Tuesday, November 19, 2019
ÇEVİRİ VE ÇEVİRMENLERİN DÜNYASINDAN KISA KISA


İlk Çeviriler Hakkında Kısa Notlar

Antik zamanlardan günümüze çeviri pratiğinin tarihsel gelişimi ve kilometre taşları üzerine.

Yazar: Berna VİŞNE , Kategori: Babil Kulesi Yıkılıyor Çeviri Çeviri Eserleri Çeviri Tanımları Çeviri Tarihi Çeviri ve Kültür Çeviri ve Tarih , Tarih: 01 Nisan 2019 Etiketler: , , , , , , ,

Çeviri, bir dildeki mesajı başka bir dile taşıma işi olduğu kadar insanlığı etkileyen önemli akımların, olayların ve olguların ortaya çıkmasına yardımcı olan bir aracı olma niteliği de taşımaktadır.

Çevirinin tarihi ve ortaya çıkışı oldukça eskiye dayanır. Bu sebeple Antik Çağlardan bu yana çeviri pratiği, oldukça farklı tanımlamalardan ve isimlendirmelerden nasibini almıştır. Tarihi, mitolojik ve sosyokültürel anlamda çeviri kavramı insanlık tarihi boyunca hep konuşulmuş ve çeviriye olan ihtiyaçtan dolayı birçok ilke olanak tanımıştır. Biz de bu yazıda kısaca bu tarihi çeşitlilikten yola çıkarak sizleri antik dünyada kısa bir tarih yolculuğuna çıkararak çevirinin ilklerini sizlere tanıtacağız. İyi okumalar!

‘Çeviri’ Kavramına Kısa Bir Bakış

Bilindiği üzere ‘çeviri’ kelimesi İngilizce dilinde translation karşılığıyla kullanılır ve bu kelime Latince’de translatio kelimesinden gelmektedir. Trans- ve fero ile birlikte kullanılan ifade geçmiş zamana bağlı kökten gelen fiil transferre olarak ‘karşıya taşıma, karşıya getirme ve nakletme’ anlamlarına gelir.

Bir diğer çeviri çeşidi olan sözlü çeviri için kullanılan İngilizce kelime ‘interpreting’dir. Bu kelime de köken bakımından Latince olup, doğruca interpretari kelimesinden alınmıştır. Interpretari Latince’de ‘açıklamak, izah etmek, anlamak’ anlamlarındadır. Interpres yani ‘aracı, çevirmen’ kelimesinden türetildiği şekliyle inter- (arasında) ve pre- (ticaret yapmak, satmak, teslim etmek) ek ve kökünün birleşiminden oluşur.

Şimdi ise Latince konuşulan diyarlardan Antik Yunan’a geçiş yapalım. Antik Yunanca’da çevirmene, adı doğruca Tanrı Hermes’ten gelen Hermeneus ismi verilirdi ve bu kelime ‘aracı, ara bulucu, anlaşma yapıcı ve çöpçatan’ anlamlarına gelmekteydi. Biz çevirmenlerin de aşağı yukarı bu görevleri yerine getiriyor olduğumuzu hesaba katarsak aslında çok da yerinde verilmiş bir isim denilebilir.

Yunan Mitolojisinde Tanrı Hermes

Hermes, Olimposlu Tanrılar arasında haberleşmeyi sağlar. Babası Zeus, annesi Atlas’ın kızı Maia olan haberci Tanrı Hermes’in ayaklarında kanatlı sandallar, başında kanatlı bir başlık ve elinde kanatlı bir asa bulunur. Onun kadar hızlı, onun kadar çevik başka bir yaratığa mitolojide rastlanmaz. Tanrıların en zekisi ve en kurnazıdır. Bir adı da Hırsızlar Ustası’dır. Öte dünyaya göçüp gidenlere kılavuzluk eden, onları son varış noktalarına götüren de Hermes’ten başkası değildir. Bu sebeple mitolojide Tanrılar arasında en çok onun adına rastlanır.

Mezopotamya’da Çeviri

Kadeş Antlaşması

Mısır, Mezopotamya, Suriye ve Anadolu’da çeviri geleneği de çok eskilere dayanmaktadır. İlkokul kitaplarımızdan hatırlayacağımız Kadeş Antlaşması da aslında bir çeviri pratiğinin ürünüdür. Milattan önce 1274 yılında imzalanan antlaşma, Mısır firavunu II. Ramses ile Hitit kralı Muvattalli arasında Kadeş Savaşı’ndan sonra imzalanan barış antlaşması, tarihte yazılmış iki dilli metinlerin ilk örneklerindendir.

