Rusça-Türkçe Dil Çiftinde Renk Algısı – II

Rusça-Türkçe Dil Çiftinde Renk Algısı – II

KIRMIZI – КРАСНЫЙ

Pek çok dilde kırmızı, kan sözcüğünden gelmektedir ve ateşle veya tehlikeyle özdeşleşmektedir ve aynı zamanda yasağın rengidir. Kırmızı, hem rengi bakımından hem de tüm dünya için taşıdığı önem bakımından her zaman güneşle ilintili olmuştur.

  • Rusçada Kırmızı

Красный (kırmızı) sözcüğü, etimolojik olarak Rusçada ilk başlarda ‘güzel’ anlamına gelmekteydi.

Алый : Türkçedeki ‘al’ kelimesinden geçmiştir. Алый’ın tanımı, genellikle kanla doğrudan ilişkilidir ve kanla karşılaştırılan objelerle kullanılır. Gelin, şimdi günlük hayatta kırmızı rengi nasıl karşımıza çıkıyor birkaç örnekle inceleyelim.

Fiziksel olarak ele aldığımızda Rusçada da kırmızı rengi, herhangi bir durumda insanın deri renginin değişmesini betimlemek için  kullanılır: Красный от смущения – (mahcubiyetten kırmızı). Buradan yola çıkarak Rusçada al rengi; al yanak, al dudak gibi tabirlerde de kullanılmaktadır.

Günlük hayatta ise kırmızı rengini, geleneksel Rus kıyafetlerinde de baskın bir şekilde görebiliriz. Masallarda ve hikayelerde sıkça kırmızı renkli nesneler görürüz. Bu nesneler uzun ömrü ve sağlıklı yaşamı çağrıştırır. Örneğin: Красная лента, красные сапоги.. (kırmızı kurdele, kırmızı çizme..)

Ayrıca Крас- kökünden anlam bakımından güzellikle ilişkili pek çok sözcük türetilmiştir: Красивый (güzel), красота (güzellik), краска (boya, renk), красить (boyamak), Украсить (süslemek) vb. Rus masallarında da güzel kızlara, (крас) kökünden türeyen ‘красная девица’ denilmekteydi.

Moskova’nın en ünlü yeri Kızıl Meydan (Красная площадь), yine Крас- kökünden türeyerek oluşmuştur. Eskiden Красная площадь- güzel meydan anlamına gelmekteydi.

Красный (kırmızı) sıfatının bir başka anlamı ise siyasi köklere sahip olmasıdır. İlk önce Rusya’da 1918-1920 yılları arasındaki iç savaş sırasında devrimin yandaşlarını ifade etmekte kullanılmıştır:

  • Красная армия – Kızıl ordu
  • Красный террор -Kızıl terör
  • Красный Октябрь -Kızıl Ekim

 

  • Türkçede Kırmızı 

Kırmızı kelimesi, “kırmız” adlı bir böcekten gelmektedir.

Al rengi, “ala” kelimesinden gelmektedir. İlk başlardan itibaren Kırmızı-Al kelimeleri rengini kandan almaktadır.

Kızıl sözcüğü ise Eski Türkçede kızmak (çok fazla ısınarak kızıl renge bürünmek) eyleminden türemiştir.

Fiziksel olarak da kırmızı rengi herhangi bir durumda insanın deri rengini değişmesinin betimlenmesinde kullanılır. Örneğin; öfkeden kızarmak, utançtan kızarmak vb. Ayrıca al dudaklar, al bayrak, al yanak… gibi tabirler kullanılır. Türk kültüründe kırmızı rengi sıkça karşımıza çıkar. Eskiden damada al kaftan giydirilip, geline al duvak takılırdı. Aynı zamanda günümüzde de geline bekâret, bereket anlamı yüklenen al kuşak takılır.

Kırmızı renginin, Türk duygusunu ve ruhunu anlatan bir millî sembol hüviyeti kazandığı görülmektedir. ’Türkün gözü aldadır’ sözü Türkler için kırmızının ne kadar kıymetli olduğunun bir göstergesidir.

