Tuesday, November 19, 2019
ÇEVİRİ VE ÇEVİRMENLERİN DÜNYASINDAN KISA KISA


Röportaj|Latin Dili ve Edebiyatı Bölümünü Kazandım, Döneme Nasıl Başlamalıyım?

ÇeviriBlog ailesi olarak Latin Dili ve Edebiyatı Bölümünü kazanan tüm arkadaşlarımızı tebrik eder, başarılarla dolu bir akademi hayatı dileriz.

Yazar: E. Derya YAMANER , Kategori: Çeviri , Tarih: 20 Eylül 2019 Etiketler: , , , , , ,

Sizlere bölüm hakkında fikir vermek ve güzel bir başlangıç yapmanıza yardımcı olmak adına Klasik Filolog Adayı ve İngilizce Tercüman Uğur YILDIRIM ile bir röportaj gerçekleştirdik, yeni seçimlerinize yol gösterici olmasını diliyoruz.

Uğur Bey merhaba. Röportaj teklifimizi kabul ettiğiniz için müteşekkiriz. Latin Dili ve Edebiyatı bölümü hakkında doğrudan bilgi alabileceğimiz kişileri bulmak çok zor açıkçası. Sizinle karşılaşmak bizim için çok güzel bir tevafuk oldu. Umarız bu röportajımız bölümü yeni kazanan fakat endişe duyan öğrencilerin de yüreğine su serper nitelikte olur. Öncelikle bölümü yeni kazananlara neler önerirsiniz?

İlk olarak, başlangıç için ne kadar zor olduğunu biliyor olsam da ne istedikleri konusunda emin olmalarını öneririm. Latin Dili ve Edebiyatı ile Eski Yunan Dili ve Edebiyatı mezunları birer klasik filolog olacakları için kendilerinde bu yolu gerçekten de takip etme gücü görüyor olmaları onlar için büyük bir önem teşkil eder. Bölümü araştırın, tanıyın ve en önemlisi öğretim yılı başlamadan önce kendinizi bu bölüme hazırlayın.

Kesinlikle ve kesinlikle öğretim süresince kendinizi çeşitli konularda geliştirmeye bakın. Bu disiplinler birden fazla yetkinlik gerektirir. Burada sadece Latin/Eski Yunan Dilini değil; bu dilin nasıl kullanıldığını, bu dili konuşanların günlük yaşamlarını, tarihini,  düşünce şekillerini, inançlarını ve yönetim şekillerini öğreneceksiniz. Elbette bunların hepsi birinci sınıfta karşınıza çıkmayacak fakat kendinizi bunlarla karşılaşmaya hazırlamanız sizin için en hayırlısı olacaktır ki karşılaştığınızda da şaşkınlık darbesi yemeyesiniz.

Sadece derslere katılıp, sınavları verip mezun olmaya odaklanmayın. Üniversite tecrübeniz boyunca etkinliklere katılım gösterin, insanları tanıyın, faaliyetlerde bulunun. Çünkü öğretim döneminiz boyunca görüp öğreneceğiniz her şeyi mezun olduktan sonra gerek iş hayatınızda gerekse günlük hayatınızda kullanacağınıza emin olun.

Tabi ki üniversite, kampüsüyle, kantiniyle, bazen öğrenci işlerinde sıra beklemesiyle hayatı öğretiyor bizlere. Peki, okul yolunu gözlerken bu süreçte hangi kitaplar okunursa üniversite eğitimi boyunca iyi ki dersiniz?

Bölümü kazanmadan önce Latin ve Eski Yunan dünyasıyla tanışmamış arkadaşlar varsa -ki ben de onlardan biriydim- ilk önce Homeros’tan ”İlyada” ve ”Odysseia”, Vergilius’tan ise “Aeneis” destanlarını okumaları onlar için harika birer başlangıç olacaktır. Bu eserleri ileride çok daha yakından tanıyacaklar fakat farkındalık açısından önceden okunmasını tavsiye ediyorum.

