Sovyetler Birliği ve Sonrasında Rusya’da Çeviri Sektörü

Sovyetler Birliği ve Sonrasında Rusya’da Çeviri Sektörü

Bilindiği üzere, Sovyetler Birliği zamanı Rusya’da oldukça karanlık bir dönemdi.  Dil politikaları, yayın yasakları, seyahat yasağı… Bu unsurlar içinde yayın yasağı Rusya’nın günümüzde içinde bulunduğu çeviri sorununa neden olmuştur. Peki nasıl?

Sovyet Rusya o dönemlerde yoğun bir sansürle karşı karşıyaydı. Çok sayıda yetenekli yazar ve şair, içeriklerinin uygun bulunmaması nedeni ile edebiyattan dışlanmış, bu yüzden de çareyi çeviriye yönelmekte bulmuşlardır. Burada ise iki büyük problemle karşılaşmışlardır.

  • İçinde bulundukları dönem için normal sayılacak kaynak dili bilmeme ve bu yüzden de kelime kelime çeviri yapmaya çalışmaları
  • Çeviride de içeriklerin sıkı kontrol edilmesi

Yani Sovyetler Birliğinde ülke politikasına ters düşecek edebiyata izin olmadığı gibi çevirilere de izin yoktu. Yalnızca sosyalist eserler, başka ülkelerin zararsız görülen edebi eserlerinin(çocuk ve halk masalları gibi) çevirilerine izin veriliyordu.

Bu dönemde kurgu dışı ve özellikle hümaniter bilim ve sosyal bilimler alanında çok az çeviri yapıldı. Sovyet kütüphanelerinde çok sayıda yabancı kaynak bulunmasına rağmen bu kaynaklara erişim kısıtlandı. Pek çoğu spetskhran (Спецхран) adı verilen özel depolarda saklanmaya başlandı, yalnızca parti çevresi ve Bilimler Akademisi üyelerinin-ki onların bile hepsi değil- erişimine izin verildi.

Sovyetler Birliğinde yurtdışında eğitim görmeyi bir yana bırakalım, dost olan üçüncü dünya ülkelerinin dillerinde uzmanlaşsanız dahi uzun süreli seyahate izin verilmiyordu. Yani yetenekli ve iyi eğitimli bir çevirmen olsanız bile ihtiyaç duyduğunuz pek çok alışkanlık sizin için ulaşılmazdı.

Rusya’da bugün yine çeviri sorunu nicelikten çok bir nitelik ve erişilebilirlik sorunudur. Çevirilerin kalitesi tartışmaya açıktır. Bunun nedeni ise Sovyet kalıntılarıdır.

Gerekli ölçüde bir yabancı dil bilgisi kazanabilecek kadar yurt dışında zaman geçirmiş olan çok az insan vardır.Günümüzde Avrupa ve Amerika’da ciddi bir Rus diasporası olmasına rağmen anadilini unutmayan ya da hızla gelişen ve dönüşen Rusçaya ayak uydurabilecek kişi çok da fazla değildir.

Tabii bunların yanı sıra çevirinin vahim durumunun sebeplerinden biri de düşük ücretlerdir. İleri düzeyde gelişmiş ve farklılaşmış yayın kültürü olan ülkelerde, profesyonel çevirmenler belirli disiplinlerde uzmanlaşma ve çalıştıkları tüm dillerde bu disiplinlere özgü terminolojiyi bilme eğilimindedir. Çoğu zaman, zor çeviriler ilgili alanda yüksek düzeyde bilgi sahibi olan uzmanlar tarafından yapılır ve bu kişiler ya çok iyi ücret alır ya da mâli geleceklerinden kaygılanmaksızın çeviri yapmaya yeterli zaman harcamalarına izin verecek düzeyde bir akademik maaşa bağlanmışlardır. Rusya’da, hümaniter ve sosyal bilimler alanındaki çevirmenlere çok az ücret ödenir. Bu nedenle çok az sayıda profesyonel çevirmen vardır ve çevirilerin çoğunu daha amatör çevirmenler yapar. Ek olarak, herhangi bir kalite kontrolü uygulayacak veya daha iyi ücretler için pazarlık yapabilecek bir çevirmen topluluğu yoktur.

Rusya’da, çeviri çalışmalarını finansal olarak destekleyecek herhangi bir ulusal kültürel merkezi olmayan dillerin edebi çevirilerine de sık rastlanmaz. Almanya ve Fransa gibi bazı ülkeler tercümeyi desteklerse bu alanda iş çıkabiliyor. En iyi eğitimli Ruslar bile Orhan Pamuk, Yaşar Kemal gibi birkaç Türk yazar veya Haruki Murakami gibi üç ya da dört Japon yazarın eserleri, birkaç bestseller kitabın yazarlarını biliyor, bunun haricinde finansal destek sağlayamayan ülkelerin edebiyatları ya kötü şekilde temsil ediliyor ya da bilinmiyor.

Rusya’da kitaplara erişim problemi de ciddi bir sorundur. Okuyucular genelde kendi yerel kitapçılarının seçimlerine bağlıdır ve kendini kanıtlayamayan ya da ‘bestseller’ olmamış kitaplara erişim oldukça zor ve pahalıdır. Kitaplara erişimin sorun olduğu kadar kültürel erişim de çevirinin kalitesiz ve anlaşılmaz olmasında büyük bir etkendir. Sovyetler Birliğinde siyasal bilim, sosyoloji gibi disiplinler yok denecek kadar azdı. Bu yüzden kurgu dışı olan bu tarz kitaplarda Rusça’da karşılığı olmayan kelimeler kullanılmıştır. Ancak SSCB sonrası günümüz insanları gerekli kültürel donanıma sahip olmadıkları için bu türetmeleri anlamakta güçlük çekmektedirler.

Bu problem elbette Rusya ile sınırlı kalmıyor, tüm ülkelerde çeviri benzer kısıtlamalara maruz kalıyor. Ancak Rusya Sovyetler Birliği zamanında dış dünyaya kapalı kalan bir ülkedir ve bu durumu daha da kötüleştirmiştir. Yine de değindiğimiz problemler yani çeviri işinin maddi ve entelektüel sorunları profesyonel çevirmenler tarafından telafi edileceğini umut ediyoruz.

 


Kaynakça

Eurozine | SSCB Sonrası Çeviri

Wikizero | Sovyetler Birliği

Metin içi görsel: vestnikkavkaza.net

 

 

Bir cevap yazın