Uluslararası hukuku, uluslararası hukuk kişileri arasındaki ilişkileri düzenleyen ilke ve kurallar olarak tanımlayabiliriz. Tarihsel gelişiminde ‘modern uluslararası hukuk’ Avrupa’da ulus devletlerinin ortaya çıkmasıyla başlar. I. Dünya Savaşıyla şekillenen Milletler Cemiyeti, uluslararası hukukta bir düzen oluşturur ve bu düzeni korur. II. Dünya Savaşı’nın çıkmasına engel olamayıp dağıldıktan sonra artık karşımıza Birleşmiş Milletler adıyla çıkan bu kurum, uluslararası hukukta ise önemli rol oynamaktadır. O günden bugüne doğru bir yolculuğa çıktığımızda hukuk sistemlerinin değiştiğini, hukuk dilinin farklılaştığını ve çeşitlendiği de görürüz.
Bugün, küreselleşmeyle birlikte farklı dil ve kültürlere sahip devletler, çok uluslu şirketler aracılığı ile çeşitli iş birlikleri yapıyor. Bu yüzden hukuk çevirisine ihtiyaç duyuyoruz. Her ülkenin birbirinden farklı hukuk sistemi olduğu için hukuk metinleriyle ilgilenen bir çevirmenin de yeterli bilgi birikimine ve terminolojiye hakim olması bekleniyor. Bazen hukuki uyuşmazlıklar için, bazen de hukuki yollarla yetkili makamlara belgelerin sunulması ve taraflar arasında iletişimin kurulması çeviri ihtiyacını doğuruyor. Nesnel özelliğinden dolayı hukuk metinlerinin hukuk diline çevrilmesinde bazı sorunlar yaşayabiliyoruz. Bu çeviri sorunlarını birkaç adımda inceleyecek olursak;

HUKUK SİSTEMLERİ

Ülkelerin tarihi ve kültürel birikimleri hukuk sistemlerini şekillendirir ve o ülkeye has kılar. Dolayısıyla, her ülkenin hukuk sistemi, yargı mercileri, hukuki kavramları, terminolojisi ve yasaların yürütülmesi farklıdır. Bu da farklı hukuk sistemine ait metinlerin çevirisinde bazı zorluklara yol açar.

ESKİ DİL KULLANIMI

Hukuk sistemimiz farklı dönemlerden geçse de bu alanda kullanılan dilin yapısı çok değişmemiştir. Arapça ve Farsçanın etkisinde kalan Türkçede hukuk dilinde sadeleşmeye gidilmemiş olması, hukuk dili ve günlük dil arasındaki farklar ve eski kelimeler sebebiyle sorunlar yaşanabilmektedir. Ülkelerin hukuk sistemleri birbirinden çok farklı olabildiği için, çeviri yaparken bir kavramın diğer hukuk sisteminde karşılığı olmaması gibi sorunlar olabilir. Bu durumda kelimelerin gücü, adli çevirmenlerin özverili bir şekilde dikkat etmesi gereken noktadır. Adli çevirmen, kaynak metnin yapısına ve terminolojiye daha dikkatli yaklaşmalıdır. Örneğin İngiliz hukuk dilinin en belirgin özelliği, eski dil kullanımıdır. İngiliz Hukuku, tarihsel gelişiminde Anglo- Sakson, Latince ve Fransızca dilleri etkisi altında kalmıştır. Mesela ‘there-‘ ve ‘here-‘ kelimeleriyle başlayan yapılar (herein, hereby, thereunder vb.) Türkçeye çeviri esnasında zorluk çıkarmaktadır. Önemli olan terminolojiye hâkim olmak ve kelimenin güncel kullanımını bilmek, böylece çeviri süreci sağlıklı ilerleyebilir.

KELİMELERİN YAYGIN ANLAMLARININ DIŞINDA KULLANILMASI
Kelimelerin yaygın anlamlarının dışında kullanılması, çeviride zorluk çıkarabilir. Terminoloji bilgisi burada da devreye girer. Bu konuda çok yönlü bir araştırma yapılmadığı takdirde metinde anlam ve anlatım bozukluğu ortaya çıkar. Örneğin,”whereas” günlük kullanımda “halbuki” anlamına gelirken, sözleşmelerin giriş bölümünde “göz önünde bulundurmak” anlamında kullanılır.


Kaynakça:

  • Nesrin Deliktaşlı,2019,”Türk-Fransız Hukuk Dilinde Kullanılan Terimler ve ÇevirilerindeKarşılaşılan Sorunlar”, International Journal of Academy
  • Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Dergisi, Cilt:19, sayı:2, ss.13-22,”İngilizce ve TürkçeHukuk Dillerinin Özellikleri: “Karşılaştırmalı Bir Çalışma “dergipark.org.tr
  • Anadolu Üniversitesi, Uluslararası Hukuk-I, bölüm 1:”Tarihsel Gelişim ve Kuram”, bölüm 4:”Uluslararası Hukukta Kişilik”
Tags:

Bir cevap yazın