Kültür ve Sanat Eki: Hep Birlikte Bern’i Keşfedelim!

Kültür ve Sanat Eki: Hep Birlikte Bern’i Keşfedelim!

Gelin hep birlikte İsviçre’nin  başkenti olan Bern şehrine seyahat edelim.

Bern, şu ana kadar gezdiğim en güzel şehirlerden bir tanesi oldu diyebilirim. Gördüğüm güzellikleri, şehrin büyüsünü sizlere nasıl ve hangi kelimelerle anlatabilirim bilmiyorum. Şehrin içinde doğallığına el sürülmemiş Aare ırmağını görüyorsunuz. Alp dağlarından gelen o temiz havanın soğukluğunu bu ırmağın kenarına geldiğinizde derinden hissedebilirsiniz. Bern şehrinde herhangi bir balkonda otururken bile karşınızda Alp sıra dağlarının eteklerine uzanan o eşsiz kar manzarasını görebilirsiniz. Akşam olduğunda bu güzel şehirde denemeniz gereken birtakım lezzetler var. Örneğin benim favorim “Käse-Fondü” yani peynir fondüsü! İsviçre’ye yolunuz düşerse Käse-Fondü denemeden seyahatinize devam etmeyin. Çünkü bu yöresel peynirlerin tadına bayılacaksınız.

Peki şehirde nereleri ziyaret etmelisiniz ? Hemen bakalım;

Berner Altstadt
Orta çağın gerçekten hala etkisinin sürdüğü hissedilen bir sokak… 1983 yılında Unesco tarafından Dünya Mirasları Koruması altında alınmıştır. Eski dar yolları ile birlikte gerçekten tarihi de içine kapsamış evler bulunmaktadır. Orada olduğunuzda o eski güzellikleri, yıpranmış ancak günümüze kadar güzelliğinden hiç ödün vermemiş bu yapıtları hayretler içinde izleyecek ve tarihin o tozlu raflarına gideceksiniz…

Zytglogge
Bern şehrinin batı tarafından kalan kısmı “Kramgasse” olarak adlandırılmıştır. Bu yol oldukça uzun  yaklaşık 300 metre uzunluğunda ve bu yol sonunda orta çağdan kalan bir saat kulesini göreceksiniz. Bern’in en eski anıtı olduğunu söyleyebilirim! Ünlü ve sıra dışı bir saat kulesidir. Her saat başı soytarı iki çanı çalar, ardından ayılar geçidi başlar, horoz ötüp kanatlarını çırpar, kum saati döner. Aynı zamanda Astronomik bir saat kulesi olduğunu görebiliyoruz.


İsviçre Federal Sarayı, Bundesplatz 3, 3005 Bern, İsviçre

Bundeshaus(Fedaral Devlet Binası)
Bern, seyehatiniz esnasında mimarisi sebebiyle mutlaka görmeniz gereken bir yer. Federal Devlet Binası, birkaç yüz metre ileriden bile mimarisiyle gözleri büyülüyor. Binanın hemen arkasında yer alan bahçesi ve seyirlik alanı ise görülmeye değer. Muazzam manzarası ile Bern şehri tabiri caizse ayaklarınız altında. Binanın önünde belli zamanlarda su gösterileri gerçekleşiyor ve bu Bern şehrinde oldukça ünlü… Ama ne yazık ki noel tatilinde orada olamamam sebebiyle bu gösteriyi göremedim ve sizlere de gösteremedim.

Der Rosengarten( Gül bahçesi)
Yaz aylarının vazgeçilmezi… Bern şehrinin eşsiz güzelliğini en güzel simgeleyen yerlerden biri… Gittiğiniz zaman epeyce zaman geçireceğiniz yer. Hele ki güneş açmışsa muazzam manzarada size eşlik ediyorsa, değmesinler keyfinize! Gül bahçesi, sadece bir dinlenme parkı değil, aynı zamanda yıllar sonra bile bakıp sizi o anlara götürecek hatıra fotoğrafları için harika bir yerdir. Adından da anlaşılacağı gibi, park içinde doğal güzellikleri ile yer alan farklı çeşitlerden bitkiler bulunmaktadır. Edinmiş olduğum bilgilere göre gül bahçesinde 223 gül, 200 süsen ve 28 orman gülü ve nicesini görebilir, onların o büyülü zarifliğini hayranlıkla izleyebilirsiniz.
1700’lü yıllarda burası dinlenebileceğiniz ve ziyaret edebileceğiniz bir park değildi. 1765’ten 1877’ye kadar şehrin mezarlığı olarak kullanılmış olup, 1913 yılından itibaren bahçe halka açık bir dinlenme parkı olarak hizmet vermeye başlamıştır.

Ayrıca bu gül bahçesinde Bern şehrinde uzun yıllar yaşamış olan dünyaca ünlü dâhi Albert Einstein heykeli ile bir selfie çekilme fırsatınız da olucaktır. Instagram hesaplarınızdan #ilovebern ve #einsteinselfie etiketleriyle paylaşabilir ve dünyaya yüzyılın dâhisinin hala bizimle yaşadığı gösterebilirsiniz! Ayrıca şehirde bir de botanik bahçesi bulunuyor. Vaktiniz kalırsa burayı da ziyaret etmenizi öneririm.
Eğer İsviçre sınırları içerisindeyseniz doğal güzellikler hep sizinle olacaktır.


Albert Einstein’ın Evi
Bern şehrine gelip burayı görmemek olmazdı. Albert Einstein, 1903’ten 1905’e kadar Bern’de yaşadı ve kendisine ait olan izafiyet teorisini burada geliştirmiştir… Eşi Mileva ile Kramgasse’de yer alan apartmanın ikinci katında bulunan dairelerinde yaşıyorlardı. Dilerseniz ziyaret edebileceğiniz bu ev zamanın kalıntılarını gösterirken aynı zamanda dünyaca ünlü fizikçinin hayatını da gözler önüne sermektedir.

Der Bären Park (Ayı Parkı)
2009 yılından beri Bern şehrinin tam merkezinde Aare nehrinin kıyısında yaklaşık 6000 metrekarelik bir alanda ayılar yaşıyor! Gerçekten okuduğunuz gibi hem de… Ayıların tırmanabileceği, balık tutabileceği ve oynayabileceği doğala yakın bir ortam yaratılmıştır. Aralık ayında oradaydım ve ayıların kış uykusuna yatmış olmalarından dolayı onları göremedim. Ama uzaktan yerleri oldukça rahat ve güzel görünüyordu!

Şehir içinde bu anlattığım noktalardan başka bir noktaya kolaylıkla yürüyerek gidebilirsiniz.


Başka bir gezi yazısında siz değerli okurlarımızla buluşmak dileğiyle…
Sevgiyle kalın!

Bir cevap yazın