Yazar: Özge Gençer 

Editör / Son Okuma: Beyza Çınar / Çağıl Zehni

Günümüzde yabancı bir dilde yetkinlik kazanmaya çalışan birçok insan var. Dolayısıyla insanlar birbirine daha da bağlı hale geliyor. Diğer bir dilde olan yeterlilik, size insanlarla daha hızlı bir iletişim kurma fırsatı verirken ana dilinizi de geliştiriyor. Bugüne kadar beyin üzerine yapılan araştırmalar, yabancı dil bilen bireylerde beynin boyutu, kortikal kalınlık ve bilişsel yeteneklerin oldukça farklı olduğunu göstermiştir. Yabancı dilin sağladığı faydalar arasında, farklı kültürlerle iletişim kurabilmek ve küresel gündemi takip etmek de vardır.

Beynin Boyutu

İsveçli bilim insanları ikinci bir dil ediminin beyne etkilerini görmek için beyin taramaları yapmış ve keşfettikleri şey beynin boyutundaki değişim olmuş. Manyetik rezonans görüntüleme adı verilen bir çalışma sırasında ise yabancı dil öğrenmenin beyin üzerinde görülebilir bir etkiye sahip olduğu ortaya çıkmış.

Dil öğrenmek isteyen bir grup genç asker Arapça ve Rusça öğrenirken, diğer kontrol grubu tıp ve bilişsel bilim alanında çalışmış. Yapılan MR taramaları sonucu kontrol grubunun beyin yapıları değişmeden kalırken, dil öğrenen askerlerin beyinlerinin belirli kısımlarının boyut olarak geliştiği gözlemlenmiş.

İki Dilli ve Tek Dilli Bireylerin Beyin Dokusunun Kalınlığı Çalışması

Bilim insanları beynin boyutunda bir değişim varsa dokusunda da değişiklik olup olmayacağı üzerine bir araştırma yaptılar. Araştırmanın sonucunda ise ana dil kazanıldıktan sonra öğrenilen ikinci bir dilin beynin yapısını değiştirdiği ortaya çıktı. Ayrıca, çocuklukta ikinci dil ne kadar geç öğrenilirse, kortikal kalınlığın da o kadar arttığı gözlemlendi. Sonuçlarda, birinci dilde yeterlilik kazandıktan sonra ikinci bir dil öğrenmenin beyin yapısında yaşa bağlı olarak değişikliğe yol açtığı, iki dilin aynı anda edinilmesinin ise beyin gelişimi üzerinde ek bir etkisinin olmadığı açıkça belirtildi. Ayrıca iki dilde yetkin olan kişilerin beynindeki gri ve beyaz maddenin arttığı da ulaşılan sonuçlar arasında. 

Gri madde; beyindeki kas kontrolü, hafıza oluşumu, duygular, görme ve duyma gibi duyusal algı ile ilişkili çeşitli bölgeleri kapsayan bir tür sinir dokusudur. Beyaz madde ise mesajların beyne hızlı ve etkili bir şekilde ulaşmasını sağlar.

Pensilvanya Eyalet Üniversitesi araştırmacıları, İngilizce bilen 39 gönüllüden oluşan topluluğun Çince -özellikle de Mandarin Çincesi- kelime bilgisi öğrenimini gözlemledi. Birisi kontrol grubu olmak üzere, diğer grup dil derslerine katıldı. Farklı yaşlarda olan 39 gönüllünün altı hafta boyunca beyinleri tarandı. Katılımcıların beyinleri deneyden önce ve deney sırasında altı hafta boyunca manyetik rezonans görüntüleme ile gözlemlendi. Ekip, dil derslerine katılanların beyinlerinde çeşitli yapısal ve işlevsel değişikliklere ulaştı. Bunlardan en ilgi çekici olanı beyin ağlarının daha iyi entegre olmasıydı. Ekip aynı zamanda dil derslerine katılan kişilerin gri maddelerinin yoğunluğunda bir artış olduğunu ve beyaz madde dokusunun güçlendiğini gözlemledi.


Ayrıca, onlarca yıldır araştırmacılar dil ve bilişsel gelişim arasındaki ilişkiyi araştırmışlardır. Bilişsel yetenekler arasında dikkat, odaklanma, karar verme, problem çözme ve sözel akıcılık yer almakta.

Bilişsel Yetenekler

Edinburgh Üniversitesi Felsefe, Psikoloji ve Dil Bilimleri Okulu öğretim üyesi olan Dr. Thomas Bak iki dilde yetkin genç yetişkinlerin dikkat testlerinde daha iyi performans gösterdiği ve yalnızca bir dil konuşanlara göre daha iyi konsantrasyona sahip olduğu bilgisine ulaştı. 

Dr. Bak 1947’deki araştırmasını hepsi on bir yaşında olan 853 katılımcıyla gerçekleştirdi. Bu testi 2008 ve 2010 yılında ise katılımcıların hepsi yetmişli yaşlarındayken tekrarladı. Testin sonucunda ise iki dilli olan insanların beklenenden daha iyi performans gösterdiği ortaya çıktı. En belirgin etkileri ise genel zeka ve okuma alanında görüldü.

Ayrıca Edinburg Üniversitesi’nde yapılan bu çalışmayla özellikle iki dilli bireylerin okuma testlerinde ve sözel akıcılıkta tek dilli bireylerden daha iyi olduğu gözlemlendi. Çok dilli insanlar aynı düşüncenin birden fazla yolla ifade edebileceğini öğreniyor; bu insanların beyinleri bilişsel esneklik sergiliyor. Bu da problemleri çözerken daha yaratıcı olmalarını sağlıyor. Çok dilli insanlar, tek dil bilen insanlara göre karmaşık sorunları daha yaratıcı yollardan çözebilme eğiliminde.

Gördüğünüz gibi, birden fazla dil bilen kişilerin beyinleri tek dil bilen insanlardan oldukça farklı. İki dil ve daha fazlasını bilmek sizin dünyaya bakış açınızı değiştirirken, aynı zamanda farklı düşünce güçleriyle daha yaratıcı olmanızı da sağlayabilir. Beyninizi daha çok geliştirmek ve uçsuz bucaksız bilgi evreninde daha derinlere inmek istiyorsanız, siz de yeni bir dil öğrenmeye hemen başlayabilirsiniz.

Tags:

Bir cevap yazın