“Çeviri Söyleşisi” yarım saat önce bitti, tam bir buçuk saat hiç susmadan çeviri konuştuk, daha doğrusu Senem Hanım anlattı biz dinledik. Çok yoğun ve dolu bir etkinlik olacağını öncesinde gelen sorulardan az çok tahmin ediyordum; lakin bu denli bir verim tahmin ettiğimin de üzerindeydi.

Bu gibi çeviri etkinlikleri genelde spesifik bir konu üzerinde yoğunlaşır; daha önce de yapılmış, “Çeviride Kalite, Lokalizasyon, Kozmetik veya Teknik Çeviri, Cv Hazırlama…vs” gibi. Bugün yapılan etkinlik ise tam aksine sektöre genel bir bakıştı. Sektör deyince sadece özel ofis ve şirketler gelmesin aklınıza; akademi, staj konuları, iş bulma konusu, kitap önerileri, çeviri işletmesi açmak, hangi dil hangi uzmanlık alanında daha çok iş alır, çevirmenin bir günü nasıl geçer, çeviri müfredatı ve daha bir sürü konu.

Bugün her şey hakkında bilgi aldık ve aklımıza gelen her şeyi sorduk. Her birine bıkmadan, usanmadan cevap veren ve tüm sıcakkanlılığı ile bizleri kucaklayan Senem Kobya’ya Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Mütercim Tercümanlık Bölümü ve Cumhuriyet Üniversitesi Çeviri Kulübü (CÜTER) olarak teşekkürü bir borç biliriz. Nice konferanslarda buluşmak dileğiyle…

Etkinlik boyunca aldığım notların özeti niteliğinde, bu değerli bilgileri sizinle paylaşmamıza fırsat veren Çeviri Ajandası’na ayrıca çok teşekkür ederiz.

Bir Çevirmenin Üç Temel Özelliği Ne Olmalı?

Senem Kobya: 

1) Tutku: Mesleğe tutku, araştırmaya tutku, dile tutku, kültüre tutku.

2) Akılcı Çalışma: Bir çevirmen realist olmalı, akılcı yanını her daim kullanmalıdır, yani yaptığı işin ve emeğin maddi ve manevi karşılığını mutlaka almalı; çünkü çeviri emek gerektirir ve saatler harcanan bir iş bir karşılık bulmalıdır.

3) Kendine güven, sektöre güven, mesleğe güven.  Güven sektörümüz için oldukça önemli. Kendinize güvenmek için çalışın ve tecrübe kazanın.  Sektöre güven içinse umutlu olun, kendinizi geliştirin ve meslekleşme için çalışın.

Dijital Tercüme ne zaman ve nasıl kuruldu? Bir röportajınızda üniversite 3. sınıfta kurduğunuzu okumuştum, Bir  2. Sınıf öğrencisi olarak seneye böyle bir şey yapmak bana oldukça ütopik geliyor, bu konuda önerileriniz neler?

Senem Kobya: Sürekli ütopik gelen durumlar olacaktır, geçmişte de vardı. Şu anda da var ve gelecekte de olacak. Ben ilk çeviri yaptığım zamanlarda kelimelere, terminolojiye kocaman sözlükler ve ansiklopediler kullanarak çalışıyordum, o zamanlarda şu an sizin kullandığınız kaynak çeşitliliği, hızlılık ve çabuk erişim ütopik geliyordu ama benden önceki çevirmenlerin bakacakları bir sözlükleri dahi yoktu; Büyük Larousse sözlüğünün yazarının hiçbir kaynağı yoktu, kelimelerin anlamları yoktu, o kendisi araştırdı ve yazdı; o zamanda da tüm bunlar ütopikti. Bu yüzden bu gibi şeyler gözünüzü korkutmasın, her daim ulaşılması gereken bir üst nokta vardır, daima çalışmak ve bildiklerimize yeni şeyler katmak önemli. Terminolojiye hâkim olmak ve bir “stil kılavuzu” oluşturmak önemli adımlar.

Bir Çevirmenin Bir Günü Nasıl Geçer?

Senem Kobya: Çevirmenler tüm zamanlarını çeviriye ayırmamalı. Bir oranlama yapmak gerekirse: Bir çalışma periyodu, %10 tanıtım ve network, %20 TM güncelleme ve araştırma çalışmalarıyla ve % 70 çeviriyle geçer, bu bir bütündür ve bu şekilde çalışmak her daim ileriye taşır. UMS-6 Meslek standardında da bu doğrultuda bir planlama çizilmiştir.

Yapay Zekânın ve Makine Çevirilerinin Çevirmenlik Mesleğini Değiştireceğini Düşünüyor musunuz, Çevirmenlik Post-Editörlüğe Doğru Eviriliyor mu?

Senem Kobya: Evet, açıkça evet diyorum çünkü bu duruma “hayır” demek geleceği ön görememek olur ama bundan çevirmenlerin işlerini kaybedecekleri gibi bir sonuç asla çıkmamalı, çünkü çeviri süreci dediğimiz olgu bile sadece çeviriden ibaret değil.

Mesela makinelerin yapamayacağı; insana özgü bazı duygusal ve kültürel ögeler vardır; atasözleri, kelime oyunları, deyimler vb. çok farklı anlama gelen ve o kültürü yansıtan kullanımlar vardır ve bunun için her daim, erek kültüre hâkim bir “insan çevirmen” gerekir.

