Dilin pek çok şekilde tanımı yapılabilir fakat TDK’nin en güncel tanımıyla dil, İnsanların düşündüklerini ve duyduklarını bildirmek için kelimelerle veya işaretlerle yaptıkları anlaşma, lisan, zeban anlamına gelmektedir.
Dil; bir milletin varlığının tescilidir, aynasıdır. Uluslararası dil ansiklopedisi Ethnologue’un 15. baskısında dünyada 6912 yaşayan dil olduğu bilgisi yer alır. Tabii zaman içinde ölen dilleri de hesaba katarsak bu sayı 10.000’leri geçmektedir. Dil, zaman içerisinde evrime uğramış, değişmiş veya baştan yaratılmış kompleks bir varlıktır. Dil; yaşanılan coğrafyadan, dinden, kültürden, sanattan etkilenirken aynı zamanda bütün bu kavramları içinde barındırarak besler ve geliştirir.

Coğrafi etmenlerin, yaşanılan coğrafyanın dil evrimi açısından etkisi uzun süredir dilbilimciler tarafından araştırılmaktaydı. Klimatolojinin de katkıda bulunduğu bu araştırmada bazı çarpıcı sonuçlar elde edildi ve bu sonuçlar, Ulusal Bilimler Akademisi Bildirisi’nde yayımlandı. Dünyanın birçok dili, sözlerine anlam vermek için ton veya zift kullanır. Miami Üniversitesi (UM) dilbilimcilerinden Caleb Everett ve yardımcıları, karmaşık ses tonlarına sahip dillerin (Afrika, Orta Amerika ve Asya dillerinin çoğu tonlamalıdır), ses kontrastı için üç ya da daha fazla ton kullanmanın dünyanın nemli bölgelerinde meydana gelme olasılığının daha yüksek olduğunu ortaya çıkardı. Buzlu alanlar veya kuru çöller olmak üzere, rüzgârlı bölgelerde tonlama daha sık görülür. Çalışmada tartışılan kapsamlı deneysel verilerle desteklenen bir açıklama, kuru havanın solunmasının laringeal dehidrasyona neden olması ve vokal kord (ses telleri) elastikiyetini azaltmasıdır. Daha sıcak ve daha nemli iklimlere kıyasla, kurak iklimlerde karmaşık tonlar elde etmek (özellikle çok soğuk olanlar) muhtemelen daha zordur. Sonuç, artan jitter (dalga bozulumu) ve ışıltı dahil olmak üzere seslerin sapmalarının çok soğuk veya kurulaşmış iklimler ile ilişkili olduğudur.* Kısacası, tüm bu verilere bakıldığında ilgili çalışmanın, insan dillerindeki ses sistemlerinin geniş bir adaptasyon yeteneğinde olduğunu ve bu sistemlerin iklimden ve coğrafyadan etkilenebileceğini gösterdiğini söylemek mümkündür. Bulgular, dünya dillerinin yarısından fazlasına ilişkin verilerle birlikte tonlamayı etkileyen insan gırtlak yapısı ile ilgili daha önceden yapılmış kapsamlı deneylerle desteklenmiştir.

 

KAYNAKÇA:

Ethnologue

Gercekbilim

 

 

Tags: