Yazar: Hüseyin Yalım

Editörler: Mert Akçay / Fatma Z. Akbulut

Son Okuma: Çağıl Zehni

Yerelleştirme alanında kendini geliştirmek isteyen genç çevirmenler nereden başlayabilir?

Tolga Seçilmiş: Genç çevirmenlere bir arama motorunda arama yapmaya başlamalarını tavsiye ederim. Yani öncelikle doğru arama yapmayı, doğru şekilde araştırmayı öğrenmeleri gerekir. Hep söylediğim bir şey var: İlginiz olmayan konuyla ilgili bilginiz olamaz. Eğer ilginiz varsa bilgi İnternette var; ama problem şurada yatıyor: Arkadaşların öncelikle “Benim neye ilgim var?” diye kendilerine sormaları gerekiyor. Hazır bir şekilde kimsenin onlara bilgi vermeyeceğini anlayıp daha sonra araştırarak yola çıkmaları gerekiyor. Sosyal medyada takip ettiğiniz şeyler var öyle değil mi? Örneğin senin Formula 1‘e ilgin var diyelim. Sana “Hangi pistte hangi araç lastiğiyle yarışılır?” diye sorduğumda hemen söyleyebilirsin. Baktığınızda bunları sosyal medyada takip ettiğiniz hesaplardan öğreniyorsunuz. Yine bu konuya ilgisi olan arkadaşlar yıllar öncesinde Alain Prost adında bir yarışçının varlığından haberdarlar. Futbola ilgisi olan bir öğrenciye sorduğum zaman 1970’lerdeki Dünya Kupası Gol Kralını söyleyebiliyor. Müziğe ilgisi olan bir öğrenci ise müziği bırakmış bir grubun 1980’lerdeki gitaristinin ya da bateristinin kullandığı enstrümanı tasvir edecek kadar bilgiye sahip olabiliyor. Neden? Çünkü ilgisi var. Fakat aynı öğrenciye kendi mesleğiyle ilgili güncel gelişmeleri sorduğumda en ufak fikri olmayabiliyor; demek ki bu konuyla pek de ilgilenmiyor. Bir konuyla ilgilenmeyen insanın bilgili olmasının imkanı yok. Belki konuyu ezberler, not alacak kadar bilgi sahibi olur; ancak muhakeme edemez ve daha sonra bu bilgileri unutur. Bu sektörde devam edecek kişinin şapkasını önüne koyup bir düşüp sonra karar vermesi gerekiyor. İnternette arama geçmişinize bir bakın. Sosyal medyada takip ettiğiniz hesaplara bakın. Eğer ilgilendiğiniz meslek ile ilgili bir şeyler yoksa “Acaba ben bunu istiyor muyum?, “Yoksa bunu yapmaya mecbur mu hissediyorum?” diye bir düşünmeniz lazım. Çünkü gerçekten bilgiye ulaşmak istiyorsanız ihtiyacınız olan tüm bilgi size telefonunuz kadar uzakta.

Çeviribilim, Mütercim-Tercümanlık gibi bölümlerden mezun olup yerelleştirme şirketlerinde Yerelleştirme Mühendisi olarak çalışmak isteyen kişilere tavsiyeleriniz nelerdir?

Tolga Seçilmiş: Böyle öğrencilerim oldu. Hatta bir tanesiyle az önce toplantı yaptım. Bu öğrencilere öncelikle programlama mentalitesini öğrenmelerini şiddetle tavsiye ederim. Yazılım sadece kursla öğrenilen bir şey değil. Bu yolda ilerlemek isteyen kişilerde muhakeme ve rasyonel düşünebilme yetisinin gelişmesi gerekiyor. Yazılımcılar sürekli olarak araştırma yapan ve yeni çıkan teorik bilgiyi devamlı olarak pratiğe dönüştüren uzmanlardır. Bu konuda kendisini geliştirmek isteyen arkadaşlar yazılıma girişi online bir dersten öğrenebilirler. Daha sonra Python gibi bir programlama dili öğrenmelerini tavsiye ederim. Yerelleştirme mühendisleri genel olarak bu şekilde yetişiyorlar.

Pandemi sürecinde yerelleştirme şirketlerinde staj imkanı bulamayan fakat gelecekte bu alanda çalışmak isteyen bir üniversite öğrencisi olsaydınız bu dönemi nasıl geçirirdiniz?

Tolga Seçilmiş: Pandemi sürecinde stajyer arayan firmaların birçoğunun kontenjanları boş kaldı. Eğer bu süreçte staj yapma imkanları olmadıysa bile firmalar önümüzdeki dönemde yine stajyer alımı yapacaklar. Önemli olan öğrencilerin, stajyer arayan firmaların aradıkları özelliklere haiz olup olmadıkları. Ben bu dönemde 21 stajyer alımı yaptım. Eğer siz belli standartları sağlayarak mesleğinizi giriş seviyesinde icra edebiliyorsanız bu firmalarda yer alabilirsiniz. “Ben hiçbir şey bilmiyorum ama o iş yerinde bir şeyler öğrenirim.” diyerek staja başvurursanız genelde bu seviyenin kadroları çok sınırlı oluyor. Ama “Ben gerçekten bir şeyler biliyorum, bu firmaya üretim veya geliştirme anlamında katkı sağlarım. İleriki zamanlarda da firma bendeki ışığı görüp beni işe almak üzere yetiştirdiği elemanların arasında konumlandırır.” diyerek başvurduğunuzda çok fazla staj imkanı bulabilirsiniz. Fakat sektörle ve başvurdukları pozisyonun gereklilikleriyle ilgili hiçbir şey bilmeden başvuru yaparsanız işiniz zor olacaktır. Öğrenciler staj yerini öğretim kurumu olarak görüyorlar. Staj imkanı sağlayan kurumlar ise ileride çalışacak meslektaşlarını arıyorlar. İş yerinin stajyer bulamamasının ve stajyerin de staj yapacak yer bulamamasının sebebi işte bu iki farklı bakış açısından kaynaklanıyor. Bir firmanın stajyerler için çalışanlarını eğitimci olarak konumlandırıp üretimine ara vermesi büyük bir lüks. Çalışma rutini içinde stajyeri eğiten kurumlar da var ancak bunların sayısı az. O yüzden staj başvurusu yapacağınız yerdeki insanların ne iş yaptıklarını, hangi alanda para kazandıklarını ve bu firmanın bilgiyi hizmete dönüştürme şeklini en azından giriş seviyesinde öğrenmenin yollarını aramanız gerekir. “Ben staj için başvurdum, geri dönüş dahi yapmadılar.” diyen çok fazla öğrenci var. Firmaya bunun sebebini sorduğumda ise başvuru yapanların hiçbirinin beklenilen seviyede olmadığını öğreniyorum.

Genel olarak çok eğlenceli gibi görünen oyun yerelleştirmesi hakkında neler düşünüyorsunuz? Bu alan göründüğü kadar eğlenceli mi yoksa bizleri daha farklı şeyler mi bekliyor?

