Edebi Çeviri üzerine Düşünceler

Edebiyat çevirileri son derece özel çevirilerdir. Kitap, şiir, tiyatro vb. eserlerin tercümesi en zor çeviriler sınıfına dahil edilir. Çünkü çok zengin ve güçlü bir dil bilgisi ve ince bir dil zevki gerektirir. Bir kitabın veya şiirin tercümesi, o yazarı da temsil eder. Yazarın kendi dilinde anlatmak istediği kurgu, vermek istediği hisler veya düşüncelerini başka bir dilde aynı etkiyi yaratacak şekilde çevirmek takdir edersiniz ki belki de dünyanın en zor ama bir o kadar da keyifli işlerinden birisidir.
Bu nedenlerle, ülkemizde edebi çeviri alanında çalışan çok az sayıda çevirmen bulunmaktadır. Tercümanların çoğu bu alana girmek istemez, çünkü hem maddi açıdan kazançlı değildir ya da kazanç olması için çok uzun yıllar beklemek gerekir (malum kitap satış rakamları) hem de inanılmaz zor ve stresli bir iştir.
Fakat bence, tercümanların bu alana da sahip çıkması gerekir. Düşünün edebi çeviri yapabilen inanılmaz yetenekli ustalarımız olmasaydı, Shakeaspeare eserlerinden haberimiz olabilir miydi ya da Twilight serilerinden (belki bu daha çok ilgi çekiyordur son zamanlarda)..Ya da Türk yazarlarımız dünyaca tanınabilir miydi?
İşin özeti, edebi çeviri çok zor bir alan olup keyfini başka hiç bir şeyin vermeyeceğini düşünüyorum.

Bir Cevap Yazın