Ah, Şu Erteleme Hastalığı!

Ah, Şu Erteleme Hastalığı!

Erteleme Hastalığının Belli Başlı Nedenleri

• Mükemmeliyetçilik • Motivasyon Eksikliği • Kişiye Uygun Olmayan Proje, Ödev, İş Seçimi • Başarısızlık Şeması Yani “Zaten Başaramam” İnancı.

Pek çok insan, hayatının belli bir döneminde erteleme sendromunu yaşayabiliyor. Ufak tefek ertelemelerle başlayan bu sendrom, gerekli önlem alınmazsa kişileri hiçbir iş yapamaz hale getiriyor. Eğer siz de günlük hayatınızdaki işlerinizi etkileyecek kadar üşengeçlik yapıyor ve neredeyse tüm işlerinizi erteliyorsanız “Erteleme Sendromu”na yakalanmış olabilirsiniz.

Bu sendroma yakalanan kişiler, bir süre sonra isteseler bile işlerini yoluna koyma konusunda sıkıntı yaşamaya başlıyorlar. Peki, bu sendroma yakalanmamak veya üşengeçlikten kurtulmak için hangi önlemleri almak gerekir? İşte, sizi üşengeçlikten kurtarıp erteleme sendromuna girmenize engel olacak bazı öneriler:

– Evde olduğunuz zamanlarda mutlaka kısa da olsa yürüyüşe çıkın.

– Bir işe başladığınızda telefondan  ve sosyal medyadan uzak durun. Ailenizin ve arkadaşlarınızın yaptığınız işi bölmesine izin vermeyin. Sadece yaptığınız işe odaklanın.

 İşlerinizi belirli bir program dâhilinde yapın. Yapacağınız her şeyi aklınızda bir sıraya koyun.

–  Kendiniz için işlerinizin arasında kısa molalar verin ancak bu molalar, sizi işlerinizden alıkoyacak uzunlukta değil de sadece 2-3 dakika olmalıdır.

– Eğer işlerin içinden çıkamıyor ve her şeyi birbirine karıştırıyorsanız yapılacak işlerle ilgili mutlaka bir çizelge oluşturun.

– Uykunuzu iyi almaya dikkat edin.

– Ertelediğiniz işlerin birikerek daha büyük sorunlara neden olacağını aklınızdan çıkarmayın.


Erteleme hastalığından kurtulmanın ve çalışma veriminizi arttırmanın bu saydığımız maddeler dışında çok etkili iki yolu daha var:
1. “Pomodoro Tekniği”ni öğrenin.
Peki, nedir bu “Pomodoro Tekniği”?
Pomodoro, Francesco Cirillo adlı bir İtalyan tarafından 1980’lerin sonunda geliştirilen bir tekniktir. Bu teknik ile çalışma, zaman aralıklarına bölünmektedir. Böylece verimliliğin arttırılması amaçlanmaktadır. Yani yirmi beş dakika iş, beş dakika mola ile zihin programlanmaya çalışılmaktadır. Günümüzde oldukça popüler olan bu teknik için telefonunuza bir uygulama indirebilir ya da internetten kendi zaman takibinizi kendiniz yapabilirsiniz.
 2. Hayatınızda sihirli kelimemiz “Başlamak”ı kullanın.
Başlayın!” kelimesi ile kastedilen sadece herhangi bir motivasyon sağlamaya çalışmak değildir. Başlamak, Psikolog Bluma Zeigarnik’in deyişi ile kişide “Zeigarnik Etkisi” yaratmaktadır. Yani, herhangi bir işe başladığımızda beynimiz bu işin tamamlanmasını ister. Biz bu işi tamamlayamayınca da içimizde bir huzursuzluk oluşur. Sıkıcı bulduğumuz filmleri sonuna kadar izleme isteğimizin kaynağı da bu etkidir mesela. İşte, bu sebeple yazacağınız raporun sadece başlığını bile atmanız, işi tamamlamanız üzerinde olumlu büyük bir etkiye sebep olacaktır.

Kaynakça:

onedio.com/

www.yasemin.com

www.e-psikiyatri.com

Bir cevap yazın