Ayrıca stratejik öneme sahip hiçbir dosyada sadece “human translation” ile bile ilerlenmez. Düzelti yapılır, redaksiyon yapılır, gerekirse yerelleştirme yapılır, yazım denetimi yapılır. Çevirmen bunların hepsinde konumlanabilir, uzmanlaşabilir.

Sonuç olarak çeviri sektörü ve çevirmen kaybolmaz sadece değişime uğrar. Makine çevirisi sadece makine gibi yapılan çevirilerin yerine geçer.

Kalabalık Çeviri Sektör İçerisinde Nasıl Parlarız, İş İmkânları Hakkında Ne düşünüyorsunuz?

Senem Kobya: Evet, belki mezun sayısı arttı ama aynı doğrultuda çeviri talebi de artıyor, çünkü çeviri sürekli daha da global hale gelen dünyamızda gerçek bir ihtiyaç. Elinizdeki kalemi düşünün, bunu bile ihraç etmek için birçok uzmanlık alanında çevirmene ihtiyaç vardır; şirketler artık uluslararası bir hal almak ve bu doğrultuda çalışmalar yürütmek zorunda. Uluslararası pazara açılmak demekse çeviri ihtiyacı demektir; yani çevirmen ihtiyacı. Farazi bir rakam verirsek; bundan on yıl önce, çeviri sektörünün getirisi 1 Milyon Dolar ise şimdi 10 Milyon Dolar, bu durum gelecekte daha da artacak; çeviri ve yerelleştirme küresel dünyanın daimi ihtiyacıdır.

Alan Uzmanlığı Seçerken Nelere Dikkat Etmeliyiz?

Karar vermeden önce tüm alanları dene, belki çok iyi bir hukuk çevirmenisin ve bu durumu bilmiyorsun, neyi seveceğine yapmadan karar veremezsin; her alanı denemelisin. Bir alanı çok sevdin ama ondan para kazanamayacağını düşünüyorsan %70 oranında maddi getirisi olan alanlar,  %30 oranında seni manevi olarak tatmin edeceğini düşündüğün alanlar şeklinde ayrıma git, iyi bir plan yap ve kendini geliştirmeye başla. Ayrıca şunları eklemek isterim: Teknik çeviri bitmez çünkü her zaman insanlar bir şeyler alıp satacak ve ticaret ve ilgili teknik konular var olacaktır; hukuk çevirisi bitmez çünkü insanlar her zaman bir anlaşmazlığa düşecek ve bunun için mahkeme kurulacaktır; reklam çevirisi ve lokalizasyon bitmez çünkü artık bir ürün satarken her ülkeye ayrı reklam çekilmiyor, tek bir reklam çekiliyor ve bu onlarca dilde onlarca ülkede yayınlanıyor, burada ise erek kültüre tam oturmuş bir reklam çevirisi ve erek kültüre tam uyumlu bir lokalizasyon şart. Bazı ülkelerde dişlerin beyaz olması güzel kabul edilirken çok farklı bir ülkede beyaz dişler makbul görülmez ve bir diş macunu reklamı için siz aynı reklam metnini o ülkede kullanmazsınız, erek kültüre tam hâkimiyet çok önemlidir.

Dil Çiftleri Hakkında Önerileriniz Nelerdir, Hangi Dilde Hangi Alanda Çalışmak Mantıklı Bir Karardır?

-İngilizce: Her alanda çeviri yapabileceğiniz bir dildir. Teknik, Kozmetik, Hukuk vb. ana uzmanlık alanları yanında daha az talep gören alanlara da yönelebilirsiniz.

-Fransızca: Fransa, dünyanın en zengin ilk on ekonomisi içinde yer alan bir ülke. Otomotiv, Kozmetik, Turizm, Hukuk başta olmak üzere pek çok alanda uzmanlık alanı çevirilerine ihtiyaç duyuyor. Fransızca 102 bölgede konuşuluyor ve 2050 yılında 500 milyona yakın konuşuru olacağı ön görülüyor.

-Arapça: Gıda, inşaat, televizyonculuk sektörleri başta olmak üzere çalışılabilir.

– Almanca: Almanya en çok ihracat yapan ülkelerden birisi, her şeyi üretiyorlar; bu anlamda Teknik çeviri gerektiren bir dil kesinlikle.

–  Rusça: Turizm, enerji ve tekstil sektörü, teknik çeviriler.

En çok kullanılan ve önerdiğiniz CAT Tool’lar hangileri?

Bu anlamda geçen yıl yaptığımız bir anketten de yararlandık, liste oldukça uzun olmakla beraber ilk üçte: Trados, MemoQ ve SmartCat vardı. Peşinden Word Fast, Mate Cat, Sartling, Omega T, Crowdin, Deja Vu, Across, Transit, Idiom izlemekteydi.

Bu bahsettiklerim söyleşide konuşulanların sadece bir kısmı, çok daha fazlasını konuştuk ama hepsini buraya aktarmak çok uzun sürecekti, bu sebeple daha ayrıntılı ve interaktif olması adına, kalan kısımlara YouTube kanalımıza yükleyeceğimiz söyleşi kaydından ulaşabilirsiniz. Bizim her bir dakikasından verim aldığımız oldukça ufuk açıcı bir konferans oldu. Başta Senem Hanım olmak üzere katılan herkese ve her bir CÜTER ekibine sonsuz teşekkürler.

Nice Konferanslarda Görüşmek Üzere Sağlıkla Kalın!

CÜTER Başkanı Fatma Zehra Akbulut

Tags:

Bir cevap yazın