Tuesday, November 12, 2019
ÇEVİRİ VE ÇEVİRMENLERİN DÜNYASINDAN KISA KISA


Röportaj|Alman Dili ve Edebiyatı Bölümünü Kazandım, Yaz Tatilini Nasıl Değerlendirmeliyim?

ÇeviriBlog ailesi olarak Alman Dili ve Edebiyatı kazanan tüm arkadaşlarımızı tebrik ediyor, başarılarla dolu bir akademi hayatı diliyoruz.

Yazar: E. Derya YAMANER , Kategori: Çeviri , Tarih: 21 Ağustos 2019 Etiketler: , , , , , , , ,

ÇeviriBlog ailesi olarak Alman Dili ve Edebiyatı kazanan tüm arkadaşlarımızı tebrik ediyor, başarılarla dolu bir akademi hayatı diliyoruz. Sizlere bölüm hakkında fikir vermek ve güzel bir başlangıç yapmanıza yardımcı olmak adına Almanca Dilbilimci ve Almanca Öğretmeni Yener Y. ile gerçekleştirdiğimiz röportajımızı sizlerle paylaşmaktan onur duyuyor ve sizlere yardımcı olmasını umuyoruz.

Yener Bey merhabalar, öncelikle bizlere zaman ayırdığınız için teşekkür ederiz. Biliyorsunuz ki tercih sonuçları açıklandı ve yeni arkadaşlarımız aramıza katıldı. Alman Dili ve Edebiyatı Bölümü, yerleşme sonuçlarına göre gözde bölümlerden birisi. Peki, bölümü yeni kazanan arkadaşlarımıza neler önerirsiniz?

Öncelikle arkadaşlarımızı tebrik ederim. Lise hayatında öğrendiklerinden daha ileri bir düzeyde Almanca öğreneceklerini ve üniversiteden mezun olduktan sonra dört dil becerisini (Dinleme, Okuma, Yazma ve Konuşma) kazanacakları için şimdiden kendilerini bu alanlarda geliştirmelerini öneririm. Bu noktada Android ve İOS telefonlarda çeşitli uygulamalar mevcut. Ayrıca Alman gazete ve makalelerini okumalarını tavsiye ederim. Erasmus Programı da ileriye yönelik iyi bir fırsat olacağından şimdiden araştırabilirler.

Peki, Yener Bey, üniversite öğrenimi boyunca ”İyi ki …” demeleri adına arkadaşlarımıza hangi kitapları okumalarını önerirsiniz?

Öncelikle Almanca haberleri okumalarını ve Almanca kelime haznelerini geliştirmelerini tavsiye ederim. Edebi bağlamda, Goethe – Faust, Genç Werther’in Acıları, Franz Kafka – Dönüşüm, Stefan Zweig – Satranç, Thomas Mann – Buddenbrooks gibi Alman başyapıtlarını kesinlikle okumalılar. Bu tür kitaplar yalnızca üniversite yıllarında değil; hayat boyu ”İyi ki ..” demelerine katkı sağlayacaktır.

Alman Edebiyatı benim de aşık olduğum edebi eserlere sahip. Biraz da teknik açıdan bilgi edinimine değinecek olursak, Dilbilim alanında tavsiye edeceğiniz kitaplar nelerdir?

Alman Dili ve Edebiyatı Bölümünü seçtiklerinde arkadaşlarımız sadece edebiyat alanında değil Dilbilim alanında da bilgi sahibi olurlar. Hatta bölümümüzde Sprachwissenschaft (Dilbilim) diye bir ders de bulunmaktadır. Bu derste ”Dil doğuştan mı yoksa sonradan mı öğrenilir?” sorusuna cevap veren dilbilimciler incelenir, Almanca kelimelerin kökleri araştırılır. Prof. Dr. Dursun ZENGİN’in “Her Yönüyle Modern Almanca” kitabını tavsiye ederim.

Almanca işlenecek derslere gelince, bu derslerin rahatça anlaşılabilmesi için öğrenciden beklenilen dil düzeyi nedir?

Almanca ve İngilizce aynı dil ailesinden geldiği için gramer olarak ve etimolojik bakımdan oldukça benzer. Bölümümüzü kazanan arkadaşlarımızın Almanca öğrenirken İngilizcelerini de geliştirmelerini kesinlikle öneririm. Sizlerin de bildiği gibi dil nankördür; kullanmadıkça paslanır. Aynı anda 2 yabancı dile hâkim olmak hem eğitim hem de iş hayatında avantaj sağlayacaktır.

İleriye yönelik önemli bir konu daha var: Genel kültür. Peki, genel kültür edinimi açısından yeni kazananlara neler önerirsiniz?

Okudukları dilin konuşulduğu ülkelerin nereler olduğu, söz konusu dil ve milletin geçirdiği evreleri (savaş, inkılap, vs.) bilmelerini tavsiye ederim. Hedef ülkedeki eğitim ve iş olanaklarını araştırmalarını; felsefe ile dil ilişkisi kurabilmelerini tavsiye ederim. Bu noktada Kant, Nietzsche, Leibniz, Schaupenhauer gibi filozoflar öneri listemin başında geliyor.

İkinci dil edinimi açısından yeni arkadaşlarımıza önerebileceğiniz dil öğrenim teknikleri nelerdir?

Bu soruya cevaplamak için Dr. Hasanbey Ellidokuzoğlu’nun yaptığı bir benzetmeden yararlanmak istiyorum. Dil öğrenme olayı, öğrenme çabaları sonucunda oluşan basamaklı bir olay değildir. Dil öğrenme olayı, var olan doğal potansiyele şekil verme olayıdır. Bir çiçek tohumuna hiç kimse şu renkte, şu kokuda şu şekilde çiçekler vereceksin; boyun şu kadar olacak diye bir şey öğretemez. Yapılan tek şey, o tohumda var olan potansiyeli harekete geçirmektir. Gerekli ortam, yani gerekli ısı, ışık, nem olunca o potansiyel harekete geçer; yavaş yavaş filizlenir, dallanır, yapraklanır, çiçek açar, renklenir, koku verir.Aynı şekilde dil öğrenimi için yapılması gereken, sadece bu doğal potansiyeli harekete geçirecek ortamı hazırlamaktır. Yani dile maruz kalmalıdır öğrenci.

Bizlere zaman ayırarak bilgi ve deneyimlerini paylaştığı için değerli Yener Y.’ye teşekkür eder, kariyerinde başarılar dileriz.

KAYNAK

Öne Çıkan Görsel

Pin It on Pinterest

Share This