Herkese merhaba, 8 Mart özelinde başladığımız “8 Çevirmen ∞ Hikâye” serimizin üçüncü yazısında Sn. Dr. Öğr.Üyesi Esra Özkaya ile birlikteyiz. Sektörün her alanından birbirinden değerli kadın çevirmenlere yer verdiğimiz projenin bu yazısında, bir kadın konferans çevirmeni olarak değerli Esra Özkaya’yı dinliyoruz. Deneyimlerini ve bilgi birikimlerini bizimle paylaştığı ve projemize destek verdiği için sonsuz teşekkürler.

“Bir gün değil her gün kadının günüdür!” diyerek herkesin Kadınlar Gününü kutluyor ve sözü Sn. Esra Özkaya’ya bırakıyoruz.

“Bir kadın konferans çevirmeni olmak nasıl bir his?” sorusunu yöneltti bana sevgili öğrencim Hüseyin.

Bu soruyu sorduğu günden beri düşünüyorum.

Belki de toplumsal cinsiyet eşitliğine ulaşılmaya çalışılan tüm alanlar ve meslekler içerisinde konferans çevirmenliği nadir ve olumlu alanların başında yer alıyor, bunu ne zaman düşünsem ve unutur gibi olsam yüzümde bir tebessüm belirir, içim ferahlar…

Neden mi?

Çünkü konferans çevirmenliği, yabancı dil alanındaki cinsiyet dağılımıyla da paralel olacak biçimde, çoğunluğu önemli ölçüde kadınların oluşturduğu bir alan.

Dil alanı, belki sizin de aşina olabileceğiniz üzere, genelde kadınların çoğunlukta olduğu bir alan olmasıyla bilinir, hatta alan seçiminin yapıldığı lise düzeyinde ve Mütercim Tercümanlık gibi üniversite bölümü düzeyinde de genelde erkek öğrencilerin 2 elin parmaklarıyla sayıldığı bir mevcuta sahip olmasıya tanınır, çokça da şakalara konu olmuştur.

İşte konferans çevirmenliği alanı da bunun bir uzantısı gibi…

Türkiye’de konferans tercümanlarını temsil eden ve ilk ve tek meslek örgütü olan Türkiye Konferans Tercümanları Derneği’nin sayfasından üye bilgilerine baktığımızda da bunu bir çırpıda görmek mümkündür.

Kadınların çoğunlukta olduğu bir alanda çalışmanın ve var olmanın nasıl olduğunu açıklamam gerekirse belki şu başlıklar altında ele almam mümkün olabilir:

Dişil enerjinin verdiği güç ve güven hissi:

Bu benim için ilk sırada yer alıyor çünkü kadınlar ile çepeçevre sarıldığınız bir alanda, konferans çevirmenliği gibi ‘stresli’ olmasıyla nam salmış bir işi gerçekleştirmek düşünüldüğü- ve hatta korkulduğu kadar- güçlüklerle dolu olmuyor artık. Biliyorsunuz ki kabinde, seyahatte, kahve arasında, eve dönüşte sizi desteklemeye, dinlemeye, yorulduğunuzda size arka çıkmaya hazır bir hemcinsiniz ve meslektaşınız orada. Bu his de gerçekten hiçbir şeye değişilmez.

Kadın zihninin pratikliği ve çevikliği ile çalışmak:

Erkek meslektaşlarımız lütfen bu maddeye alınmasınlar! :) Ancak kadın konferans çevirmenleri meslektaşlarımın son derece hızlı, çevik ve pratik düşünen profesyoneller olduğunu söylersem sanırım yanılmam. Bu da kendileriyle kabine girmeyi, zorlu konuları ve toplantıları kolaylıkla göğüslemeyi sağlıyor.

Kabin içi ve dışında kızkardeşlik:

Bu da, kadın olmanın getirdiği her durum ve konuyu bazen konuşmak zorunda bile kalmadan anlayabilmenizi ve anlatabilmenizi mümkün kılıyor.

Son söz olarak da, biz kadın konferans çevirmenlerini her koşulda destekleyen, saygı duyan, kadın hakları ve toplumsal cinsiyet eşitliği için bizler kadar çaba sarf eden erkek meslektaşlarımıza da bu vesileyle teşekkür etmek isterim; onlarla her türlü çabamız tam ve eksiksiz olabiliyor!

Çalışma hayatında ve sosyal/toplumsal yaşamın her alanında eşit olabileceğimiz günleri yakında görmek dileğiyle!

Dr. Öğr.Üyesi Esra Özkaya

TKTD Genel Sekreteri

Tags:

Bir cevap yazın