Ardından tarih bilgisi bana göre olmazsa olmazlardan, çünkü metinler incelenmeye başlandığında, anlaşılması zor cümleler çıkacaktır. Bu cümlelerin analizinde o cümleleri söyleyen kişinin, hangi dönemde yaşadığı, ne düşünüyor olduğunu biliyor ve tahmin edebiliyor olmamız gerekir ki çevirimizin desteklendiği bir altyapı oluşsun. Tarihten kastım ise tabii ki Roma Krallığı, Roma Cumhuriyeti ve İmparatorluk dönemleridir. Bunların sırasıyla yakından incelenmesi gerekir. Bunun için Eutropius’un “Kısa Roma Tarihi” eseri başlangıç için uygundur çünkü gerçekten kısa ve çarpıcı olaylar anlatılmaktadır. Doğruluğu ve kanıtlanabilir olması ise başlıca ayrı bir konudur ki buna burada değinmeyeceğim. Oğuz Tekin’in “Eski Yunan ve Roma Tarihine Giriş” kitabı ve Bülent İplikçioğlu’nun “Hellen ve Roma Tarihinin Anahatları” da ardından okunabilir. Elbette bunlar yetmeyecek ve daha fazlasına ihtiyaç duyacaksınız ki artık o noktada klasik filolog adayımızın araştırmacı kişiliği devreye girmektedir.

Tarihi de cephaneliğimize ekledikten sonra tabii ki felsefeye giriş yapmamız gerekir. Özellikle üçüncü sınıfta oldukça haşır neşir olacaklarından Çiğdem Dürüşken’in “Antikçağ Felsefesi” eseri bizler için büyük bir velinimettir. Elbette mitoloji de bizim bir parçamız olacağından Jean-Pierre Vernant’ın “Torunuma Yunan Mitleri” eseri arkadaşlarımız için eğlenceli bir durak olacaktır. Anlatılması gereken engin bilgi kütüphanesinin ancak ilk bölümü olabilir belki de bu önerilerim. Dahası için ayrıca bir başlık açmamız gerekeceğinden bu konuya burada ara veriyorum.

Uğur Bey, üniversite yılları boyunca katkı sağlaması açısından genel kültür ve Latin Dili  ve Edebiyatı açısından tavsiye edeceğiniz kitaplar nelerdir?

Çok güzel bir soru çünkü bu eğitim boyunca edinilecek bilgiler günümüzde kullanılan bilgilerin gerçekten de bel kemiği niteliğinde. Çeşitli konularda bizleri aydınlatan ve bize rehber olan bu coğrafya gerçekten de harikalar yaratmıştır. Birkaç eser vermem gerekirse bunlar sırasız bir şekilde, Platon’dan “Sokrates’in Savunması”, “Phaidon”,”Gorgias”; Cicero’dan “De Senectute – Yaşlılık Üzerine”, “Tanrıların Doğası”; Iuvenalis’in “Saturae – Yergiler” eserleri sadece bunlardan birkaçı olacaktır. Gerçekten de sayması çok zor olduğundan şimdilik bunları önerip gerisini değerli hocalarımıza bırakacağım.

Teşekkür ederiz, Platon ve Cicero dışındakileri yeni öğrendim ve edinmek isterim en kısa zamanda. Peki, yeni kazanan biri hangi seviye dil bilirse Latince olan dersleri/ derste kullanılan kaynakları daha iyi anlayabilir?

Tam olarak şu seviyede dil bilmeniz gerekir diyemeyeceğim fakat çok iyi seviyede İngilizce ve Fransızca bilinmesi çok işe yarayacaktır.

Biraz da genel bilgilerden bahsedecek olursak; genel kültür edinimi açısından yeni kazananlara neler önerirsiniz?

