Artık “I want” Demiyoruz!

Artık “I want” Demiyoruz!

Ne zaman bir şey isteyecek olsak, bir arzumuz olsa alıştığımız –belki tek yol olarak– öğrendiğimiz o bilindik kalıp gelir aklımıza: “I want”…

Merak ettik, sorduk. Sorduğumuz 10 öğrenciden 8’i bir şey istemek, bir arzuda bulunmak için “I want” ile cümle kurmaya başladı.

Dilimizde olduğu gibi, İngilizcede de bir isteği, arzuyu ifade etmenin onlarca yolu var. Bu yollar varken neden sadece bu cümle ile sınırlandıralım kendimizi? Daha fazlasını istiyoruz, değil mi?

Bugün, İngilizce konuşanların günlük konuşmalarında kullandığı birkaç İngilizce ifadeye bakacağız. İsteklerinizi daha çeşitli, eğlenceli, hatta karizmatik şekilde belirtebileceğiniz cümleler hemen aşağıda:

 

I feel like a pizza… 

Korkmayın, bu ifade bir pizza duygularına tam anlamıyla sahip olduğunuzu anlamına gelmiyor (mümkün olmasına rağmen :) ). Bu İngilizce cümle “Bir pizza yemek istiyorum” anlamına geliyor. “Pizza” kelimesini başka herhangi bir isimle değiştirebilirsiniz.

Örnek: Let’s go out for a dinner tonight. – Yeah, sure! I feel like a pizza.

 

I am in the mood for chocolate.

Bu ifade bir önceki örneğe benzer. Bununla birlikte, fiziksel bir terimden çok duygusal bir arzuyu ifade eder.

Örnek:  I am in the mood for baked bananas with peanut butter.

 

I am craving a donut.

Eğer gerçekten, gerçek bir şeyler istiyorsanız (örneğin, bir çikolatalı çörek veya bir jöle donutu) ağzınız sulanıyorsa, o zaman bu İngilizce cümleyi kullanın.

Örnek: I am craving a big juicy steak!

 

I’m dying for a cup of coffee.

Bu ifade, uzun süre bir şeyler istediğinizde (canınız çektiğinde mesela) ancak elde edemediğinizde kullanılır.
Örnek: I’m dying for a cup of strong black coffee.

 

I would like some water, please. 

“I would like” ifadesi, bir arzuyu ” I want” ifadesinden daha nazik bir ifadedir.  Birisi size bir şey teklif ettiğinde sıklıkla duyarsınız.

Örnek:  Would you like some tea? – Yes, please.

 

Hit the spot.

Bu ifade diğer örneklere göre gündelik kullanımda sıkça rastlanan ve kimi yerlerde “argo/kaba” olarak kategorize edilmiş bir ifade olup gerçekten istediğiniz veya ihtiyaç duyduğunuz bir şeye ulaştınız anlamına gelir.

Örnek: Mmm… that marvelous piece of cheesecake really hit the spot. Thanks, Jenny!

 


Sizlerin de kullandığınız farklı cümleler var mı? :) 

Bir Cevap Yazın