Yapayalnızsın ve her yer karanlık! Az önce duyduğun ayak sesleri miydi? Üstünde öyle bir ağırlık var ki kolunu bile kımıldatamıyorsun… Sadece sakin ol ve derin derin nefes al. Bir kâbusun içindesin, evet evet şu an sadece kâbus görüyorsun, hepsi bu!

“Hayat, insanın uyumasına izin vermeyen bir kâbus gibidir.”

Oscar Wilde

Kâbuslar genelde uyku sırasında başımıza gelen korkutucu ve dehşet dolu olaylardır. Ancak, kâbus kelimesinin kökenine baktığımızda insanların yüzyıllardır kâbuslarla yaşadığı açıktır. Eski İngilizcede, mare yani kısrak kelimesi bir tür kötü veya lanetli ruh anlamında kullanılıyordu. Kısraklar, Alman ve Slav hikayeleri de dahil olmak üzere her türlü mitolojide sıkça karşımıza çıkıyor. Kısrakların geceleri insanların göğsüne binerek, insanların boğulmasına ve kötü rüyalar görmesine neden olduklarına inanılıyordu. Genellikle bu olay gece yaşandığı için de kısraklara kâbus diyorlardı. Cermen mitolojisine baktığımızda ise şeytani bir yaratığın insanları uyku esnasında sıkıştırdığına inanılıyordu. 1500’lere gelindiğinde, “Nightmare” kelimesi uyku sırasında boğulma veya endişe hissi veya kötü bir rüya anlamında kullanılmaya başlandı.

Almancada ise die Nachtmahr olarak night+mare’ın İngilizceden birebir çevirisi kullanılsa da, daha güncel olan “der Alptraum” kelimesi de nightmare yerine kullanılmaktadır. Fransızcada kâbus anlamında kullanılan cauchemar kelimesinin kökenini incelediğimizde eski Fransızcada baskı anlamına gelen cauqe+mare, yani kötü+ruh sözcüklerinin birleşimiyle oluşan kelimenin kullanıldığını görüyoruz.

Kâbus, her daim içinden çıkılması zor ama bir an önce ondan çıkıp rahat bir nefes almak için çeşitli uğraşlar verilen karmaşık ve yaşanmasını istemediğimiz bir durumdur. Bazen yaşadığımız o çorak arazi kâbusumuz olur, bazen de tam ortasında kaldığımız kargaşa… Hatta bazen kafamızın içinde yer alan bir film gibidir, kâbus hiçbir zaman çıkış yolunu bulamayacağınız bir film şeridi gibidir…

Belki de Sevgili Tezer Özlü’nün dediği gibidir; “Çocukluğumuz üzerine kâbus gibi çöken eski kuşaklar, bilinçli yıllarımızı da elimizden almayı başaramayacak. Biz mutlu isek, mutlu olmayı istediğimiz ve bunun için çaba harcadığımız için mutluyuz.”

Tags:

Bir cevap yazın