Tolga Seçilmiş: Öncelikle şunun iyi bilinmesi gerekir. Oyun çevirisinin oyun oynamayla paralel bir keyif veya zevk verdiğini düşünmek hatalı bir yaklaşım. Oyun çevirisi yazılım çevirisiyle paralellik gösterir. Örneğin bir inşaat mühendisliği yazılımı yerelleştirirken inşaat statik ve dinamik hesaplamaları görmeyiz. Yine kimya üzerine oluşturulmuş bir web sitesini yerelleştirirken kimyasal karışımları kullanmayız. Aynı şekilde bir bilgisayar oyununun yerelleştirmesini yaparken de bilgisayar oyunu oynamıyoruz. Çoğu zaman bilgisayar oyunu ekranlarını da görmüyoruz. Aslında oyun çevirisi sektörü yazılım çevirisinin altında bir kategoridir. Oyun çevirisinin farklılaştığı kısım oyun testidir; ancak oyunun testi de bir lokalizasyon testi olduğu için yine oyunu oynamazsın. Bu yüzden genelde oyun yerelleştirmesi sektörüne girenlerin yaşadığı sıkıntı bu oluyor. Oyun oynayacaklarını, zamanlarının oyun oynarken geçen zaman gibi geçeceğini düşünüyorlar. Ama öyle olmuyor maalesef. Bir de her zaman sevdiğiniz oyunları çevirmiyorsunuz. Çünkü firmaya en fazla kazanç sağlayan oyunların çevirileri yapılıyor. En fazla çevrilen oyunlar, savaş oyunları veya yarış oyunları değil, daha çok telefonda oynadığımız basit grafikli ancak firmalara para kazandıran oyunların yerelleştirmesi yapılıyor. Oyun çevirmenlerinin en fazla çevirdiği oyunlar nedir biliyor musun? Kumar sitesi çevirileri. Evet, ülkemizde yasak ancak diğer ülkelerde yaşayan Türkler kendi dillerinde oynayabilsinler diye çevirileri yapılıyor. Sadece bu konu üzerine uzmanlaşmış kişiler var. Ama onlar da o siteleri veya oyunları çevirirken kumar oynamıyorlar; rulet çevirisi yapan kişi oturup rulet oynamıyor, poker çevirisi yapan kişi oturup poker oynamıyor. Yani oyun sektörüne giren kişiyi bekleyenler standart bir yazılım çevirmenini bekleyenlerden farklı değil. Oyun çevirisi ile yazılım çevirisi birbiriyle çok paralel iki alan. Genelde yazılım çevirisi bilgisine sahip insanlar oyun çevirmeni olarak görev yapar, sadece oyun bilgisine sahip kişiler oyun çevirisi yapmazlar.

Bilgisayar teknolojilerinin etkin kullanımının bu alandaki önemi nedir? Bilgisayar Destekli Çeviri Araçlarının yanı sıra öğrenmemizi tavsiye ettiğiniz, bize yararlı olabileceğini düşündüğünüz programlar nelerdir?

Tolga Seçilmiş: Bunu yıllarca uzun uzun anlattım ama kısaca cevap vereyim. Bilgisayar Destekli Çeviri Araçlarının yanı sıra bir temel bilgisayar bilgisinin büyük önemi var. Sektörde kullandığımız tüm yazılımlar, çeviri belleği sistemlerinin her biri aslında bir veri tabanı işleme yazılımıdır. Veri tabanı ile ilgili öğreneceğiniz her şey, her ekstra bilgi size faydalı olur. (Buna Excel’den başlayarak diğer tüm veri tabanı programlarını dahil edebilirsiniz.) Çünkü lokalizasyon sektöründe çalışmak istiyorsanız hayatınız boyunca veri ve veri tabanı ile uğraşacağınızı unutmayın. Çeviri yaparken bir segmentten diğerine geçerken yaptığınız işlem aslında veri tabanı sorgulamasıdır. Bu işlemi kullandığınız yazılım sizin için yapar. Eğer temellerini de öğrenirseniz sektörde ilerlemek için bir adım daha atmış olursunuz.

“Emekli olana kadar bilgisayar başında sadece çeviri yapmak istemiyorum; fakat çeviriyle ilgili bir iş yapmak istiyorum.” diyenler için uluslararası yerelleştirme şirketlerinde ne gibi pozisyonlar mevcut?

