Spor Çevirmenliği-Bir İzçev Başarısı Daha!

Spor Çevirmenliği-Bir İzçev Başarısı Daha!

BİR İZÇEV BAŞARISI DAHA!
Efendim, geçtiğimiz hafta İzmir Çeviri Öğrencileri Platformu (İZÇEV) olarak düzenlediğimiz ve Ege Üniversitesi’nin ev sahipliği yaptığı etkinliğimizde Spor Çevirmenliğinden bahsettik. Konuğumuz kim miydi? Kaan Kural. Evet, evet NBA maçlarını yorumlarıyla bizlere sevdiren; sempatik tavırları ve spora verdiği değerle kendini hafızalarımıza kazımış olan Kaan Kural.
Son zamanlarda gerek İZÇEV olarak gerekse de Türkiye Çeviri Öğrencileri Birliği(TÜÇEB) olarak mesleğimiz hakkında farkındalık yaratmak ve bizler gibi öğrenci oluşumlarının varlığına dikkat çekebilmek adına çeşitli etkinlikler düzenliyoruz. Çeşitli bölgelerde, çeşitli üniversitelerde, bu disiplinin farklı alanları tartışılıyor, mesleği nasıl daha görünür bir konuma taşıyabileceğimiz hakkında beyin fırtınaları yapılıyor. Belli bir alanda mevcut olan sorunu çözmek için öncelikle alanı her yönüyle iyi tanımak ve ardından da sorunu doğru tespit edebilmek gerekiyor ki etkin bir çözüm üretilebilsin.
Alanı daha iyi tanımak istiyorsak da başvurulacak en kolay yol, başkalarının tecrübelerini dinlemektir. Böylelikle karşılaşılabilecek zorluklara karşı önceden hazırlanmak mümkün olur ve bu da bir çevirmen adayını donanımlı kılar.
Eh, “tecrübe” diyorsak, bir de aynı anda çok fazla insanın ilgisini etkinliğimize çekip, farkındalığı olabildiğince artırmaksa niyet; Kaan Kural sizce de uygun bir isim değil miydi? “Samet Güzel” cevabını verebilirdiniz tabi ama ne yapalım kendisini de geçtiğimiz sene bu kez Yaşar Üniversitesi’nde ağırlamıştık. İZÇEV çalışıyor anlayacağınız.
Spor Çevirmenliği adlı söyleşimiz oldukça ilgi gördü ve çeşitli konulardan gelen soruları Kaan Bey büyük bir samimiyetle yanıtladı.
Konuşulanlar arasında en can alıcı noktaları özetlediğimizde karşımıza şöyle bir tablo çıkıyor:
Bir çevirmen dilbilgisel açıdan yabancı dili çok iyi biliyor olabilir, fakat dili bilmek her şey demek değildir; hatta bazen sizi çok farklı sonuçlara da sürükleyebilir. Önemli olan nokta kültüre de dile hakim olunduğu düzeyde ve belki de daha bile fazla hakim olabilmektir. “Ben bu işin eğitimini almadım fakat bulunduğum ortamın kültürünü tanıdığım ve buna adapte olabildiğim ölçüde doğru çeviriler yapıyorum.” diyor Kaan Bey. Robert Kolejini bitirdikten sonra Boğaziçi Üniversitesi’nde Uluslararası İlişkiler bölümünden mezun olan birinin İngilizce seviyesini irdelemeye gerek bile yok. Fakat çeşitli aksanlara alışmak, “ bir Avusturyalı ya da İskoç’un İngilizcesini anlamak…” bir çevirmen için madalyonun arka yüzü gibidir.
Buna ek olarak spor çevirmenliği alanında çalışmak isteyenlerin erkek olması elbette somut koşullara bakıldığında daha avantajlı oluyor. “Çünkü her ne olursa olsun tercüman sürekli oyuncuların yanında bulunmak durumunda ve bir noktada sırdaş haline bile gelebiliyorlar. Takım tercümanları soyunma odaları dâhil, oyuncunun bulunduğu her ortama ayak uydurabilen özellikte olmalı, işin gerektirdikleri böyle, yapılacak bir şey yok.” diyerek düşüncelerini belirtiyor Kaan Kural.
Tabi çevirmenlerin de birer robot değil, insan olduğunu unutmamak gerekiyor. İlginç aksan ve vurgularla, yüksek bir hızda konuşan kişilerin anlattıklarını yakalayamamak, anlayamamak da mümkün olabiliyor. Böyle durumlarla karşılaştığında ne yaptığını sorduğumuz Kaan Kural, “Anladığım kadarını aktarıyorum, yakalayabildiklerimi söylüyorum ama anlamadıklarım hakkında bir yorum yapmıyorum “ Dediklerinden hiçbir şey anlamadım” diyebiliyorum dinleyenlere. Fakat ben bir tercüman değilim, yalnızca bu görevi yapan aktarıcıyım, mesleki anlamda siz çevirmenlere yöneltilecek beklentiler bundan çok daha fazla olacaktır, bunu gözden kaçırmamak gerek” şeklinde yanıt verdi. Özellikle simultane çeviri yapanlara özel bir hayranlığı olduğunu Kaan Kural “Aynı anda duymak, anlamak ve farklı dilde konuşmak bambaşka bir yetenek. Ben dinliyorum, gerekli notları alıyorum ve ardından çeviriye başlıyorum” şeklindeki sözleriyle belirtti.
Etkinlik sonrasında, yaptığı işleri hayranlıkla izleyen arkadaşlarımız Kaan Bey ile sohbet fırsatı buldular ve sıcak duygularla söyleşimizi sonlandırdık.
Diliyoruz ki yapacağımız yeni etkinliklerimiz de böylesine ilgi uyandırır ve desteklenir. Fikir ve önerilerinize her daim hazır olarak İZÇEV bir sonraki etkinliğine kadar çalışmalarını sürdürüyor olacak. Çevirmenin paravan arkasından, sisler arasından çıkarıldığı günlerde yeniden görüşmek üzere.
Desire Eylül Cannon-

Bir Cevap Yazın