Uzun ve zorlu bir çalışma periyodunun ardından, genç arkadaşlarımız için yeni hayatlarının başlaması yolunda en heyecanlı döneme girmiş bulunmaktayız. Tercih dönemleri gençler ve aileleri için bir yandan heyecan vericiyken stresi de yanında getiriyor. Bu yazımızda sizleri biraz da olsun rahatlatmak, küçük ipuçları vermek istedik…. Hadi bir müzik açın ve kahvenizi yudumlayın, hepimiz bu maratondan geçtik. Yanınızda olduğumuzu unutmayın.

Bir Hedef Belirleyin

Tercih dönemindeki öğrencilerin yaptığı yaygın hataların başında hedef belirlemeden tercih yapmak geliyor. Dil bölümünden tercih yapmış biri olarak dil alanından tercih yapacak arkadaşlarıma verebileceğim en iyi tavsiye tercih döneminin öncesinde bir hedef belirlemeleri ve basamak basamak ilerlemeleri olacaktır. Bu konuyla ilgili verilebilecek en iyi örnek öğretmenliğe puanım yetmiyor veya öğretmenliğin tuttuğu şehri istemiyorum bahanesi ile edebiyat bölümlerine yönelen arkadaşlarımız olabilir, bu düşünce ile edebiyat bölümüne gelen arkadaşlarımız mevcut sistemde formasyon gibi sorunlar ile karşılaşabiliyor ve aynı zamanda ilgisiz oldukları bir bölümü tercih etmiş oluyorlar ve ne yazık ki kimi zaman başarısız olmaları kaçınılmaz hale geliyor.


Araştırma Yapın

Özellikle dil bölümü öğrencilerinin büyük çoğunluğu üniversite sınavına İngilizce dilinden girip, tercih dönemi gelip çattığında farklı dil bölümlerine tercih yapmayı düşünüyorlar. Bunun tek nedeni ise; yeterli araştırma yapmamaları. Örneğin üniversitelerin bazıları Almanca eğitim verdiği bölümlerde öğrenci alımı yapmak için İngilizce sınavını geçerli sayıyorken, bazı üniversiteler hedef dilden sınava girilmesini talep edebiliyor. Yazının sonunda bu tarz talepleri olan üniversitelerin bazılarını görebileceksiniz ayrıca burada bahsedilmeyen fakat aklınızda olan bölümler veya üniversiteler için tercih öncesi YÖK Atlas’tan yararlanarak araştırma yapmanızı ve özel koşullar talep eden üniversiteleri incelemenizi öneririm.


Önceliğinizi Belirleyin

Tercih döneminde öğrencilerin yaptığı en yaygın hatalardan birisi de önceliklerini belirlemeden hareket etmeleridir. Örneğin çoğu öğrenci bölüm tercihi yaparken atama verilerini göz önünde bulundurarak tercih yapıyor fakat günümüz şartlarında bir bölümün yaklaşık dört yıl sonrasında atama oranını hesaplamak için kahin olmak gerekiyor. Dolayısıyla bu veriler ile hareket etmek ileride ciddi hayal kırıklıklarına neden olabilir. Bir başka durum ise, bazı öğrenciler bir sene daha çalışmayı göze alamıyoruz gibi bahaneler ile istemedikleri tercihlere doğru sürükleniyorlar. Sonrasında pişmanlıklar baş gösteriyor… Bazen de üniversite hayatlarını belirlerken duygularının esiri olabiliyorlar. Bazıları sırf istediği şehirde okuyabilmek için istemedikleri bölümleri tercih edebiliyorlar ki bunun tam tersi de mümkün… Sırf istedikleri bölüm tutuyor diye istemedikleri şehirleri yazan adaylar da olabiliyor. Tercih döneminde rehberlik almak bu durumların önüne geçebiliyor. İşin içinden çıkamadığınızı düşünüyorsanız, okul veya dershanenizdeki rehber öğretmenleriniz ile iletişim kurmanız işleri kolaylaştıracaktır.


Puan ve Sıralama Silsilesi

Tercih döneminde yardımcı olduğum öğrenci arkadaşlarım sıkça puanlama ve sıralama ile ilgili bilgi eksikliği yaşadıkları konusunda yakınıyorlar, hatta bazıları tercih listesinin kaçıncı sırasına hangi okulu yazdıklarının tercihi etkileyeceğini düşünüyor. Bu tarz hataların önüne geçebilmek adına tercihlerde puanlamadan öte, sıralamanın etkili olduğunun altını çizmek isteriz. Yine tercih yaparken sıralamayı dar tutmak adayların yaptığı bir başka hata mesela adaylar bazen sıralamalarından daha iyi yerleri yazmaktan kaçınıyor, fakat kimi zaman bu eylem sizi sürprizlerle karşı karşıya bırakabiliyor. Puanı yüksek diye tercih listesine almadığınız üniversiteye kabul alacakken, fırsatı geri tepmiş oluyorsunuz. Bu tarz problemleri ortadan kaldırmak için yapılabilecek en iyi şey 4 yıllık YÖK ATLAS verilerini inceleyip sıralamanızın altı ve üstü ve nokta atışı tercihler yapmanız olacaktır.

Yukarıda anlattıklarıma ek olarak, bu süreçte öğrenci arkadaşlarımız sıralamalarının büyüsüne kapılıp isteklerini göz ardı edebiliyorlar. Şehirlere göre tercih yapıp listelerini dar tutabiliyorlar ya da üniversiteye göre tercih yapıp bölümlerinden feragat edebiliyorlar. Küçük gibi görünen bu yapılan hatalar aslında hayatınızı, geleceğinizi etkiliyor. Tek yapmanız gereken ise: tercih yaparken duygulardan çok mantıkla hareket etmeye çalışmak ve başarısız olduğunuzu düşündüğünüz noktada profesyonel yardım almak!

Size bu dönemde fikir verebileceğini, rotanızı biraz da olsa aydınlatabileceğini düşündüğümüz linkler:

Lisans Tercih Sihirbazı

Uni Rehberi (Dil Bölümleri)

YÖK Atlas

Tercih dönemindeki tüm öğrenci arkadaşlarımıza başarılar dileriz…




Kaynakça:

Tags:

Bir cevap yazın