Gücünü “Karanlıktan” Alan Kelimeler

Gücünü “Karanlıktan” Alan Kelimeler

Her dilde rastlanması mümkün olan ve belli bir tema kapsamında ele alındıklarında birbiriyle bütünlük oluşturan kelimeler vardır. Bu kelimeler, kullanım yerlerine göre kimi zaman farklı jargonlar içinde, kimi zamansa farklı terimlerde karşımıza çıkabilir. Merriam Webster’ın; ortak noktaları, güçlerini “karanlıktan” almaları olan bazı kelimeler üzerinde yaptığı çalışmadan derlediğimiz bilgilere gelin birlikte göz atalım!

(Thure Sundell 1864-1924)

  1. Crepuscule

Crepuscule, İngilizcede “twilight” kelimesi ile de eş anlamlı olarak kullanılabilen ve Türkçede “alacakaranlık” anlamına gelen Latince kökenli bir kelimedir. “Dusky, dark” (“Karanlık, Koyu”) anlamına gelen “creper” kelime kökeninden türemiş olan Crepuscule aynı zamanda “kuytu, ücra, gizli, şüpheli veya net olmayan, bulanık” anlamlarında da kullanılmaktadır.

“Crepusculus” biçimiyle, 1300’lü yılların sonlarına doğru kelimenin kullanımına Chaucer’in eserlerinde de rastlanmıştır.

Tıpkı “twilight” kelimesinin “bir kimsenin hayatının çöküş/bitiş” dönemine gönderme yapmak için kullanılması gibi, “Crepuscule” kelimesi de bu anlamda kullanılmaktadır.

(Narcissus by Caravaggio)

  1. Tenebrous

Orijinalinde “tenebrae” keimesinden türemiş olan Tenebrous kelimesi, Latince kökenli bir kelime olmakla beraber önce Fransızcaya, ardından da İngilizceye geçmiştir ve “karanlık, kasvetli” kelimeleriyle eş anlamlı olmakla beraber “ışıktan yoksun, ışıksız” anlamına gelmektedir.

15. yüzyıldan beri İngilizce dilinde kendisine kullanım alanı bulmuş olan Tenebrous kelimesi, 20. yüzyılda farklı anlamlarda da kullanılmaya başlanmış ve İngilizcede “darkling beetle” olarak da tabir edilen koyu renkli, geceleri ortaya çıkan bir böceğe de “Tenebrionid” isminin verilmesine sebep olmuştur.

Aynı zamanda söz konusu kelime, İtalyan Ressam Caravaggio’nun da başını çektiği ve resimde yer alan kimi figürlerin gölgelerin içerisinde yer aldığı ve karanlıkla bütünleştiği, kimilerinin ise yoğun ışıkla çarpıcı bir şekilde aydınlatıldığı  bir resim sanatına “Tenebrism” isminin verilmesine sebep olmuştur.

Mecazi anlamda ise söz konusu kelime, “kavraması/anlaması güç olan, belirsiz olan” anlamlarında kullanılmaktadır.

  1. Gloaming

Alacakaranlık anlamlarına gelen “twilight” ve “dusk” kelimeleriyle eş anlamlı olan “Gloaming”, orijinalinde İskoç kökenli olan “glōm” kelimesinden gelmektedir ve “kararmak” anlamında kullanılmaktadır.

İsim olarak, “karanlık, alacakaranlık” anlamlarına gelen “gloam” kelimesi, John Keats tarafından yazılan La Belle Dame sans Merci’de de kullanılmıştır.

“I saw their starved lips in the gloam,

With horrid warning gapèd wide,

And I awoke and found me here,

On the cold hill’s side. ”

  1. Somber

Daha çok bir ruh halini (depresif, melankolik) tanımlamak amacıyla kullandığımız bir kelime hâline gelen “Somber” eskiden “ışık, parlaklık yoksunluğu çeken”, “gölgelerle dolu, çok karanlık” anlamlarında kullanılmaktaydı ve Fransızca dilinde “karanlık” anlamına gelen “sombre” kelimesinden gelmektedir.

  1. Caliginous

“Işıktan yoksun, ışıksız” anlamlarına gelen “tenebrous” kelimesiyle aynı anlama gelen Caliginous kelimesi de karanlık, loş anlamlarında kullanılmaktadır Aynı zamanda İngilizcede -ous son eki ile biten pek çok kelime olduğunu göz önünde tutarsak, “karanlık” ile ilişkisi olan başka kelimeler de olabileceği çıkarımını yapabiliriz. Örneğin, “karanlık, is rengine sahip olan” anlamlarına gelen “fuliginous”, “opak, aydınlıktan yoksun” anlamlarına gelen “opacous” ve “hassas ve karanlık veya siyaha çok yakın koyu renk” anlamlarına gelen “carbonous” kelimeleri bunlardan bazılarıdır.

  1. Stygian

Mecazi olarak, “karanlık, kasvetli” anlamlarına gelen “Stygian” kelimesi, orijinalinde Mitoloji’de ruhların Hades’in yeraltı krallığına inerken geçtikleri nehir olan Styx’ten ismini almaktadır.

Seneca tarafından da The Sixth Tragedy eserinde 1559’da kullanılan kelime, edebi anlamda 16. yüzyılda kullanılmaya başlanmış olup, mecazi anlamda 17. yüzyılın başlarında kullanılmaya başlanmıştır.

“Now mischief, murder, wrath of hell drawth nere

and dyre Phlegethon flood doth blood require
Achilles death shalbe reuenged here
With slaughter such as Stygian lakes desyre
Her daughters blood shall slake the sprites yre,
Whose sonne we slew. wherof doth yet remayne,
The wrath beneath, and hell shalbe theyr payne.
—Lucius Annaeus Seneca (trans. by Jasper Heywood), The Sixth Tragedy, 1559″

  1. Photophobic

Daha çok teknik anlamda kendisine kullanım alanı bulan “Photophobic” kelimesi, gözün ışığa duyarlı olması veya bazı bitkilerin büyüyebileceği iklimlerin tanımlanması durumlarında kullanılmaktadır.

“The left eye was somewhat reddened and phototropic. The patient was again received into the Charite, was one night seized with an apoplectic attack, and dies soon after.

—Moritz Heinrich Romberg (trans. by E. H. Sieveking), A Manual of the Nervous Diseases of Man, 1853″

  1. Umbra

“Gölge, karartı” anlamlarına gelen ve Latince kökenli olan “umbra” kelimesi İngilizcede pek çok yerde kullanılmaktadır. İlk olarak 17. ve 18. yüzyıllarda, “hayalet, silüet” anlamlarında kullanılan kelime sonraları “gölgeli alan” anlamında kullanılmaya başlanmış olup güneş tutulması ile ilgili de özellikle kendisine kullanım alanı bulmuştur.

Aynı zamanda kimi ön ek ve son eklerle kullanıldığında “umbra” kelimesi, içerisinde yine karanlığını taşıyan farklı anlamlar da kazanmıştır.

  • adumbrate: to foreshadow; to suggest; to obscure
  • inumbrate: to put in shadow
  • sombra: the shady side of a bullfight arena
  • burnt umber: a dark brown color
  • umbrage: shade; suspicion; resentment
  • umbrella: device for protecting from rain
  • umbrous: shady

 KAYNAKÇA

Görseller:

Bir cevap yazın