Wednesday, October 23, 2019
ÇEVİRİ VE ÇEVİRMENLERİN DÜNYASINDAN KISA KISA


Çağdaş İran Edebiyatının Gazel Divası: Simin Behbehani

Kadının ve toplumun sesi, gazelin divası…Ve karşınızda Simin Behbehani!

Yazar: Hande VİŞNE , Kategori: Çeviri Çeviri ve Kültür , Tarih: 15 Temmuz 2019 Etiketler: , , , , , ,

Simin Behbehani

Simin Behbehani, 20 Haziran 1927 yılında Tahran’da dünyaya gelmiştir. Babası Abbas Halîlî dönemin ünlü bir şairi, yazarı ve İkdam Gazetesi’ nin müdürüdür. Abbas Halîlî, Arapça ve Farsça dillerinde şiir söylemiş ve Firdevsi’nin Şahnâme’sinden yaklaşık 1100 beyiti Arapçaya tercüme etmiştir. Aynı zamanda sayısız romanlar yazmış ve yayımlamıştır. Annesi Fahr-i Uzma Argun (Fahir Adil Hil‘atberi) şair, yazar ve gazeteciydi. Kendisi gibi düşünen birkaç kadınla birlikte 1922 yılında Vatansever Kadınlar Derneğini (Encümen-i Nisvân-i Vatenhâh) kurmuş ve bu derneğin aktif üyesi olmuştur. 1935 yılında Kadınlar Gazetesi’ni kuran Fahr-i Argun, İran’da kadın hareketinin ve feminist düşüncenin öncüsü olup kadın haklarını korumuştur. Ayrıca Demokrat Parti (Hizb-i Demokrât) üyeliğinin dışında Fransızca öğretmeni olarak da görev yapmıştır.

Sîmîn Behbehânî annesini ve şiire yönelmesini şu cümlelerle açıklıyor : “Küçükken tamamen anneme bağlıydım çünkü babamdan ayrılmıştı ve kendini tamamen bana vermişti. Babamı çok az görüyordum. Tek dayanağımın annem olduğunu biliyordum. Annem bana adalet, dürüstlük, doğruluk, mutluluk, şefkat, acıma gibi duyguları kazandırdığı gibi bana İran müziği eğitimi vererek şiirdeki redif ve kalıpları öğretmiş oldu. Şair olmak için gerekli olan her şeyi öğretti ve beni şairliğe teşvik etti. Küçüklüğümden beri şair olmam için çabaladı. Kelime kelime şiirleri dilime yerleştirdi.”

Behbehânî’nin şiirlerindeki başarısının ailesinden geldiğini anlamak hiç de zor değil. Annesi, onun küçükken edebiyata ilgi duymasını ve edebiyat dünyasında da başarılı bir şekilde yerini almasını sağlamıştır. Çok iyi bir eğitim sürecinden geçen Sîmîn Bihbehânî ilk şiirini on dört yaşında yazmıştır. Daha ilk şiirinde toplum sorunlarına değinmiştir. Bu konu hakkında da kendisi şunları söylemektedir:  “Annem ilk gazelimi Meliku‘ş Şuarâ Bahar’ın editörlüğünü yaptığı Nevbahar Gazetesi’ne gönderdi ve orada yayımlandı.’’

Yazdığı gazelin ilk beyiti şöyle:

“Ey açlıktan inleyen millet, ne yapıyorsun?
 Ey perişan fakir millet ne yapıyorsun?” 

1958 yılında hukuk fakültesine girmiştir. Aynı zamanda edebiyat fakültesine de kabul edilmiştir. İki bölüm okuma konusunda bazı tereddütleri olsa da hem hukuk hem de edebiyatı bitirmiştir. Edebiyat fakültesine ısrarla devam etmesinin sebebi ise şair olma tutkusudur.

“Bilmediğim gam ve kederden yandım
Benim içimde ne mahşerler koptu”
Câ-yi Pâ

Sîmîn Behbehânî 1951 yılından 1981 yılına kadar sadece eğitimle meşgul olmuştur. Kısa bir süre Kadınlar Derneği’nin (Encümen-i Nisvân) hukuki danışmanlığını üstlenmiştir. 1978 yılında, İran Yazarlar Derneği (Kanûn-i Nevîsendegân-i İrân) üyeliğini kabul etmiş ve derneğin başkanı olmuştur. Aynı yıl İnsan Hakları Gözetmeni Hellmann-Hammet Grant ödülünü (Human Rights Watch/ Hellman- Hammett) almıştır. 1999 ve 2002 yılında Nobel Edebiyat ödülü adayı olmuştur. 1999 yılında ise Berlin’de Carl Von Ossietzky ödülünü almıştır.

“ Ben senin gözlerinle görüyorum ey kirpiği siyah
Eğer (gözlerim) kararırsa işini gücünü bırak.”
Şenîdî Ez Heme-yi Yârân

Yazmaya ilk başladığında geleneksel tarzda ve daha çok klasik gazel formunda şiir yazarken daha sonraları dörtlüklerden oluşan formları da kullanmaya başlamış, şiirin biçim ve içeriğinde bazı değişikliklere gitmiştir. Geleneksel gazel türünden yeni gazel türüne sıçrayışı sadece teknik bir dönüşüm değildir. Dikkatli bakılmadığı sürece onun yeniliklerinin eski metin şekillerinden farklı olduğu anlaşılmaz. Klasik şiir türü olan gazeli biçim açısından örnek alarak gazelin içeriğini değiştirmiştir. Temel içeriği aşk olan gazelin temasını sosyal ve gündelik konular oluşturmuştur.

“Yeniden kuracağım seni ey vatan!
Gerekirse canımın kiliyle
Tavanına sütun yapacağım 
Gerekirse kendi kemiklerimle
Koklayacağım sendeki çiçeği yeniden
Genç kuşağının arzusuyla
Yıkıyacağım yeniden yüzündeki kanı
Sel gibi akan gözyaşlarımla”

Ünlü şair, 19 Ağustos 2014 tarihinde Tahran’da hayatını kaybetti. Behbehânî, ilk şiirinden itibaren toplumun sorunlarını, halkın çektiği sıkıntıları şiirlerine ustaca aktarmıştır. Şiirlerinde masallar, atasözleri, hurafeler ve çocuk oyunlarına sık sık yer vermiştir. Sıradan insanların sorunlarını, toplum baskısını ve kadının bu toplumda çektiği sıkıntıları şiirlerine aktarmıştır. Bunları yaparken de herkesin anlayabileceği bir dil kullanmaya özen göstermiştir ve böylece çağdaş İran edebiyatının ölümsüzleri arasına girmiştir.

Sözleri Simin Behbehani’ye ait olan ve Hümayun Şeceryan tarafından seslendirilen Chera Rafti (Neden Gittin)

Neden gittin? Neden huzursuzum…

KAYNAK

Simin Behbehani

Doğan Alpaslan Demir

Vatan Şiiri

Seda GÜZEL, Çağdaş İran Şairlerinden Simin Behbehani’nin Hayatı, Edebi Kişiliği ve Şiiri, Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Fars Dili ve Edebiyatı, Yüksek Lisans Tezi, Ankara 2013.

Pin It on Pinterest

Share This