Hem bir etimoloji yazısı hem bir kültür yazısı olması için çabaladığım bir metinle karşınızdayım efendim…

İnsan, varlığından beri toplu halde yaşama eğilimine sahip olan, beraber hayatta kalma gücünü elde eden, her daim sosyal olan ve bundan haz duyan bir varlıktır.  İnsanlar, hangi coğrafyada hangi ülkede yaşadığı, hangi dine mensup olduğu fark etmeksizin mutluluğunu hatta hüznünü dahi paylaşmaktan sevinç duyarlar. Paylaşmanın ve sosyal olmanın merkezinde olan bayram günleri ise her ülkenin, her dine mensup kişilerin sevinçle geçirdiği ve takvimlerinin belirli zamanlarını ayırdıkları önemli günlerdendir.

Günümüzde hala varlığını sürdüren her sene belirli günlerin ayrıldığı, gerek dini inanışın getirileri olarak kutsal bayram günleri, gerekse duyduğumuz gururu ve sevinci kutlamak için önemli olayların bayram haline geldiği milli bayram günleri vardır. Peki, nedir ‘’Bayram’’ ? Bizim için önemli sayılan günlere verdiğimiz bu isim nereden gelmektedir? Etimolojisi nedir? Farklı dillerde karşılığını nasıl bulur? Farklı inançlarda nasıl değişiklik gösterirler? Farklı ülkelerde ve kültürlerde bu özel gün ne zamandır ve nasıl kutlanmaktadır?

Fransızcası; ”La fête”, İngilizcesi; ”Holiday ” veya ”Feast” olarak da kullanılan, Almancası; ”der Feier” olan kelimenin Türkçe karşılığı Bayramdır. Kaşgarlı Mahmud’a göre, Farsçada ”Yiyip içme, konuşup eğlenme meclisi” anlamındaki ”bezm” ve ”hoş ve sevinçli anlamındaki ”râm” kelimelerinden oluşan birleşik kelime ‘’bezrem, bezrâm’’  kelimesinden Türkçe’ye Oğuz’ların kullanımıyla ‘Beyrem, Bayram’ olarak geçmiştir. İşte bayram kelimesinin etimolojik hikâyesi de bu şekildedir. Bayram dediğimizde aklımıza genellikle koskocaman bir sofra, şekerlerle, çikolatalarla, lezzet kokan yemeklerle bezenmiş şenlik günü gelir. Sosyalleşmenin çok olduğu, insanların bir araya gelerek mutluluklarını paylaştıkları, küslerin barıştığı ve pek çok güzelliklerin vuku bulduğu hoş günlerdir. Bayramlar çoğu zaman dini inanışlar sonucu ortaya çıkan günlerdir ancak toplumların din öncesi yaşamalarında başarılarını veya büyük olayları kutlamak adına belirledikleri bayramları da mevcuttur. Sonuç olarak bayramlar tarihi eskiye dayanan ve insanlığın varlığından beri, mutluluklarını paylaşmak için bir araya geldikleri özel günlerdir, her bir dinde de bu özel günlerin varlığından söz edebiliriz.

  • Ramazan Bayramı

Müslümanlar için iki bayramdan birisi olan ve dini bir gereklilik olan oruç ibadetinin bitiminin ardından gelen Ramazan Bayramı, pek çok ülkede birbirine çok da uzak olamayan ama farklı geleneklerle kutlanmaktadır. Hicri takvime göre hesaplanan ve hicri ramazan ayının sonunda 3 gün süren ve tüm Müslüman ülkelerde kutlanan bir bayramdır. Ramazan ayı ve bayram, paylaşmanın çok olduğu maddi durumu iyi olanın iyi olmayana yardım ettiği ve kimsenin aç kalmamasına önem verildiği günleri kapsar, hatta bu yüzden bayram günlerinde oruç tutmanın yasak olduğu bilinir. Nihayetinde, etimolojik ismini de karşılayacak şekilde ikramların ve yemeklerin bol olduğu günlerdir.

