Bir Film Önerisi: Haymatloz – Exil in der Türkei

Bir Film Önerisi: Haymatloz – Exil in der Türkei

iuiuu

“Haymatloz – Exil in der Türkei”

2016 Alman yapımı

Senaryo ve Reji: Eren Önsöz

Üretim: HUPE Film- & Fernsehproduktion

Distribütör: Mindjazz Pictures

Süre: 95 Dakika

Almanya Gösterim Tarihi: 27 Ekim 2016

 

Yıllardır Nazi Tarihiyle ilgili araştırmalar yapıyor olabilirsiniz; her filmi izlemiş, kitapları ve ansiklopedileri didik didik etmiş ve kampları görmeye yurt dışına gitmiş bile olabilirsiniz fakat inanıyorum ki aşağıda okuyacaklarınıza şaşıracaksınız.

Biz Türkleri bir de Nazilerce sürgün edilen Yahudiler`in ağzından dinleyelim ve Türkiye`yi belki de hayatında ilk kez duyan insanların buraya göç etmek zorunda bırakılarak atıldığı yaşam mücadelesine bir de buradan bakalım.

Belgesel film 27 Ekim’den itibaren Almanya’daki sinema salonlarında gösterime girecek.

HAYMATLOZ – BIR EREN ÖNSÖZ FILMI*

HAYMATLOZ Almanya ile Türkiye arasında bugüne kadar pek bilinmeyen çok farklı bir göç hikayesini anlatıyor.

1933 yılından itibaren Yahudi ve antifaşist üniversite profesörleri Naziler tarafından kürsülerinden uzaklaştırıldılar. İçlerinden binden fazlası tanımadıkları bir ülke olan Türkiye’ye sürgüne gidip orada Atatürk döneminin üniversite sisteminin kurulmasına katkıda bulundular. Sürgünler arasında politikacı Ernst Reuter, mimar Bruno Taut ve besteci Paul Hindemith gibi ünlü isimler de bulunuyordu.

Türkiye kökenli yönetmen Eren Önsöz, gençliklerini Türkiye’de geçiren bu profesörlerden beşinin günümüzde yaşayan genç kuşak aile üyesi ve akrabalarıyla görüştü. Tarihsel olaylardan yola çıkan yönetmen, İsviçre’den başlayıp Almanya üzerinden Türkiye’ye uzanan bir geziye de çıkıp geçmiş ve bugün arasında bir köprü kuruyor.

HAYMATLOZ, kovulma ve kaçış, kimlik ve yurt, aynı zamanda bilim özgürlüğü ve tarihin tekerrür edip etmediğini soran bir film.

Yönetmen ve Film Hakkında Basına Yansıyanlar**

Eren Önsöz, 1972 Kayseri doğumlu, 1977 de Almanya’ya göç etmişler. Düsseldörf ve Roma’daki öğreniminden sonra radyo ve tv için 1997’de serbest gazeteci olarak çalışmaya başlamış. Daha önce de, Köln Medya Sanatları Yüksek Okulu’nda diploma filmi olarak, Türk -Alman ilişkilerinin 500 yılı aşan geçmişi hakkında “Import-Export/ Türk-Alman Geçmişine Yolculuk” adlı bir belgesel film hazırlamış.

Belgesel film için Önsöz, A.Ü.  Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde (1939-1946) şehircilik ve belediyecilik dalında öğretim üyeliği yapan, bu alanlarda Türkçe eserleri  olan,  Prof. Dr. Ernst Reuter’in oğlu Edzard  Reuter ve dönemin diğer tanıklarıyla  konuşuyor. Önsöz, “Bu insanların anlattıkları, Alman kamuoyunda egemen olan geri kalmış Türkiye imgesini yalanlıyor. Yaptığım filmde bu kadar çok Alman’ın Türkiye hakkında olumlu şeyler söylemesi çok önemli. Çünkü Almanlar, bir gerçeği böylece Almanların ağzından öğrenmiş oluyorlar.” diyor.

Önsöz,  Türkiye’ye sığınanlar arasında belirlediği beş ünlü bilim adamının çocukları veya torunlarını belgeseli için belirlemiş. Evlerinde (Almanya ve İsviçre) ekip ile çekimler yapmış. Ardından çekimleri   İstanbul ve Ankara’da sürdürmüş.

Babalarının iş yerlerinde, oturduğu semtlerde,  özledikleri  yerlerde çekimler yaptım. İlginç olan: hepsi ya Türkçe konuşuyor ya da Türkiye ile iş bağlantıları veya  ziyaret ettiği arkadaşları var. Onlarla beraber şu soruyu takip ettim: ‘Bugünkü Türkiye’de babalarınızdan kalan miras halâ canlı mı?'”

