Alaylı-mektepli ayrımı hakkında

Çok önemli bir sektör mensubumuzdan güzel bir öneri, izniyle isimsiz olarak paylaşıyorum:

Merhaba Senem Hanım. Yapmış olduğunuz paylaşımlardan anladığım kadarıyla, sektördeki sorunlarla aktif olarak ilgilenen ve bir şeylerin değişmesine vesile olabilecek bir çevirmensiniz. Ortaya yazmak yerine size özel mesaj yazıyorum, çünkü amacım kimseyle laf dalaşına girmek değil, umarım yanlış anlaşılmam. 20 yıldır İngilizce ile iştigal eden ve son 8 yılını tam zamanlı tercüman olarak geçiren biri olarak bazı görüşlerimi sizinle paylaşmak isterim. Çevirmenliğin sadece mütercim-tercümanlık bölümü mezunları tarafından yapılması gereken bir meslek olduğunu düşünmüyorum. Aslında önceden ben de öyle düşünürdüm ama bunun doğru olmadığını defalarca tecrübe ederek öğrendim. Bu bölümden mezun olanların çevirileri gramer hataları da dahil olmak üzere çok ciddi hatalar içerebiliyor. Onun için yeni mezunların aldıkları diploma benim için pek bir şey ifade etmiyor. Diğer taraftan, üniversitede çeviri eğitimi almadığı halde kusursuz çeviri yapabilen çevirmenler de mevcut. Peki bu nasıl oluyor? Aslında cevabı çok basit. 4 yıllık eğitimle kusursuz İngilizce çeviri yapabilecek kapasiteye ulaşmak normal bir insan için pek mümkün değil. Dilin gramer yapısı vs. tam olarak öğrenilmiş olsa bile, hangi kelimenin nerede ne zaman kullanılacağını öğrenmek uzun yıllara dayanan bir tecrübe gerektirir. Bazen tecrübeli tercümanlar da insanı hayal kırıklığına uğratabiliyor. Çünkü bu işin bir de zeka/beceri boyutu var ve bu anlamda herkes farklı bir kapasiteye sahip. Ben diplomalı veya diplomasız olmalarına bakılmaksızın (hiçbir ön şart olmadan) isteyen her çevirmenin belli aralıklarla sınava tabi tutulmasını ve sınava katılanlara aldıkları dereceyi gösteren bir sertifika verilmesini çok isterdim. En azından bir çevirmenle ilk kez çalıştığımızda yanılgıya düşmemiş oluruz

Bir Cevap Yazın