Friday, September 20, 2019
ÇEVİRİ VE ÇEVİRMENLERİN DÜNYASINDAN KISA KISA


Röportaj|İtalyan Dili ve Edebiyatı Bölümünü Kazandım, Yaz Tatilini Nasıl Değerlendirmeliyim?

ÇeviriBlog ailesi olarak İtalyan Dili ve Edebiyatı kazanan tüm arkadaşlarımızı tebrik ediyor, başarılarla dolu bir akademi hayatı diliyoruz.

Yazar: E. Derya YAMANER , Kategori: Çeviri , Tarih: 28 Ağustos 2019 Etiketler: , , , , ,

ÇeviriBlog ailesi olarak İtalyan Dili ve Edebiyatı kazanan tüm arkadaşlarımızı tebrik ediyor, başarılarla dolu bir akademi hayatı diliyoruz. Sizlere bölüm hakkında fikir vermek ve güzel bir başlangıç yapmanıza yardımcı olmak adına İtalyanca Dilbilimci ve Yabancılar İçin Türkçe Öğretmeni Kübra KOÇER ile gerçekleştirdiğimiz röportajımızı sizlerle paylaşmaktan onur duyuyor ve sizlere yardımcı olmasını umuyoruz.

Dilbilimci, Yabancılar için Türkçe Öğretmeni Kübra KOÇER

Kübra Hanım merhabalar, aslında isminiz okurlarımıza yabancı değil çünkü ÇeviriBlog yazarlarımızdan birisiniz ve yazılarınızı okumak keyif verici. Bildiğiniz üzere üniversite tercih sonuçları açıklandı ve yeni arkadaşlarımız aramıza katıldı. İtalyan Dili ve Edebiyatı Bölümü hedefine ulaşmış görünüyor. Peki bölümü yeni kazanan arkadaşlarımıza neler önerirsiniz?

Öncelikle tüm öğrencileri tebrik ediyorum. Her birinin dünya standartlarında eğitim almış, yabancı dilini etkin kullanan bireyler olmasını temenni ediyorum. Keyifli ve dolu dolu geçen bir üniversite hayatı diliyorum. İtalyan Dili ve Edebiyatında, eğer hazırlık sınıfı açıldıysa alfabeden başlanarak gramer eğitimi görülecektir ama hazırlık sınıfının açılmadığı senelerde bu “hazırlık” birinci sınıfta başlıyor. Senenin başında hazırlık sınıfı gibi alfabeden başlanıyor ve sene sonunda neredeyse tüm gramer konuları bitmiş oluyor.

Konular çok, zaman kısıtlı ve eğer öğrenci İtalyanca öğreten bir liseden gelmiyorsa veya bu dili daha önce öğrenmediyse konuya çok yabancı. Edebiyat fakültelerinde öğrencilerin çoğu daha önce bir yabancı dil öğrendiği için, bunun faydasını çok hızlı geçen ilk senede görecekler ama bu fayda asla yeterli değil. Bu bölümü bitirmiş bir kişi olarak geriye dönüp baktığımda ben şunları önerebilirim: İlk sene vakit çokmuş gibi görünebilir ama okuldaki dersler ayrı, kişisel çalışma ayrı düşünülmelidir. Bildiğimiz gibi bazen kelime ve gramer testlerinde başarılı olan insanların konuşamadığını, duyduğunu anlamadığını, bir sohbete iştirak edemediğini görürüz. Bu sorunlar genellikle, sadece kitaba bağlı çalışan insanlarda görülüyor. Dil öğreniminde temel beceriler olan okuma, yazma, dinleme ve konuşmayı eşit şekilde geliştirmeliyiz. Toplamda dokuz ay olan o iki dönem içinde bırakalım bu temel becerilerin eşit şekilde geliştirilmesini, her bir konu için gereken süre bile ayrılamayacaktır. Bu yüzden okuldan bağımsız olan çalışmada ilk yılın önemi büyüktür. Çünkü ilk sene görülen hız, üst sınıflarda bu kez tarih, sanat, edebiyat içerikli derslerde görülecek. Bu derslerdeki başarı için eğitim dönemi ve yaz tatili boyunca İtalyanca öğrenimine odaklanılmalıdır. Bir diğer önerim ise öğrencilerin mutlaka özgeçmiş okumalarıdır. İtalyan dilini kullanarak, ticaret, turizm ve çeviri hizmetleri gibi alanlarda başarılı olan insanların özgeçmişlerini okumak, hem öğrencinin ne istediğini bulması hem de bölümü en güzel şekilde değerlendirmesi için çok önemli.

