimizi keşfederek hayatımıza yön veririz. İşte bu yetiler beynin dikte ettiği noktalarda bizi birbirinden ayrılan karakterlere dönüştürür. Sayfamız ve okuyucularımızı diğerlerinden ayıran özellik ise işte beynimizi kullandığımız bu noktada açığa çıkıyor. Bizi diğerlerinden ayıran ve kendimizi özel kılan zeka türüyle karşı karşıyayız –dilsel zeka!!!

Bilindiği üzere, araştırmalar sonucu ortaya sekiz adet zeka tipi çıkmıştır ve dokuzuncu zeka tipi olan yeni bir zeka tipi üzerinde de çalışmalar yürütülmektedir. Bu zeka tipleri şu şekilde sıralanabilir: “Sözel-Dilsel, Sayısal-Mantıksal, Görsel-Uzamsal, Bedensel-Kinestetik, Ritmik, Doğacı, İçsel ve Sosyal zeka”. Bunlara ek olarak hala çalışmaların yürütüldüğü “Varoluşsal – Felsefi Zeka” türü bulunmaktadır.

Çağdaş dil bilimcilere göre insan yaklaşık 3000’den fazla dili konuşabilme yetisi ile dünyaya gelir. Kişi bebeklikten itibaren dış dünyadan yansıyan sesler aracılığı ile isteklerini sesle ifade yollarını öğrenir.

İçinde doğduğu kültürel miras da kişiye neyi, nerede, ne zaman söyleyeceğini iletir. Bu süreçte kişi okuma ve öğrendiklerini dile getirebilmeyi dilsel zekası ile başarır.

Anne sesi, annenin konuşma tarzı, annenin dili kullanma şekli, annenin nesne ve olaylara gösterdiği sözlü tepkiler, bebeğin dilsel zeka alanının özelliklerini inşa etmeye başlar. Sonrasında ise coğrafi etkenler, tarihsel ve kültürel, çevresel ve ailesel etkenlerle gelişmek ve değişmekte olan bir süreç başlar.

Peki dilsel zekaya sahip kişinin özelliklerini sıralayacak olursak;

  • Güçlü bir kelime haznesine sahiptirler,
  • Kelimelerin anlamları, dil bilgisi kurallarına uyma, dilin yazılı ve sözlü kullanılması konularında hassaslardır,
  • Kendilerini ifade etmeyi severler ve dili düzgün ve ustaca kullanarak insanları etkilerler,
  • İnsanları dinlemekten ve onlarla konuşmaktan hoşlanırlar, ikna kabiliyetleri yüksektir,
  • Kelime oyunlarından ve bulmacalardan hoşlanırlar,
  • Dil öğrenmeye yatkın bu kişiler yeni dilin yapısını kolaylıkla çözebilir,
  • Telaffuz konusunda oldukça yeteneklidirler,
  • Belagat sanatını gerektiğince ifa edebilirler,
  • Araştırmacı yönleri ön plandadır,
  • Görsel zeka yönleri de gelişmiş olduklarından, gördükleri ve duydukları yeni kelimeleri kolayca ezberler ve mutlaka bir cümle içinde kullanmak için sabırsızlanırlar,
  • Sözel alanlarda oldukça başarılı bu kimseler kalemleri sağlam karakterlerdir,
  • Ezber kabiliyetleri yüksektir, kolay kelime ezberi yapar hatta koca bir kitabı bile yalayıp yutabilecek kapasitededirler.

Dilsel zekaya sahip kimselerin daha çok yöneldikleri ve başarılı oldukları meslek grupları ise; sunucu, editör, öğretmen, gazeteci, şair, komedyen, yazar, hatip veya avukat, tarihçi, politikacı, psikoterapist, satış elemanı, çevirmen’dir.

Sonuç olarak şahıslar üzerinden yapılan bu sınıflandırma yöntemleri her ne kadar tartışmaya açık olsa da bilimsel açıdan kategorileşme kaçınılmazdır. Bu açıdan aileleri bu konuda dikkatli ve özenli olmaya davet ediyoruz.

Yepyeni konularda görüşmek üzere…


Kaynakça

Bir cevap yazın