Yazar: Mertcan Okul

Editör: Sena Yalçınkaya

Tarihe izini, gotik ve gizem türündeki eserleri ile büyük ün salmış Edgar Allan Poe’nun öncü çevirmeni olarak yazdıran Charles Baudelaire, bir çevirmen olmasının yanı sıra yazar ve sanat eleştirmeniydi. Edgar Allan Poe için şu sözleri sarf etmişti: “Özdeksel şeylere tutkun, açgözlü bir dünyanın ortasında Poe kurtuluşu düşlerde buldu. Amerika’nın havasının kendisini boğmasına karşın Eureka’nın başlangıcına şunu yazdı: “Bu kitabı, düşlerin tek gerçeklik olduğuna inananlara adıyorum!” O kendi varlığıyla, başlı başına bir protestoydu ve protestosunu kendine özgü yollarla ilan etti.”

Baudelaire 1821 yılında Fransa’nın başkenti Paris’te dünyaya gözlerini açmıştı. Babası bir memur ve aynı zamanda amatör düzeyde bir sanatçıydı. Çok geçmeden Baudelaire çocukluk yıllarında babasını kaybetti.

Baudelaire’in çocukluğu babasının ölümü, ikinci defa evlenen bir anne ve Baudelaire’i anlamayan bir üvey baba arasında geçen mutsuz bir dönemdi. Annesini içten içe sevmesine rağmen ikinci evliliğinden dolayı ömür boyu onu affetmedi.

O dönemin âdeti olduğu üzere hukuk öğrenimi görmeye zorlanan Baudelaire, bu duruma bir nevi başkaldırı olarak bohem bir hayatı seçmişti. Yahudi bir hayat kadını ile ilişkiye girmesi de ailesiyle olan bağların hepsini kopardı. 20 yaşında doğuya gitmek üzere yola çıktı.

Reuinion adasında birkaç hafta kalmış ve ömür boyu oranın egzotik havasında yaşamıştı. 1842’de Fransa’ya dönmüş ve reşit olunca da babasının mirasını almıştı. Belli bir süre sonra ailesinin Baudelaire’nin yaşamını sefih bulması üzerine bu mirası tekrar kaybetmişti; ailesi tarafından velayet altına alınmıştı.

Bu da onun ömür boyu reşit olmayan bir kişi haline getirmişti.

Bu dönemlerde hayatına koyu bir ümitsizlik hâkimdi. 1845’te intihar girişiminde bulundu. Ne yazık ki frengi hastalığına yakalanması da bu dönemlere rastlamıştı.

Bunun dışında ‘’Kötülük Çiçekleri’’ isimli eserinin yazımına da bu dönemde başlamıştı (1845–1848).

1848 yılında devrim yandaşlarının yanına katılmış fakat Baudelaire için bu da hayal kırıklığı ile sonuçlanacak bir girişim haline gelmişti. Devrimi izleyen günler sanatçıda tiksinti yaratmıştı. 1851’de sağlığı iyiden iyiye bozulmaya başlamıştı. Nedeni ise esrar ve şarabın bıraktığı  karanlık tortulardı. Sanatçı iyice içine kapanan bir ruha bürünmüştü. Bütün bunlar sanatçıyı alışık olduğu yaşam tarzından uzaklaştırmıştı.

1857’de “Kötülük Çiçekleri” adlı eserini yayımladı. Fakat bu eser onun başının daha da çok ağrımasına neden olacaktı. Baudelaire eseri nedeniyle ahlaksızlıkla suçlanacaktı. Aynı yıl üvey babasının ölmesi üzerine annesine tekrar yaklaşmaya çalıştı.

1860’da “Yapma Cennetler ‘’ adlı eserini yayımladı. Bu eser de diğeri gibi uçlarda gezinen bir kişilikten izler barındırıyordu.

Bir tür otobiyografi olan “Çırılçıplak Soyulan Yüreğim” üzerine çalıştığı ve 1862’de ‘’Paris Sıkıntısı’’ adıyla düzyazı şiirlerini yayımladığı sırada frenginin yan etkileri giderek kendini daha da fazla hissettirmeye başlamıştı. İki yıl kaldığı Belçika’dan dönüşünde felç olan sanatçı 31 Ağustos 1867’de Paris’te 46 yaşındayken hayata gözlerini yumdu.


Kaynakça:

  • Anne Garrait-BOURRİER, Poe Translated by Baudelaire: The Reconstruction of an Identity,CLCWeb: Comparative Literature and Culture 4.3 (2002): https://docs.lib.purdue.edu/clcweb/vol4/iss3/4/Charles BAUDELAIRE, Charles. Baudelaire on Poe: critical papers. Courier Corporation, 2014.
  • Laurent SEMICON, Charles Baudelaire’s for Edgar Allan Poe,University of St Andrews, ,Scotland, 2003
  • Metin GÜLTEKİN, Charles Baudelaire ve Modernizm,
  • Diyarbakır, 2007, s–1–13
  • Pamela FABER, Charles Baudelaire and his Translation Edgar Allan Poe, Meta Dergisi, Cilt 34, Sayı 2, Haziran 1989, s. 253–259
  • Richard D.E. Burton, Charles Baudelaire, Encyclopædia
  • Britannica, Encyclopædia Britannica, inc. August 27, 2020, https://www.britannica.com/biography/Charles-Baudelaire

Tags:

Bir cevap yazın