Bu bölümden mezun olan herkes edebiyat çevirmeni ya da öğretmen olmak zorunda değil. Konferans tercümanı, rehber, iş insanı ya da diplomat olabilirsiniz. Ayrıca bölümünüzle ilgili olduğunu ya da ona katkı sağlayacağını düşündüğünüz okul içinde ya da dışında her etkinliğe gitmenizi tavsiye ederim. İtalyan dili ve edebiyatı öğrencisi, Felsefe bölümünün düzenlediği bir etkinliğe giderek kendisini besleyecek çok şey öğrenebilir mesela. Çift Anadal veya Yandal yapmak çok mantıklı olabileceği gibi sınavsız ikinci üniversiteden de yararlanılabilir. Burada dikkat edilmesi gereken, en popüler ya da illa dört yıllık bir bölümü değil; sizin işinize yarayacak olan bölümü seçmektir. Örneğin bu bölümü okurken sınavsız iki yılık Dış Ticaret bölümüne kaydolan kişi belki de ilerideki başarılı bir ticaret hayatının temellerini atacaktır. Okul dışında da kariyer planlamasında yardımcı olacak kişileri bulmak ve birden fazla kişiyi dinlemek faydalı olacaktır. Kimi zaman iktisat fakültelerinin iş insanlarını davet ettiği zirveler oluyor. Böyle etkinliklere gidip herkesin iş hayatının nasıl farklı farklı olabileceğini görmek çok ufuk açıcı olacaktır. Ayrıca mezun olduğunuzda yapmayı istediğiniz iş için ne tür hazırlıklar yapmanız gerektiğini de öğrenebilirsiniz.

Kübra Hanım, üniversite hayatı boyunca ”İyi ki …” demek için bu yaz tatilinde okunmasını önereceğiniz edebi kitaplar neler?

Bu bölümü kazanan bir öğrenci, derslere başlamadan önce İtalyanca bir gramer kitabı alıp çalışabilir. Bu kitap gramer derslerine başlamadan önce güzel bir farkındalık oluşturacak ve bilgi sahibi edecektir. Ayrıca öğrencinin kendisine yapacağı en büyük iyilik, İtalyan tarihini önce Türkçe okumaktır. En azından ilk iki yılda işlenen, kritik öneme sahip konuları genel olarak söyleyebilirim. İnternet’te bulacakları açıklamalar, kısa bilgilendirmeler onların işine inanılmaz yarayacaktır. Örneğin bir öğrencinin, ikinci sınıfa geçtiğinde, Rönesans’ın ne zaman başladığını ve ne olduğunu bilmesi, ona çok büyük bir özgüven verecektir. Okuyacağı İtalyanca metinleri anlamasını kolaylaştıracaktır.

Önemli tarihsel konular:
Antik Çağ (L’Età Antica)
Ottaviano Augusto
Orta Çağ (Il Medievo)
İtalya’da Rönesans ve bu dönemin sanatçıları
Riforma- Controriforma
Napolyon Dönemi
I Mille-Regno d’Italia
Risorgimento
Garibaldi
Faşizm Dönemi

Örneğin “İtalyan Tarihi” yazarak İnternet’te araştırırlarsa M.Ö. başlayan bir tarihten günümüze kadar bilgi bulabilirler. İtalyan tarihi üzerine yazılan kitaplar da çok işlerine yarayacaktır. Zamanla araştırmalarını derinleştirmeleri gerekecek. Bu verdiğim konu başlıkları özellikle ilk iki senede işlenecek konular, sonrasında çok farklı isimler de görülecek ama yeni kazanan arkadaşlarımızın dersler başlamadan okuması için faydalı konular. Bu araştırma, okuma ve benzeri süreçler, her dönem yapılması gereken bir şeydir. Örneğin üçüncü ve dördüncü sınıfa gelmeden önce çalışılacak edebiyat akımları, sanatçılar ve eserleri önce Türkçe sonra İtalyanca okunmalıdır.

İtalyan Dili ve Edebiyatı’nın bu denli köklü olduğunu bilmiyordum açıkçası. Üniversite yılları boyunca katkı sağlaması adına Dilbilim açısından tavsiye edeceğiniz kitaplar nelerdir?

Akşit Göktürk: Çeviri: Dillerin Dili Mehmet Rifat: XX. Yüzyılda Dilbilim ve Göstergebilim Kuramları
Metinlerarasılık  ve eleştiri kuramları üzerine yazılar okumanın yanı sıra Mikhail Bakhtin, Julia Kristeva, Umberto Eco, Roland Barthes, Gérard Genette gibi kuramcıları bilmek çok önemli.