Dünya tarihinde eşitlik ilkesine dayanan en eski antlaşma olan bu metin, orijinalinde çivi yazısıyla gümüş plakalar üzerinde Akadça olarak yazılmış ve Mısırca (hiyeroglif yazısı) ve Hititçe dillerine çevrilmiştir.

Günümüzde gümüş levhalara kazınmış olan asıl metinleri kayıptır. Mısır’da tapınakların duvarlarına kazınan antlaşmanın bir nüshası da Boğazköy kazılarında kil tablet olarak bulunmuş olup İstanbul Arkeoloji Müzesi’nde sergilenmektedir.

Eski Ahit’in Çevirisi: Septuagint

Yunanca Nüsha

Batı dünyasında kayda geçilen ilk çeviri örneklerinden biri Milattan Önce 3. yüzyılda yapılmış Eski Ahit çevirisidir. Bu çeviri Septuagint adıyla da bilinir. Latince ‘yetmiş’ anlamına gelir ve Mısır’ın Yunan kralı Ptolemy II Philadelphus tarafından İskenderiye’de çeviriyi yapmak üzere görevlendirilen yetmiş  (bazı kaynaklarda yetmiş iki) Yahudi âlimi temsil eder. İbranice’den dönemin lingua franca’sı Yunanca’ya çevrilmiştir.

Rosetta Taşı ve Yarattığı Etki

Rosetta Taşı

Çeviri sanatının en seküler ikonu, kuşkusuz, Rosetta Taşı‘dır. Mısır hiyeroglif yazısı, Demotik (Mısır halkının kullandığı dil) ve Antik Yunanca olmak üzere üç dilde yazılan bu siyah dikilitaş, çevirmene Mısır hiyerogliflerini çözmesini sağlayan anahtar niteliğindedir. Bulunuşu bir Fransız askeri tarafından rastlantı eseri olmuştur. Thomas Young, Jean-François Champollion ve diğer araştırmacıların Antik Mısır diline ait bu yazıyı çözmesiyle Mısırbilimi doğmuş ve günümüzde arkeolojik çok önemli buluntular elde edilmiştir.

Rönesans’ta Çeviri

Atina Okulu, Raffaello

15-16.  yüzyıl İtalya’sında doğmuş olan Rönesans aynı zamanda Çevirinin Büyük Çağıolarak da bilinir. Bu dönemde çevrilen önemli eserler Rönesans’ın çıkışına olanak tanımış ve Batı dünyasını bilim, sanat, felsefe, mimari ve kültür alanlarında önemli ölçüde etkilemiştir. Hümanizmin yükselişiyle birlikte Rönesans, Avrupa ülkelerindeki birçok çevirmenin çeşitli metinleri ve özellikle antik dönem eserlerini çevirmelerine olanak tanımıştır.

Özellikle Rönesans’tan sonra Avrupalılar, klasik eserlerin, Arap ve şark kökenli bilimsel ve felsefi araştırmaların Arapça ve Farsça çevirileri üzerine daha fazla yoğunlaştı. Karanlık Orta Çağ’ın etkilerini üzerinden atmak isteyen Avrupa, İslam’ın Altın Çağı’nda üretilmiş eserleri kendi dillerine çevirdi ve çevirinin sağladığı bu güçle birlikte Rönesans sonrası dönemde bilimsel anlamda hızla yükselerek büyük bir gelişim yaşadı.

İncil Çevirisi

Almanca İncil, Martin Luther Çevirisi

16. yüzyılda başlayan Reform hareketleri Katolik kilisesine olan güvenin sarsılması ile ortaya çıktı. Bununla birlikte İncil’in çevirisini okuyan halkın bilinçlenmesiyle başlayan hareketler Martin Luther’in öncülüğünde gerçekleşti. İncil’in Almanca çevirisini yapan Martin Luther, kendi diline yetkin bir şekilde çeviri yapabilmiş ilk Avrupalı olarak bilinir.

Az rastlanan teorik çeşitliliğe rağmen çeviri pratiği, eski uygarlıklardan beri çok az değişime uğradı. Çevirmenler genellikle eşdeğer arayışında mümkün yerlerde kelimesi kelimesine, gerekli yerlerde ise açıklayıcılık kapsamında özgün anlam ve çok önemli diğer alanlar için ihtiyatlı bir esneklik göstermiştir.K

Kaynaklar
ÇorumKültürTurizm
https://www.wikizero.com/
ETYMonline
https://aimdanismanlik.wordpress.com/2012/10/07/historical-tips-about-first-translations/
Hamilton, Edith, ” Mitologya ” Varlık Yayınları, Ekim 2016, İstanbul, s. 19, Ülkü Tamer Çevirisi

Pin It on Pinterest

Share This