Tolga Seçilmiş: Eğer çevirmen olarak kalmak istemiyorsanız işin koordinasyon tarafına, finans kısmına, insan kaynakları kısmına ilginiz olup olmadığına bakabilirsiniz. Çok fazla alan var. Nasıl ki bir inşaat firmasında sadece inşaat mühendisleri çalışmıyor ve işin finans, insan kaynakları gibi alanlarına yönelmiş fakat bu sektöre özel bilgilere sahip insanlar çalışıyorsa, her şirkette ana fonksiyonlarının dışında o şirketi destekleyen departmanlar var. Hangi alana ilginiz varsa o tarafa yönelmeniz, kendinizi yetiştirmeniz ve o alanda çalışmanız mümkün. Daha önce çalıştığım Smartcat’te farklı departmanlar vardı ve yüzlerce kişi çalışıyordu, şu an çalıştığım şirket de yine aynı şekilde. SDL de kalabalık bir firmaydı ve fazla insan çalışıyordu. Bu firmalara şimdi dönüp baktığımızda çalışanlar arasında sadece çevirmenlerin olmadığını görüyoruz; koordinatörler, yöneticiler, insan kaynakları uzmanları, finans uzmanları gibi pek çok çalışan vardı. Genelde temelden yetişmiş, yani sektörü bilen insanları da bu pozisyonlarda değerlendirmeyi tercih ediyorlardı. Örneğin teknik tarafta ilerlemek isteyen daha önce söylediğim gibi Python öğrenebilir. Test kısmında yer almak isteyen test mühendisliği ile ilgili kendisini yetiştirebilir. Seçim sizlerin.

Henüz mezun olmamış, yerelleştirme hakkında sadece teorik bilgisi olan ve uluslararası bir yerelleştirme şirketinde çalışmak isteyenler bu şirketlere hangi sıfatla ve nasıl başvuru yapabilirler?

Tolga Seçilmiş: Ben başvuru yaparken sadece teorik bilgim var diye başvuru yapmalarının çok ilgi çekeceğini düşünmüyorum. Az önce diğer tüm sorularda buna cevap verdim aslında. Hangi alana ilgileri varsa onun hak- kında kendilerini bilgilendirmeleri ve yetiştirmeleri gerekiyor. Kısaca ilerlemek istediğiniz alanda, dünya standartlarında, doğru kaynaklardan doğru bilgilerle kendinizi geliştirmeniz gerekiyor.

Son olarak üniversitelerde çeviri ve dil ile ilgili kuramsal anlamda verilen derslerden elde edilen bilgi birikiminin küresel markaların yerelleştirilme ihtiyacı bakımından kullanılması konusunda ne düşünüyorsunuz?

Tolga Seçilmiş: Bu kuramlardan bana üç tane söyler misin?

Skopos kuramını söyleyebilirim. Bunun yanında sıklıkla kullanılan ve yerelleştirmeyle çok sık karıştırılan yerlileştirme ve onun tersi olan yabancılaştırma stratejilerini söyleyebilirim.

Tolga Seçilmiş: Biz bunların üçünü de dün kullandık. Sadece cümle içinde değil gerçekten kullandım. Bu kuramları, sizin etimoloji dersinde gördüğünüz bilgileri ben her gün kullanıyorum. Bazen genç arkadaşlardan duyuyorum “Bu bilgiler gerçek hayatta ne işimize yarayacak?” diye. İşte bu bilgiler benim çok işime yarıyor, hatta bu bilgilerden her gün faydalandığımı söyleyebilirim. Sadece nasıl kullanılacağını bilmeniz lazım. O bilgilerin her birinin bir karşılığı var. Her kuramın bir amacı var. Hocalarınız size çok doğru şeyler öğretiyorlar. Yalnız o kuramları ezbere, sadece kuram olarak okumamanız gerekiyor. Çok eskiden yapılmış çevirilerin yanı sıra güncel çevirilerde de bu teorik bilgilerin nasıl pratiğe döküldüğü ile ilgili örneklerini yakalayabilirsiniz. Bir web sitesi çevirisini, bir yazılım çevirisini, belki bir pazarlama çevirisini bu kuramların örneklerini fark ederek okumayı deneyin. O yüzden ben de diyorum ki ben kuramlardan her gün faydalanıyorum.

GEÇİD’in tüm sayılarına ve dergideki diğer yazılara Genç Çevirmenler Platformu‘nun İnternet sitesi üzerinden, “Projelerimiz” sekmesiyle ulaşabilirsiniz!


Kaynakça:

Tags:

Bir cevap yazın