Kübra Hanım, bu bölümü yeni kazanan arkadaşlarımızın İtalyanca dersleri iyi anlayabilmeleri için gerekli dil düzeyi nedir?

İtalyan Dili ve Edebiyatı bölümünde eğer hazırlık sınıfı açılmamışsa ve doğrudan birinci sınıfa başlanacaksa ilk yıl dil öğrenimi ile geçiyor büyük ölçüde. İkinci sınıftaki derslerin anlaşılması için iyi bir kelime bilgisine sahip olmak ve yazılanı olduğu kadar konuşulanı da anlamak gerekiyor. A2 seviyesinin bitmiş olmasında fayda var.

Kübra KOÇER / İtalyan Dili ve Edebiyatı mezunu

İleriye yönelik önemli bir konu: Genel kültür. Peki, aramıza yeni katılan arkadaşlarımıza genel kültür edinimi açısından neler önerirsiniz?

Her şeyden önce böyle bölümlerin okuma alışkanlığı gerektirdiğini iyi bilmemiz gerekiyor. Elbette bütün bölümler okumayı, araştırmayı gerektiriyor ama bir dilin edebiyatını okuduğumuz zaman dile, tarihe, önemli şahıslara ve eserlerine karşı ilgili olmalıyız. Derslerde bize belli bir süre içinde sunulan konuları, ders sonrasında derinlemesine araştırmalıyız. Sınavlar için adı geçen bütün yazarların eserlerini okumamız istenmeyebilir ama bizler, elimizden geldiğince gördüğümüz, duyduğumuz isimlerin eserlerini araştırmalı, okumalıyız.

Çeviribilim dünyasında da çokça öne çıkan ve tartışmalara konu olan bir sorum var size, ikinci dil edinimi açısından yeni arkadaşlarımıza hangi dil öğrenim tekniklerini önerirsiniz?

Eğer sosyal medya kullanıyorlarsa öğrendikleri dildeki sayfa ve grupları mutlaka takip etmelerini tavsiye ederim. Bu anlamda özellikle Facebook tam bir açık kitap gibi. Örneğin bir İtalyan grubunda, soru soran, yanıt ya da tavsiye arayan, bir şey satan, fikrini belirten herkes üslubuna, eğitim seviyesine- dildeki yetkinliğine ve yetiştiği yerde kullanılan lehçeye dair ipuçları veriyor. Bu mecrada paylaşılan görsellerin, capslerin, dileklerin, özlü sözlerin hepsi, yabancı dilin geliştirilmesi için çok faydalı. Elbette bazen yanlış kullanımlar da görülecek. Bu, neredeyse herkesin yazdığı “açık kitap”ta bir gramer kitabı gibi sadece doğru kullanımlar olmayacak ama dile dair bilgiyi artırmak için son derece faydalı. Ayrıca artık İtalyanca öğrenmek için YouTube, Instagram ve Facebook’ta bu işi profesyonelce yapan, çok iyi görseller ve videolar hazırlayan sayfalar var. Bu sayfaları takip edersek bilgiler hep karşımıza çıkacak ve ezberlemek için özel bir çaba göstermesek de aklımızda kalacak. Bu noktada, takip edilecek sayfaların titizlikle seçilmesini tavsiye ederim. Maalesef İtalyanca öğretmek için kurulmuş ama çok basit cümlelerde çok büyük hatalar yapan sayfalar da bulunmakta.
Dr. Ali Işık’ın kaleme aldığı “Yabancı Dil Nasıl Öğrenilmez? Nasıl Öğrenilir?” adlı kitabı herkese öneririm. Bu tür kitaplar dil öğrenim teknikleri açısından fikir verecektir. Dil öğrenimi ve dil edinimi arasındaki farkı araştırmalıyız. Lisan, sadece kitabın kapağını kaldırdığımızda öğreneceğimiz bir şey olmamalı. Biz onu görmeliyiz, duymalıyız. Radyodan gelen ses, bilgisayardaki sekme, televizyondaki görüntü olmalı dil. Aynı ana dilimiz gibi etrafımızı kuşatmış olmalı.

Kübra Hanım, yeni nesillere rehberlik edip yol gösterdiğiniz için çok teşekkür ederiz. Değerli tavsiyelerinizin yeni başlayanlar için yararlı olmasını umuyoruz. ÇeviriBlog yazılarınızı takipte kalacağız.

KAYNAK

Öne Çıkan Görsel

Konuğumuzun fotoğrafı kendi bilgisi ve izni dahilinde röportajımızda kullanılmıştır.

Pin It on Pinterest

Share This