O tarihlerde Türkiye’ye sığınan Alman aydınların sayısı bine ulaşıyor. Önsöz’ün bu filminin Türkiye’nin Almanya’daki prestiji açısından da büyük önem taşıdığı su götürmez bir gerçek. **postagazetesi

Önde gelen üniversitelerde doktora tezlerine ışık tutmasını arzuladığımız bu konu ile ilgili daha fazla detay öğrenilebilir. Ancak filmi Türkçeye kimin çevireceği de ayrı bir merak konusu.

Filmden bazı kareler: 

132

4

 

 

 

 

FİLM HAKKINDA GÖRÜŞ ALDIĞIMIZ KİŞİLER***

Arif Ünal  – Yeşiller Partisi Milletvekili: ‘Bu film  Türk – Alman ilişkileri açısından çok önemli,  tarihi bir film.Harika bir yapıt.Maalesef alman bilim adamlarını yaşadıkları dönemlerde, o zamanki yaşananları aksettiren böylesi belgeseller hazırlanmadı. 1923’de kurulan Türkiye  Cumhuriyeti‘nde emeği geçen birçok bilim adamın katkısının yeni nesillere, unutulmadan aktarılması lazım. Bu filmin Türkiye‘de gösterilmesi önemli.Uluslararası düzeyde alınan katkıların, ilişkilerin, batı‘ya açılmanın ne kadar önemli olduğunu anlatması bakımından önemli. Fim’de bazı sahnelerde filmdeki o bilim adamlarının,Türkiye’de doğup büyüyen çocuklarının, torunlarının ifadelerinden çok duygulandım.Bir insan her iki ülkeyi de sevebilir. Bir ayağı Türkiye’de, bir ayağı Almanya’da olabilir. Her iki Ülke açısından bir köprü vazifesi görebilir bu insanlar.aynı burada yaşayan milyonlarca Türkiye kökenli insanlarımız gibi.onları bşr barış elçileri olarak görmemiz gerekiyor.Mutlaka görülmesi gereken bir Belgesel.’

Engin Bağdan – Otto Gerngross’un torunu: ‘Dedem Atatürk’ün davetiyle, Ankara’ya geldi. Ziraat fakültesini kurdu. İlk Dekan’ı dır kendisi. Babam’da 25 yaşlarında iken  Atatürk Orman Çiftliğinde, Atatürk’ün yaverlerindenmiş.Bu yüzden annem ve babam yüzde,züy kemalist olarak,bize kemalist ,laik düşünceyi ruhumuza işledi.Biz Türküm, Doğruyum, Çalışkanım, ile büyüdük.Fakat bu gün Türkiye’de geriye baktığımızda bu anıları maalesef göremiyoruz.

Enver Tandoğan Hirsch: Ben Prof.Dr.Ernst Eduard Hirsch’in oğluyum.Babam 1933-1952 yılları arası İstanbul ve Ankara Üniversitelerinde görev yaptı. Türk Ticaret Hukuku, Patent hakkı  Hukuk’unun Türkiye’deki babası. Üniversitelilerin metodik olarak yasal hakları kitabını yazarı.Büyük Hoca olarak tanına babamın hayatını anlatan  kitabın Türkiyede 15.ci baskısı yapıldı. Hukukçular arasında babam büyük bir saygınlık görüyor.

Elisabeth Weber –Belling – Alman Heykeltraş Rudolf Belling’in kızı: Ben Türkiye’de doğdum ve büyüdüm. Babam’ın atölyesini İsmet İnönü ziyaret etmiş ve kendisinin atlı bir heykelini yapmasını istemişti. Babam 1941-1943 yılları arasında bu heykeli tamamladı.Daha sonra Ziraat Fakültesi önündeki  İnönü heykelini tamamladı. Birde ailesi için özel olarak kendisinin portre heykelini yapmıştı. Babam ,  İTÜ mimarlık fakültesinde’de  ders vermiş ve Türkiye’de  heykel sanatının gelişmesine büyük katkılar yapmıştır. Türkiye Kültür bakımından çok zengin ve ilginç bir ülke.Türkiye’de doğmam, çocukluk ve gençlik yıllarımı Türkiye’de geçirmem, beni geçmişe götüren önemli bir bağlılık.


Kaynakça:

*http://www.haymatloz.com/türkçe/

** http://www.postgazetesi.ch/turkiyedeki-alman-siyasi-gocmenler-1688h.htm

***http://www.aydinlik.com.tr/haymatloz-turkiyede-surgun-gosterime-girdi

genel bilgi: www.spiegel.de/einestages/film-haymatloz-ueber-die-flucht-deutscher-in-die-tuerkei-a-1118173.html#spRedirectedFrom=www&referrrer=http://l.facebook.com/?u=http%3A%2F%2Fwww.spiegel.de%2Feinestages%2Ffilm-haymatloz-ueber-die-flucht-deutscher-in-die-tuerkei-a-1118173.html&e=ATNyX2lW9K5mZP5qKKPBKL159PhpE_x-dezkTZ1iWvz8EOSfpOFLiOW3PBSsbHYRMg

Bir Cevap Yazın