MAVİ- ГОЛУБОЙ / СИНИЙ

Tüm araştırmalar, kâinattaki mavi rengin gökyüzünün gündüzki hâli olduğu konusuna odaklanmıştır.

  • Rusçada Mavi

Rusçada голубой (açık mavi) ve синий (koyu mavi) olarak iki mavi vardır.

Rusçada fazla derin olmayan, yansıttığı gökyüzü sayesinde temiz bir suyun ‘голубой’ olarak algılandığı gösterilmektedir. Açık mavi nehir için (голубая река), bulutsuz gün için ise Голубой (açık mavi) kullanılmaktadır. Голубой sıfatı, pek çok mecaz ifadede kullanılan çok nazik ve yumuşak bir renktir. Bu renge Rusçada genelde olumlu anlam yüklenir.  Eskiden Rusçada şefkat yüklü hitap tarzı olarak kullanılan kuş adı ‘голубь – (güvercin)’ голубь (mavi) kökünden türetilmiştir. Hitap tarzına örnek olarak; голубок ты мой: Güvercinim benim (erkek için) / моя голубушка/ голубка: canım benim (kadın için)

Mecazî olarak Türkçede bizim bildiğimiz pembe düş aslında Ruslar için açık mavi düş (голубая мечта) olarak tanımlanmaktadır. Benzer şekilde aristokrat ailelerin mensuplarının damarlarında голубая кровь – (açık mavi kan) vardır. Yani saf sıradan bir insanın kanıyla karışmamış kanın aktığı ifade edilir.

Синий, her zaman denizle ilgili bir sıfat olmuştur. Türkçedeki lacivert ise синий’nin tam karşılığı değildir. Синий, koyu mavi yani morumsu mavidir. Cиний (koyu mavi) kapalı, güneşsiz bir gün için kullanılır. Olumlu veya olumsuz durumlar için kullanılabilir. Rus kültüründe toplumda  sadece bilimle veya diğer soyut konularla ilgilenen ve bu yüzden kadınlığının yitirildiği düşünülen kadınlara ‘синий чулок‘(mor çorap) denilmektedir. Fiziksel anlamına geçecek olursak синяк (morluk,çürük) kelimesi син-  kökünden türetilmiştir. Diğer taraftan Türkçede soğuktan ten renginin değişimi morarmak olarak adlandırılırken Rusların algılamasına göre, посинет от холода  (soğuktan mavileşmek) denir. Yani biz morarırken onlar mavileşir.

  • Türkçede Mavi

Mavi; sessizlik, sonsuzluk, huzur ve duygusallığı ifade eder. Aynı zamanda mavinin bir tonu olan turkuaz, Türk rengi olarak bilinir. Denizin ve gökyüzünün bir rengi olması itibariyle sonsuzluk ve huzur kavramları da bu renk ile karşılanır. Türkiye, zengin coğrafyası sayesinde içerisinde mavinin birçok tonunu barındırır; açık mavi, koyu mavi, turkuaz, lacivert.. Bu renk, kutsal sayılan göğün ve suyun simgesidir.  Eskiden Türk kültüründe maviye genellikle “Gök” denirdi. Türk kültüründe gökyüzü kubbeye benzetilir ve gök kubbe olarak anılır. Bu yüzdendir ki cami, medrese, türbe, minare gibi yapılarda gök rengi kullanılmaktadır. Aynı zamanda Türk kültüründe önemli bir yere sahip olan mavinin nazara karşı da bir koruyucu olduğuna inanılır.

Görüldüğü üzere mavi rengi, coğrafi farklılıkların etkisiyle her iki millette de farklı kültürel ve fiziksel özellik barındıran anlamlar içermektedir.

SARI- ЖЕЛТЫЙ

İçimizi aydınlatan, keyif veren güneşimizin rengine geldi sıra. Sarı; kum ya da altın, limon, yumurta sarısının ve tabii ki güneşin rengidir.