Hem bölüm ile ilgili hem de kişinin sevdiği türlerde bol bol kitap okunmasını, makale araştırılmasını, belgesellerin izlenilmesini ve hatta o dönemlerin müziklerinin dinlenilmesini öneriyorum. Bilgi ve genel kültür başlığı altında yapacağınız her şeyin birbiriyle bağlantısı olacaktır. Hiç beklemediğiniz bir noktada yardımını göreceksiniz. Ne kadar aktif olursanız o kadar düşünce şeklinizin de değiştiğini, evrimleştiğini fark edeceksiniz.

Uğur Bey, biliyoruz ki bu bölümü kazananlar İngilizce bir sınavla geldi. Bu bağlamda ikinci dil edinimi açısından yeni arkadaşlarımıza hangi dil öğrenim tekniklerini önerirsiniz?

İnsanın bir dili nasıl öğrendiğini düşünmeye çalışın. Nasıl başlar, nasıl devam eder… Bu süre içinde etkenler neler olabilir? Biz anadilimizi nasıl öğrendik? Bu soruya soruyla cevap vereceğim. Bu sorunun cevabını bulmayı da arkadaşlara bırakıyorum. Ama unutmayın ki cevap soruda gizli olabilir.

Evet, çok güzel bir yere değindiniz. Benim savunduğum kuramlardan biridir deyip fazla bilgi vermeden eski yazılarımın okunmasını isteyeceğim :) Aslında Latince, Roma İmparatorluğu’nun resmi dili evet, bir de bildiğim kadarıyla ona tıbbın dili derler, sizin bölümden mezun olanlar genelde ilaç ve tıp alanında mı çalışıyor?

Böyle bir genelleme yapamayacağım. Duyduğum kadarıyla mezunlarımız yayınevleri, özel şirketler, resmi kurumlar gibi birçok alanda istihdam bulabilmekte. Çeşitli alanlarda kendinizi geliştirin dememin sebeplerinden biri de bu. Çünkü mezun olduktan sonra hangi yoldan devam edeceğiniz gerçekten de sizin elinizde. Bu biraz kişinin neyi ne kadar istediğiyle bağlantılı oluyor.

Yani, kişi kendini nasıl geliştirirse kendi yolunu da ona göre yönlendirebilir bence de. Ayrıca şöyle de bir şey var ki Latin Dili ve Edebiyatı’nın Eski Yunan Dili ve Edebiyatıyla iç içe olduğunu söylerler. Sizin bölümü okuyan biri Yunancayı ne kadar öğreniyor?

Daha önce de bahsettiğim gibi Latin Dili ve Edebiyatı ile Eski Yunan Dili ve Edebiyatı mezunu kişi bir klasik filolog olacaktır. Klasik Filoloji’nin bu dalları birbirleriyle gerçekten de iç içe, çeşitli konularda birbirini desteklemektedir. Öğrenci bunu zaman geçtikçe daha iyi anlayacaktır. Dört yıllık lisans eğitimi süresince ilk iki yıl Latin grameri ile birlikte Eski Yunan grameri de alınmaktadır. Bu sürede Eski Yunan dilinin (Çağdaş Yunan dili ile karıştırmayalım) gramerinin ana hatlarını öğrenmiş olacaktır. Son iki yılda ise dilerse misafir olarak derslere devam edebilir ve öğrenilen gramerin detaylarına inebilirler.

Gerçekten verimli bir röportaj olduğunu düşünüyorum. Alana ne kadar uzak olsam da ortak noktalar görebildim ve yeni bir şeyler öğrendim. Bugün bizlere ve ardımızdan gelenlere gerçekten çok katkınız oldu, umarım onlara değer verdiğimizi ve onları önemsediğimizi bir kez daha anlatabilmişizdir sizinle. Çok teşekkür ederiz Uğur Bey.

KAYNAK

Öne Çıkan Görsel

Öneri İçerik

Pin It on Pinterest

Share This