  • Easter

Hristiyanlarda, en önemli bayramlardan birisi olan ve dilimize Paskalya olarak geçmiş Easter, pek çok Hristiyan ülkesinde kutlanan ve onlar için oldukça önem arz eden bir bayramdır. Hristiyanlar bu özel günlerinde, çarmıha gerilen İsa’nın ölümünden 3 gün sonra tekrar dirilerek göğe yükselmesini kutlarlar. Genelde 1 hafta süren bu bayram ülkeden ülkeye bazı farklı geleneklerle kutlamaktadır. Çoğu zaman 21 martta veya dolunaydan sonraki ilk Pazar günü kutlanır, yıldan yıla kutlanma günü farklılık göstermektedir. Paskalya pazarından bir hafta önce, Pazar günü kutlamalar başlar ve bu gün ”Palm Sunday” olarak adlandırılır. Paskalya gününden önceki Perşembe günü ”Maundy Thursday” olarak adlandırılır ve pek çok Hristiyan bu günü bir araya gelip ekmek ve şaraplarını paylaşarak geçirmektedir. Hristiyanlar bu günü İsa’nın ölmeden önce yediği son yemeği temsil eden ”Last Supper”a ithafen gerçekleştirirler. Bayramdan önceki Cuma gününü ise İsa’nın çarmıha gerildiği günün yasını tutarak geçirir ve ‘’Good Friday’’ olarak adlandırılır. Ve nihayet Pazar günü gelir, ”Easter Friday’‘ olarak adlandırılan bu gün, Cuma günü çarmıha gerilerek öldürülen İsa’nın tekrar dirilip göğe yükseldiği günü ifade eder.  Bayramın en belirgin sembolü renkli yumurtalardır. Hristiyan İnancına göre İsa’nın yeniden dirilişini temsil eder ve yeni bir hayatın sembolüdür. Günümüzde dışı renkli ve desenli kağıtlarla kaplı yumurta şeklindeki çikolataların boyanmasıyla elde edilir ve Hristiyan olan olmayan tüm çocuklara dağıtılır.

  • Roş Aşana, Sukot

Üç büyük dinden bir diğeri olan Yahudilik dininde ise yıl içerisinde kutlanan pek çok bayram vardır.  ”Roş Aşana” Bayramı” , ”Sukot Bayramı” bunlardan sadece bir kaçıdır. Roş Aşana Bayramı; yeni yılın gelişini kutlar, Yahudilerin geçmiş yılda yaptıklarını gözden geçirip bir daha yapmamaları gerektiğini düşündüren yeni yıla daha iyi başlamak için dileklerde bulunup bir araya geldikleri bayramdır.

Sukot Bayramı, yıllar boyu göçebe olarak yaşayan Yahudilerin çölde bir çardak bulup, güvenle barınmaya başladıkları günü anmak ve tanrının onları koruduğunu düşündükleri ve tanrıya bir defa daha şükrettikleri bayram günüdür.  Sukot ismi İbranicedeki ‘kulübe, Çardak ve Tapınak anlamına gelen ”Sukah” kelimesinden türemiştir. Yahudiler bu günde, dal ve yapraklardan yapılmış çardaklarda bir araya gelerek yemekler yer ve birlikte dualar ederler.

Evet, daha değinemediğimiz, bilmediğimiz, farklı kültürlere ve inançlara ait pek çok bayram vardır. Kültürler, yapılan eylemler, yemekler, kıyafetler her ne kadar farklı da olsa tüm bu bayramların en önemli ortak noktaları; birliktelik, paylaşma ve teşekkürdür.

Pandemi sebebiyle dünya çapında bayramların yalnız kutlandığı 2020 yılı, diğer yıllara nazaran daha sönük geçen bir yıl olsa da paylaşmak ve birlik her daim sahip olduğumuz duygulardır. Fiziki olarak sosyalleşme mümkün olmasa da sevdiklerimiz bir telefon uzağımızda…

Gayret ve sabırla atlatacağımız bu günler geçecek ve biz yine kalabalık sofralarda buluşacağız…

Herkesin Ramazan Bayramı Kutlu Olsun.

Tags:

Bir cevap yazın