  • Rusçada Sarı

Altın sarısı, güneş ve kutsallığın bir simgesidir. Güneş, aydınlık ve parlaktır. Masallarda geçen Rus Knezlerinin ışık saçması bu yüzdendir. İlk başlarda Rus kültüründe sarı rengi çok yaygın değildi. Daha sonra 17.yy’dan itibaren Avrupa’da oluşan salgın yüzünden hastalıkların, kötü çağrışımların sembolü olmuştur. Fiziksel olarak Türkçede olduğu gibi Rusçada da yüzün sarılığını ifade etmek için kullanılır: желтый свет лица- (Böbreklerin ve karaciğerin ciddi hasar gördüğünü anlatır.) Ayrıca bir başka anlam olarak sarı sayfalar, Türkçede olduğu gibi Rusçada da ilanların yayınlandığı gazete sayfalarını belirtir.

  • Türkçede Sarı

Altın sarısı, Türk mitolojisindeki Ülgen ile ilintilidir. Ülgen’in öyle bir sarayı vardır ki bu sarayın kapıları altından olup Ülgen de altın bir taht üzerinde oturmaktadır. Türk destanlarında sarı renk, kötülük ve felâket sembolü olarak görülmüştür. Özellikle Anadolu kültüründe hastalık sembolü olarak bilinir. Sarı ejderha, Türk masallarında kuşku ve kötü duygular veren bir motiftir. Ve son olarak edebiyatta sarı renk; sarı beniz, sarı yıldız, sarı çiçek gibi söz öbeklerinde yaygın biçimde kullanılır.

BEYAZ (AK) – БЕЛЫЙ / SİYAH (KARA)- ЧЕРНЫЙ

Siyah ve beyaz karşıtlığının olması, gün ve gecenin yer değiştirmesiyle ilintilidir.

Beyaz rengi, saflığın ve temizliğin simgesidir. Tüm renklerin toplamını ifade edip renklerin anası olarak bilinir.

Siyah rengi, karanlıktan doğan bir korku verir. Ölüm, kötülük çağrıştırır. Kara, simgesel olarak suskunluğu, korkuyu, karanlığı, kaybı ve yaşamın yokluğunu temsil eder.

  • Rusçada Beyaz

Cennet ve dünya arasındaki çizgidir. Işık, saflık ve özgürlüğün sembolüdür. Araştırmalara göre Kuzeyli halkların ilk beyaz rengi görmeleri beyaz kar ile olmuştur. Rusçada beyaz, beyaz ve beyaza yakın renkteki cisimler için kullanılmıştır. Örneğin: Белый хлеб (beyaz ekmek-buğday ekmeği), Белые ночи (Beyaz geceler) aydınlatılmış anlamı vardır. Белая кость (beyaz kemik) çok soylu anlamına gelirdi, yani soylu ailelere mensup olanlar için herhangi bir karışımın olmadığı ifade edilirdi.

Beyazın Rusçada nadir rastlanan bir anlamı vardır: Özgür anlamına gelmektedir. Eski Rus devletinin Tatar- Moğol istilasıyla ele geçirilmesinden sonra toprakların ‘beyaz’ yani özgür olduklarını ifade etmek için kullandıklarına dair bir görüş vardır: Белоруссия (Beyaz Rusya).  Bir başka anlamı ise belli bir ölçüsü, kafiyesi olmayan şiirler için kullanılır: Белые стихи: beyaz şiir (serbest şiir).

  • Türkçede Beyaz

Türklerin Şamanizm etkisi altında kaldığı dönemden kaynaklanan güçlülük, ululuk ve adalet kavramını içerdiği görülmektedir. Kültürümüzde gelin olmanın işareti beyazdır. Çünkü güzelliğin, saflığın simgesidir. Eski Türklerde genç kızlar, evlenene kadar kırmızı başörtüsü takarlardı. Evlendikleri gün ise beyaz giysiler giyerler ve beyaz başörtüsü takarlardı. Günümüzde ise bu giysi, gelinlik adı altında giyilen giysidir. Ak gerdan, ak alın, ak bilek, ak boyun vb. sıfatlar da güzellik tanıtılmasında kullanılmıştır.

