Çevirmen kimliğiyle Fuzuli

Çevirmen kimliğiyle Fuzuli

Değerli Çevirmenlerimizden Aktan Aydoğmuş’un Çeviri Blog sosyal medya paylaşımıdır:
Az önce radyoda divan şairimiz Fuzuli’nin (1494-1555 Bağdat ve Kerbela) hayatını dinledim. Kendi ağzından anlatır gibi hazırlamışlar. Hayatı hep maddi sıkıntılar ve belirsizlikler içinde geçmiş. Şöyle diyordu Fuzuli:
“Para kazanmak için tercümanlık yapıyordum ama ödemeleri bir türlü düzenli alamıyordum. Mevlana’nın Mesnevi’sini çevirerek para kazanmaya çalışıyordum. Gece geç vakitlere, hatta sabahlara kadar çeviri yapıyordum. Şiirlerim beğeniliyordu ancak bu sayede geçinebilecek kadar para kazanamıyordum. Kerbela’da bulunan Hz. Hüseyin türbesinde bekçilik (türbedarlık) yaparak geçimimi sağlamaya çalışıyordum.Şiirlerim Safevi Hükümdarı Şah İsmail (İran) ve dönemin Osmanlı sultanı Kanuni tarafından da beğenilmişti ki, bana maaş bağladılar. Ancak Bağdat Valisi maaşımı bir türlü zamanında ödemiyordu. Maddi sıkıntılar içinde, Sultan’a bir şikayetname dilekçesi yazdım. Hiç umudum yoktu. Nihayet Sultan bir elçi gönderip, huzurumda valiyi fırçalamıştı. O günden sonra maaşımda herhangi bir gecikme olmadı.”

Demek ki çevirmenlikte de, bu işin bedelinin ödemesini yapanlarda da, 600 yıldır hiç bir değişiklik ve gelişme olmamış.
Hey hat, hayatlarımız ne kadar benziyor değil mi?
Gece geç saatlere kadar çeviri, eserlere değer verilmemesi, beğenilmemesi, ücreti alamamalar, şikayetnameler, geçim derdi, geçinebilmek adına dönemin muktedirlerine muhtaç olma, vs…

Bir Cevap Yazın