İnsanoğlunun ilk gıdası olan sütün renginin beyaz oluşu nedeniyle Anamın ak sütü gibi helal deyiminin yanı sıra günlük yaşamda beyaz renkle yapılan benzetmeler ve ‘ak günler, alnının akıyla’ gibi söylemler hep iyi niyet, saflık ve temizliği işaret eden sözlerdir.

  • Rusçada Siyah

Rus kültüründe siyah, genelde olumsuz anlamlar taşır. Hemen hemen Türkçe ile anlam bakımından benzeşmektedir. Örneğin; Черные смысли (kara, kötü düşünceler), Черный хлеб (siyah ekmek), Черные дни (kara günler), Чернорабочий (vasıfsız işçi), Черные люди (kötü insanlar), Черный нал (kara para).

  • Türkçede Siyah

Türk kültür ve sosyal yaşamında kuzeyin işareti olmuş bir sözcüktür. Karayel  kuzeyden esen rüzgâr olarak adlandırılırken, Karadeniz ise “kuzeydeki deniz” anlamını ifade etmektedir. Kara sözcüğü bir yandan denizin dışındaki toprak parçalarını işaret ederken bir yandan da ışıksız, karanlık anlamını içermektedir. Kara gece dendiği zaman “Karanlık, ışıksız gece” anlamına gelirken, kara gün kelimesi daha imgesel olarak “Uğursuz, kötü gün” anlamlarında kullanılmaktadır. Kara bağır da “Dertli, sıkıntılı gönül” anlamındadır.

YEŞİL – ЗЕЛЁНЫЙ

Pek çok dilde etimolojik anlamı ot ve bitkilerle ilgili sözcüklere dayanmaktadır.

  • Rusçada Yeşil

Зеленый : Yeşil ve ot anlamına gelir. Meyve ve sebzeler için olgunlaşmamış anlamına gelir. Yeşil, hamlık demektir. Örneğin: Зелёное яблоко (yeşil elma)- sadece meyvenin rengi değil hamlığı da söz konusudur. Rusların bilincinde olgunlaşmamış insan için de зелёный (tecrübesiz, acemi) kelimesi kullanılır: Зелёная молодёжь (Tecrübesiz gençler)

Fiziksel olarak Türkçede öfke, hiddet durumlarında kırmızı rengi kullanılırken (kıskançlıktan kızarmak, öfkesinden kızarmak) Rusçada Зелёный sıfatı insanın dış görünüşü için olumsuz anlam taşır ve böyle durumlar için yeşil rengi kullanılmaktadır:

Позеленел от злости: (hiddetten rengi yeşil olmuştu).

Зелёный от зависти (kıskançlıktan renginin yeşile dönmesi).

  • Türkçede Yeşil

Yaşıl (Yeşil):  Taze bitki anlamına gelir. Türkçede meyvenin rengini belirtmek için kullanılır (Yeşil elma). Yaş sözü ise bütün Türk kavimlerinde insan ömrü için kullanılan bir sözcüktür. Örneğin, Eski Türkler yaşlarını söylerken “Ben kırk yaşarma (yeşerme) gördüm.” derlermiş. Edebiyatta canlılığın ve diriliğin simgesi olan yeşil, deyimlerimizde yeşile çalmak, yeşile susamak, yeşillenmek gibi söz ve söz öbekleri biçiminde kullanılmıştır. Aynı zamanda eskiden beri ‘yeşil sancak’ Türk kültüründe var olmuştur.

Gördüğümüz gibi renkler her millet için sadece somut olarak değil, soyut olarak da birçok farklı anlam ifade etmektedir. Farklı milletlerdeki kültürel veya mecaz anlam taşıyan renkleri bilmek bazı iletişim sorunlarını önlemekle kalmayıp, o ulusa dair bizlere birçok ipucu verecek ve farklı bir bakış açısı sunacaktır. :)

 


Kaynakça

Türk Edebiyatı

Mironova Color

StudoPedia.su

Rusça ve Türkçe İki Dil İki Kültür, Elena Napolnova Demiriz

Dilin Aynasından, Guy Deutscher

Bir cevap yazın